Mutluluk parayla satın alınabilir!


Mutluluğun parayla satın alınamayacağını düşünenler onun nerede satıldığını bilmeyenlerdir. Evet, mutluluğun satıldığı, parayla satıldığı yerler vardır. Eğer ayakkabı ve çanta ikilisini satın almak size mutluluk veriyorsa siz mutluluğu satın alabiliyorsunuz demektir. Birileri ise eğer herhangi bir şey satın almaktan ötürü mutlu olamıyorsa gerçtekten de neyin satın alarak mutlu olacağını henüz bulmamış demektir. Tabii bol bol…

Daha akıllı, daha hızlı ve daha iyi olmanın kitabı!


Charless Duhigg ile “Power of Habits” kitabı ile tanışmıştım. Alışkanlıkları anlatan yazar olarak Duhigg’in gerçekten güçlü alışkanlığı olacak ki bu kitabına da yine ‘hikaye’ tadında ilginç bir gerçek olayla başlıyor. Apati adlı hastalığa yakalanmış kişilerin ‘talimat verilmeksizin’ neredeyse hiç bir şey yapamadığını ortaya koyuyor. Motivasyonun birinci kuralı: Kontrolün hep sizde olduğuna inanın Yapılan araştırmalar, kontrolün kendinde olduğuna inanmanın…

Doktrinler sihirli değnekler değildir!


Sürekli olarak daha fazlasını istemek, kutsanıyor, destekleniyor hatta mecbur bırakılıyor. Herkesin her şeye sahip olduğu ve kimsenin mutsuz olmadığı ütopik bir dünya hayal ediyoruz. Oysa iktisadın ilk kuralı ‘kaynakların sınırlı olduğudur’. Bu yüzdendir ki genellikle biz tok uyurken komşumuz aç yatıyor. Belki birebir komşumuzun kaynaklarını tüketmiyor olabiliriz. Bu zaten hırsızlık olurdu. Ancak kuvvetle muhtemel biz…

The Power of Habits: Alışkanlıkların Gücü- Artık dişlerinizi her fırçaladığınızda bu yazı aklınıza gelecek


  Talihsiz bir hastalık nedeniyle hafızası sadece on beş dakika içinde olup bitiveren olayları hatırlayan Eugene’ nin hikayesi ile başlayan -keyifle okuduğum ve şimdilik 1. favorim olan- bu kitap iyi ya da kötü tüm alışkanlıklarımızın nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. Alışkanlıkların Eugene’nin hafızasının bu kötü durumunda bile kendisine nasıl yardım ettiği ilginç detaylarla birlikte anlaşılmış. Alışkanlık…

Lütfen ‘dikkatle’ dinleyin.


En son ne zaman ‘can kulağı’ ile dinlediniz? Muhtemelen uzun zaman olmuştur. Atalarımız böyle bir dinleme modunun varlığından haberdarmışlar ki ‘can kulağı’ ile dinlemek diye bir tabir ortaya çıkmış. Uzun zamandır can kulağı ile dinlemediyseniz, şimdi ‘can kulağı’ ile dinleme zamanı. Sanıldığının aksine, gerçek bir dinleme eylemi pasif değil aktiftir. Yani karşınızdakini dinlerken susuyor olmanız…

Tez veya kitap yazarken dokümanlar ve yazdığınız metinleri nasıl organize etmelisiniz?


Bilgisayarınızta temiz bir çalışma ortamı oluşturmak sanıldığı kadar kolay değildir. Sürekli olarak kullanacağınız “dijital varlıklar” (DV) önem sırasıyla: Yazmakta olduğunuz tez/kitap taslağı Çıkaracağınız ara metinler (teze bağlı makale veya sunumlar) (P) Aldığınız notlar (N) Okuyacağınız ve okuduğunuz metinler(makale,kitap vs) (M) Zaman zaman biriktirip vazgeçtiğiniz materyaller-Ambar (V) olarak özetlenebilir. Bu 4 varlıkla ilgili olarak aşağıdaki iki…

Zamanınız yoksa bu yazıyı okumayın!


Zaman en az para kadar muhasebesi tutulmaya değer bir kaynaktır. Tıpkı para gibi yevmiye kayıtları olmalı, bütçesi olmalı, hangi işe ne kadar harcanacağı ve ne kadar harcandığı bilinmelidir. Sonra da değerlendirilmeli, yapılan harcamanın sonuçlara değip değmediğine bakılmalıdır. Saçma değil mi? Evet, bir çoğumuzun gözlüğünden öyle… Oysa bir çok iyi şeyde olduğu gibi “batı” bunu da…

Belleğinize güveniyor musunuz? Buyurun o zaman!


Organized Mind adlı kitabı keyifle okumaktayım. Kitap hafızamızın bize yaptığı oyunları bilimsel desteklerle açıklıyor. Normalde elimizin yetişmeyeceği bilimsel gerçeklikleri, yüksek raflardan halkın arasına karıştıran (kitap bestseller) yazarları seviyorum. Kitapta gördüğüm ve etkilendiğim uygulanmış bir psikolojik testi paylaşmak istiyorum. Lütfen deneyin. Şaşıracaksınız. Daha sonra ise bu testin daha fazla nelere sebep olacağı üzerine düşüneceğiz. Test basit…

Arapların Gözü ile 1. Dünya Savaşı


Türkiye’de Aljazeera Türk, popüler kanallar kadar bilinmiyor olsa da belki de Türkçe yayınlar içerisinde bu güne değin görülmemiş bir kalite ve derin içerikle, reklamların arasına sıkışmış, unutulmak üzere yazılmış değersiz ve derinliksiz içeriğe sahip haberciliğimize inat yeni soluklar getirmeyi başarıyor. Son olarak Arapların Gözü ile 1. Dünya Savaş’ı adlı 45 dakikalık belgeseli izledim. Belgesel Şaşırtıcı…

Bu iddialar doğru mu?


(İllüstrasyon: S.Atan) Esrar içen bir adam düşünün. Bu adam günlerdir esrar içmediği halde arabasının arka koltuklarında pek kullanmadığı bir çantada bir miktar esrar unutuyor, daha sonra trafikte iken başka bir sürücü dikkatsizliğinden ötürü kaza yapıp ölüyor. Kaza yerine gelen gazeteci vaziyeti anladığında attığı haber başlığı ne olacak: Esrar bir can daha aldı. Dorbelli, *Art of…

MÜLTECİ EMPATİ


Bir gün mülteci olursanız sadece bir haber malzemesi olmaktan öteye geçemezsiniz Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), dünya çapında mülteci, sığınmacı ve yerinden olmuş insanların sayısının, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez 50 milyonu aştığını açıkladı. Şimdi şöyle düşünün, bu grafik yükselmeye devam ederse neden sabah uyandığınızda Irak veya Suriyede gördüğünüzün benzerleri kucağında çocıkları ile…

HIZSIZ OKUMA


Okunacak materyallerin sayısı hızla artıyor, dahası artık “daha fazla okuma” çoğu kez entelektüel bir zevk değil “gereklilik” haline geldi. Doğal olarak insanlar bu durumu ya “hızlı okumaya niyetlenerek” ya da hepten “hızlı veya yavaş ama hepten okumayarak” aşma yoluna yöneldiler. Birinci grup hızlı okumaya niyetlendi, bu niyetlerin çokluğu ise doğal olarak bir hızlı okuma ekonomisi…