Zotero Referans Türkçeleştirme


1. Şu linkten APA formatının türkçeleştirilmiş halini indirin.

2. Zotero’da araçlar>tercihler ekranından stiller kısmına girin

3. + işarertine basın ve indirdiğiniz csl uzantılı dosyayı ekleyin.

4. Sonraki atıflarınızda atıf biçimi olarak APA … (Turkish) yazılı formatı seçin.

Reklamlar

Tez veya kitap yazarken dokümanlar ve yazdığınız metinleri nasıl organize etmelisiniz?


Bilgisayarınızta temiz bir çalışma ortamı oluşturmak sanıldığı kadar kolay değildir.

Sürekli olarak kullanacağınız “dijital varlıklar” (DV) önem sırasıyla:

  • Yazmakta olduğunuz tez/kitap taslağı (W)
  • Çıkaracağınız ara metinler (teze bağlı makale veya sunumlar) (P)
  • Aldığınız notlar (N)
  • Okuyacağınız ve okuduğunuz metinler(makale,kitap vs) (M)
  • Zaman zaman biriktirip vazgeçtiğiniz materyaller-Ambar (V)

olarak özetlenebilir.

image

Bu 4 varlıkla ilgili olarak aşağıdaki iki ortamda çalışmak mümkündür:

  • Tek bilgisayarda çalışmak (SC)
  • Birden fazla bilgisayarda çalışmak (Ev ve ofis bilgisayarında çalışmak) (MC)

SC: Tek bilgisayarda çalışmak daha pratik ve huzurludur ancak bilgisayarınızın olası çökme/çalınma durumunda tüm varlıklarınızı kaybedersiniz. Bu nedenle yedekleme kritik bir süreçtir. Yedeklemenin aynı bilgisayarda(LC) değil aşağıdaki ortamlardan birinde yapılması gerekir.

  • Harici hard diskler (ED)
  • Cloud (Google Drive,Dropbox,Yandex Disk gibi) (CE)

Kendi kendine e-posta yollamak da bir metot ise de dağınık ve efektif olmayan bir yoldur. Bu durumda yedeklenen dosyalar periyodik olarak (söz gelimi her ayın son günü ya da daha sık) yedeklenmelidir. Bu genelde unutulur. Bunun için ise akıllı telefonunuzun takvimine tekrar eden hatırlatma kurmanızı öneriyorum. Çok pratiktir.

Yedeklemenin handikapı, sözgelimi her saat yedek alamayacağınıza göre ya da unutma ihtimallerinizi hesaba katarsak veri kaybı riskini sıfırlamıyor olmasıdır. Yani dün periyodik yedeğinizi alır buün 4 sayfa yazar yarın verilerinizi kayberderseniz son yazdığınız 4 sayfa yok olacaktır. Ayrıca harici hard disikinizi de bozlulma ve kaybolma riski her zaman vardır. Bunun için ise cloud kullanmak (yedekleme aracı olmanın ötesinde) daha iyi bir yol olarak gözükmektedir. Bunu ise ikinci ortamı, birden fazla bilgisyarda çalışmayı anlatırken daha fazla ifade edeceğiz.

MC: Birden fazla bilgisayarda çalışmak ise bir çoğumuzun kabusudur. Makaleler bir bilgisayarda, notlar başka bilgisayardadır. Genellikle tam çalıştığınız sırada lazım olan makale diğer bilgisayarda unutulmutştur. Evet cloud bu durumda hayat kurtarır ancak cloud’a da kota sınırları vardır dahası senkronizasyon zaman almaktadır. Peki MC durumunda ne yapmak gerekir. Bunun için adına Dengelenmiş Materyal Metodunu DMM diyebileceğimiz metot önerilebilir.

Dengelenmiş Materyal Metodu

Tanım: Bir veya birden fazla bilgisayarda, tüm dijital varlıkların (DV) önem sırasıyla;

  • Düzenli,
  • Her yerden erişilebilir
  • Güvenli
  • Sürdürülebilir
  • Yalın

olmasını sağlamaya çalışan, varlıkların herhangi bir bilgisayar cloud arasında dengede tutulduğu yöntemdir.

Kurallar:

Ortam Kuralları

  • Tez/Kitap taslağı ya da emek verilerek yazılan her şey(kodlar,hesaplar vs) cloud’da saklanmalıdır. Bu yedek olarak değil GoogleDocs benzeri formatta direkt olarak cloud üzerinden editlenebilir halde olmalıdır. Sıfır veri kaybı için(teorik olarak sıfır olmasa da) bu şarrtır. (W-CE).
  • Ara metinler de aynı kurala tabidir (P-CE)
  • Notlar da cloud üzerinde ve editlenebilir halde ve tek dosya içinde ardarda yazılmak sureiyle kaydedilmelidir.(N-CE)
  • Okunan ve okunmakta olunan metinler cloud’da da tutulabilir ancak cloud’da tutulamıyorsa lokal bilgisayarda (M-LC) ve tek klasör altında olmalıdır. Ayda bir yedeklenmelidir. Materyallere her zaman erişim genellikle mümkündür. Kaybolsalar bile tekrar download edebilirsiniz bu nedenle cloud’da yer kaplamasına gerek yoktur. Ancak düzeninizin bozulmaması için ilgili klaösr ayda bir harici harddiske yedeklenemelidir.
  • Ambar dosyaları lokal bilgisayarda saklanmalıdır.(V-CE)
  • Sadece sıkça kullanılacak kitap ve makaleler cloud’da kolay erişim amacıyla yine tek klasör* altında saklanabilir.
  • Metin altını çizme ve kenara notun hiçbir değeri yoktur. Tüm notlar tek dosyaya yazılmalıdır.

Tüm notlar tek dosyada kuralı eski bir teamülden gelmektedir. Şu formatta tutulur:

Makale başlığı 1 -Yazar-Yıl

  • Notlar……

Makale başlığı 2 -Yazar-Yıl

  • Notlar…..

Tek materyaller tek klasörde kuralı ise pratik gibi gözükmese de dağılmışlık hissiden,mükerrer kayıtlardan kurtulmanın iyi bir yoludur. Ancak isimlendirme kuralları olmaksızın işe yaramaz. İsimlendirme kuralı, dokümanları sıralı ve taksonomik olarak kaydetmenin bir yoludur. Şöyle yapılır:

001. MakaleYılı-Başlıktan ilk max kelime-Yazar #Etiket Bilgisi.pdf

gibi. Burada sıra numarası dosyaların sizin kaydettiğiniz sıra içinde ve düzenli gözükmesini sağlar. Başa sıfırları koymayı unutmayın nitekim windows için 0001 ile 1 farklı değerlerdir ve sıra bozulur. Tüm başlığı yazmaya gerek yoktur makale başlığından bir veya iki kelime ile hatırlatması yeterlidir. Yazar bilgisi akademik metinlerde atıflar ve hatırlamak için önemlidir. Etiket bilgisi ise basit bir taksonomi yapmak için gereklidir. Bunun için en başta şöyle bir kategori listesi yapmış olabilirsiniz:

  • A: Kendi bulduğum makaleler
  • B: Danışmanımın önerdikleri
  • C: Kritik makaleler
  • D: Uygulamalı makaleler
  • E: Okuduğum makaleler

Buna göre diyelim ki danışmanınızın önerdiği kritik bir makale #BC olarak, sizin bulduğunuz uygulamalı bir makale #AD olarak etiketlenir. # ifadesinden sonraki harfler alfabetik düzende gitmelidir. Bu neye yaracaktır? Kaydettiğiniz makalerin sayısı yüzlere ulaşınca hangisi neydi diye bulamayabilirsiniz bu durumda bulunduğunuz dizinde arama kutusuna sadece

System.FileName:“#BC”

yazdığınızda danışmanınızın önerdiği tüm makaleler listelenecektir. (Daha karmaşık arama operatörleri için şurayı tıklayın) Ya da #A yazınca kendi bulduğunuz makaleler gelir. Dahası 29’a kadar değişik kategori kullanabilirsiniz gerektikçe ancak bence en fazla 7 kategori olmalıdır.(Bu arada W,P,N,M,V harfleri rezervdir sadece başta anlattığımız ana kategoriler içindir onları kullanmayın) Daha fazla kategori veya ayrıntı bilgi için README dosyası kullanmalısınız. Bu dosya ilgili materyaller klasörü altında not almak istediğiniz dosyalar için kısa bilgiler girebileceğiniz basit bir text dosyası olabilir.

image

Bu kadar kurallı olmanın basit bir gerekçesi vardır. Materyal ve dokümanlarınıza siz hakim değilseniz sonuç alamazsınız. Dahası stresli ve huzursuz çalışırsınız. Bazı insanların bilgisayarları binlerce materyalin yer aldığı dipsiz bir kuyu gibidir. Fazla ve düzensiz materyal tutmak bilgelik değil koleksiyonculuk olur. 

image

Bu nedenle okumadığınız veya ilgisiz olduğunuz materyalleri ara sıra temizleyin. Eğer kıymıyorsanız yedekleyin ancak bilgisayarınızda tutmayın. Sırf bu iş için çöp kutusu yerine adına AMBAR dediğiniz bir klasör açabilirsiniz.

TFRS’ye uygun muhasebeye geçmek oran analizlerini etkiler mi?


Yaşar Üniversitesinden Yrd.Doç.Dr. Baki Rıza Balcı’nın çalışmasına göre muhasebe strandardını değiştirmek oran analizlerinde farklı sonuçları çıkmasına neden olmakta. Çalışma dahilinde yapılan örnek uygulamada Tekdüzen hesap planına göre kârlı gözüken finansal tablolar, TFRS’ye dönüştürüldüklerinde aslında zarar edildiğini ortaya koymaktadırlar. TFRS’ye dönüşüm genelde likidite ve kârlılık oranlarının düşmesi, finansal yapı ve faaliyet oranlarının ise yükselmesi ile sonuçlanmakta.

Çalışmaya erişmek için burayı tıklayın.

Latex dosyasını Word’a çevirme


Microsoft ürünlerini Bill Gates’ten daha fazla seven bir toplum olduğumuz için canım Latex ile ilmik ilmik yazdığınız el emeği göz nuru metinlerinizi yolladığınız yerin ‘MS Word formatında gönderilecektir’ demesiyle Word’ gerçekliğine döndüğünüz olur bazen. Bu durumlarda bu işi elle yapmak epey zor olabilir, bunun için açık kaynak dünyasının bir çözümü var: Latex2RTF. Evet direkt Word’a çevirmiyor ancak RTF formatına çeviriyor. Çevrim sorunsuz. Metin içi kaynakça da sorunsuz çevriliyor. Tek sorun kaynakça kısmını daha sonradan Mendeley veya Zotero’ya entegre halde olmaması -ki çözüm bulursam paylaşacağım- o da zor değil.
Programı indirmek için Latex2RTF

Türkçe yazımda LateX kullanımı için güvenli bir yol


Türkçe olarak Latex kullanma işine girdiyseniz sinirlerinizin çevik olması gerekir. Latex ile ilgili alternatif programların, kütüphanelerin çoğu iş Türkçe’ye gelince arıza çıkarmaktadır. Gerek windows altında gerekse ubuntu altında onlarca denemeden sonra, sinir bozmayacak şekilde Türkçe yazım için Latex kullanmak için bir yol buldum. Siz de istifade edebilirsiniz:

İşletim Sistemi: Windows 8

  1. Texnix Center adlı programı indirip kurun. (Buradan)
  2. Yeni bir proje oluşturun.
  3. Oluşan dosyaya aşağıdaki şablonu yapıştırın: https://gist.github.com/suatatan/8904336.js
  4. Daha sonra Save As diyerek Encoding’i ANSI seçin (UTF-8 seçilirse Türkçe karakterler gözükmez)
  5. Ctrl+Alt+F5 ‘e basarak şablonu deneyin
  6. Herhangi bir sorun olduğunda şu siteyi ziyaret edin. (Sayın Emrah Akyar hocamıza teşekkür ederiz)

Akademik Makale Okuma Kılavuzu


 
Akademik makaleler arasında kaybolma, gereğinden fazla zaman harcama, masa başında kalmaya bağlı sırt ağrıları, eksik anlatımlar, yetersiz referanslar… Akademik okumaya ciddi emek harcayanların özellikle ilk zamanlarda karşılaştığı klasik “yan etkilerdir”.
 
Bunlardan korunmak  için belki de gelmiş geçmiş en iyi kılavuzu Waterloo Üniversitesinden S. Keshav “How to Read a Paper” isimli eseri ile sunmuştur. Bu makalenin Sayın İsmail Arı tarafından yapılmış “Bir makaleyi nasıl okumalı” başlıklı  çevirisi bulunmaktadır. Bu makaleyi yeni duyduysanız öncelikle onu okumanızı öneririm. Kendisine çalışmasından ötürü müteşekkiriz.
 
Bu yaklaşıma “Keshavian Okuma Yaklaşımı” demek yerinde olacaktır. S.Keshav yaklaşımından elde ettiği faydayı şöyle açıklıyor:
 

“Bu yaklaşımı geçtiğimiz 22 yıl boyunca konferans bildirilerini okurken, değerlendirme yazısı yazarken, arkaplan araştırması yaparken ve tartışma öncesi makaleleri hızlıca değerlendirirken kullandım. Bu disiplinli yaklaşım beni öncelikli yapılan bir kuşbakışı ile detaylar içinde kaybolmaktan alıkoyuyor. Birtakım makaleleri ne kadar sürede okuyacağımı tahmin etmemi sağlıyor. Ek olarak, makaleyi ne kadar derinlemesine değerlendireceğimi ihtiyacıma ve mevcut zamanıma göre ayarlayabiliyorum.”

 
Şahsen kendisi de bir makale olmak üzere Keshav’ın makalesini defalarca okudum. Ancak  zaman zaman unuttum, akademik okumalarda eski alışkanlıklarıma meylettiğim ve doğal olarak kaybolduğum zamanlar oldu.
 
Ancak sonunda, analitik olarak adım adım kendi yöntemini anlatan ancak benim zayıf hafızam yüzünden efektik sonuçlar vermeyen bu makaleyi “cheatsheet” formatına ya da daha naif olarak “blueprint” formatında hazırlamaya karar verdim. Bu kağıt aynı zamanda okuduğunuz makaleleri unutmamak adına tutacağınız özet formu olarak da kullanılabilir. 
 
Tabii “How to read a paper” makalesinde anılan 3 aşamalı yöntem okunmaya karar verilmiş bir makalenin nasıl okunması gerektiğini anlatıyor.  Hangi makalelerin okunacağına karar vermek için ise aynı makalenin "Literatür taraması yapmak“ başlığı güzel bir yöntem sunuyor. Bu yöntemi ise bu aşağıda elle hazırladığım illüstrasyonda bulabilirsiniz.
 
 
İlgili formu buradan indirebilirsiniz. Önerim formu bilgisayar üzerinden değil elle doldurmanız. Böylece makale okurken ekranlar arası gitmek yerine önünüzdeki forma not alırsınız.
 
İyi okumalar
 

Albay Blotto Oyunu Nedir?


Colonel Blotto (Albay Blotto) tanımlanırken genelde savaş örneği verilir. Taraflardan biri Albay Blotto’dur. Biz ise bunu yerelleştirerek bu oyunun mantığını anlatalım:

Yıldırım Beyazıt ile Timur Ankara ve Konya’da savaşacaklardır. Yıldırım Beyazıt’ın 3 ordusu Timur’un 4 ordusu olsun. Bu savaş oyunu anlaşma ile bu iki cephede en fazla ordu bulunduran kişi o cepheyi kazanacak olsun. Yani mesela Yıldırım Beyazıt Konya’ya 2, Timur 3 ordu gönderirse Timur kazanır ve 1 puan alır. Bu iki taraf birbirinin hangi cepheye kaç ordu göndereceğini bilmeyecek.
Bu durumu şöyle şematize edelim.

İllüstrasyon: Bendeniz.

Bu durumdaki olasılıklar şöyle modellenebilir:
Örneğin:
Yıldırım Beyazıt Konya’ya 3,m Ankara’ya 0 ordu yollarsa Yıldırım Beyazıt için (4,0)
Timur Konya’ya 0,Ankara’ya 4 ordu yollarsa Timur için (0,3)

Böyle bir durumda Konya’da 4-0: 4 Yıldırım Beyazıt kazanır, Ankara’da ise 0-3 3 Timur Kazanır
Toplam puan olarak da Yıldırım beyazıt Konyada 4 Ankara’da -3 puan alacağından 4-3=1’dir
Timur için ise Ankara’da -4, Konya’da 3 puan alacağından -1 puandır.

Tüm bu ihtimaller matris olarak gösterilebilir:

http://mindyourdecisions.com/blog/2012/01/24/the-colonel-blotto-game/ örneği var.

İşte bu Colonel Blotto oyunudur. 1921’de Emile Borel tarafından ortaya konmuştur. Bu oyun için optimum çözüm nasıl sağlanır?
Hangi taktik baskın olur. Onu da öğrenince paylaşacağım. Ya da biliyorsanız siz yorum olarak yazabilirsiniz.

Anüite nedir? Google App Script ile basit birk kredi taksit (anüite) hesap makinesi denemem


Anüite nedir?:  
Anüite eşit zaman aralığında (mesela ayda bir), eşit miktarda (mesela kredi borcununuz taksitleri) olarak ifade edilebilir.
Anüite aslında sonsuz ödemesi olan tahvil formülü yani (1/r) ‘den belirli bir süre sonra başlayan sonsuz ödemeler formülünün net bugünkü değeri (1/r *(1+r)^t ) formülünün çıkarılması ile bulunur. 
Anüitenin günlük hayatta kullanıldığı yer kredi borcu taksitleridir. Mesela 100.000 TL krediyi 10 yıl için 0.79 faiz oranı ile çektiğinizde 10 yıl sonunda 155.138,40 TL ödersiniz. Bunun 55138.40 TL ‘si faizdir. Aylık ödemesi ise:
1.292,82 TL olur.

Şimdi normalde kredi hesabı yapmak için ya anüite faktör tablolarından ya da hazır araçlardan faydalanmanız gerekir (ya da bankaya gitmelisiniz:)
Bunun için Google App Script ile yazdığım basit bir anüite hesap makinesi var. Burayı tıklayarak kullanabilirsiniz.Diğer taraftan Google App Script’in ne olduğu hakkında ve öğrenmek için şu makalemi okuyabilirsiniz.

“Örgütsel Strateji, yapı ve süreç” adlı Miles, Snow ve diğerlerinin (1978) makalesine bakış;


Efektif işletmeler sundukları mal ve hizmetleri pazarlayabilmek içinde bulundukları çevreleriile sürdürülebilir ilişkiler kurmak durumundadırlar.
Birçok işletme için dış çevrenin değişkenliği içinde dinamik bir davranış sergilemek, işletmenin iç yapısı (yönetimi, personeli ile ilgili durumlar) hesaba katıldığında gerçekten zor ve çok sayıda karar vermeyi gerektiren bir durumdur.
Miles ve Snow yaptıkları çalışmada, yöneticiler pekala biz öğrencilere yönelik olarak; örgütsel anlamda, strateji,  yapıve süreçleri analiz edebilmek için teorik bir çerçeve sunmaktadırlar.
Model iki unsurdan oluşuyor:
1: Örgütlerin etkin iş birliklerini sağlayabilmesi için vermek zorunda oldukları büyük adaptasyon süreci
2: Söz konusu endüstride farklı davranış kalıplarının betimlenmesi.
Makale PPV (Porter Pump and Valve) isimli bir pompa ve valf üreticisi şirket örneğinden yola çıkıyor.
·         Bu firma  normalde üretici olarak kendi ürettiği ürünleri satıyor. Zaman zaman sipariş üzeri işler de alıyor.
·         Daha sonra iki yeni ve farklı ürün üretmeye karar veriyor. Bu iki yeni yöntemden biri yeni bir petrol arama sistemi geliştirmek. (Firma daha önce benzer bir işe girişmiştir) Diğeri ise nükleer enerji alanında  akışkan hareket sistemleri
Bu işlerin bir kısmının kontrat bazlı olarak yapılması gerekiyor. PPV bu yeni girişimini başlatmak için bağlı olduğu üst şirketten yöneticilerin  kontrat müzakereleri ve diğer kritik işler için işe daha yakın olması gerekiyor. PPV bu süreci başlatıyor ve çokça karlı sözleşmeye imza atıyor. Daha sonra işler karmaşıklaşıyor ve yöneticiler rutin işleri dışında artan işleri organize etmek için de epeyce zaman harcamaya başlıyorlar. Firma eski bazı departmanlarının bütçesini azaltmaya başlıyor ve yeni yatırım alanına kaydırıyor.
PPV örneğinde görüleceği üzere farklı departmanlar, pozisyon değiştiren yöneticiler, matriks bir organizasyonel yapı, yeni yatırıma göre değişen teknolojiler ve sair bir çok özellik var. Miles ve Snow işte böyle bir durumu hiçbir geleneksel yaklaşımın açıklamayacağını ifade etmekteler.
MUHTELİF KARAR PROBLEMLERİ
İşte tam da bunun için Miles ve Snow önce “uyum döngüsü” (adaptive cycle) adını verdikleri bir model ifade ediyorlar. Bu kapsamda firmanın çeşitli karar problemlerinden bahsediyorlar. Bunlar;
Mühendislik problemi, (Üretim tipinin değişmesi)
girişimsel problem ve (ör:Yönetim ve personelin yeni girişimi sahiplenmesi)
idari problem (Leading ve lagging etkenler)
olarak ifade edilebilir.
STRATEJİK TİPOLOJİLER
Makalede 3+1 tip şirket davranışı vardır:
·         Savunmacılar
·         Atılganlar
·         Analistler
Ve bunların dışında kalan reaktörler (sonradan tepki verenler) adındadır.
Savunmacılar:
Tüm problemi en büyük Pazar payını alabilmektir.
Genel olarak politikaları başka firmaların pazara girişini engellemektir.
Daha fazla satış için fiyat indirmek veya kaliteyi arttırmakla yetinirler.
Fazla teknolojik olmayan firmalarda kullanılabilir.
Tehlikesi pazarda etkin olamamaktır.
Atılganlar
Atılganlar agresif pazar ve ürün geliştirmeye daha fazla önem verdiklerinden
dört strateji tipi içerisinde yönelimi en ilginç olanlardır. Daha agresif stratejik bir yapı
geliştiren atılganlar düzensizlik ve belirsizlik durumlarının çok olduğu çevrelerde
gelişen yeni şartlara daha mükemmel bir şekilde ya da en azından daha çabuk uyum
sağlayabilmektedir (Luke vd., 2004:139). Atılganlar, neredeyse hiç durmaksızın yeni
pazar fırsatlarıarayan ve çevresel değişimlerde meydana gelen eğilimleri ortaya
çıkaracak potansiyel karşılıklarıbulmak için düzenli bir şekilde denemeler yapan
örgütlerdir (Zajac ve Shortell, 1989:414). Yeni ürün ve pazar fırsatlarınıizlemek için
esnek ve iddialıolmayıamaçlamaktadırlar. Yenilikçiliği vurgulamaktadırlar (Luke ve
Begun, 1988: 604, Aktaran: Akbolat,2009).
Analizciler
Analizci duruş, atılgan ve savunmacı stratejik duruşların bir kombinasyonudur.
Analizciler yenilikve kararlılık arasında denge oluşturmaya çalışırlar. Genellikle bir
taraftan bazı alanlarda süregelen faaliyetlerine devam ederken, diğer taraftan da yeni
ürün ve pazar fırsatlarını araştırırlar. Dikkatli bir şekilde rakiplerini izler ve rakipleri
tarafından mükemmel bir şekilde gerçekleştirilen davranış ve taktikleri benimserler. Bu
nedenle analizciler bazı düzeylerde pazar takipçileridir (Zuckerman, 2002:12, Luke vd.,
2004:141, Aktaran: Akbolat,2009).
Tepkiciler
Tepkici özellik gösteren örgütlerin dikkatli stratejik analizler yapmak veya
kültürel veya kurumsal olarak kendi stratejik manevralarını yapabilmesi için gerekli
işgücü ve yeteneklerinde eksiklikler bulunmaktadır. Kendi opsiyon ve yetenekleri
sınırlı olduğu için stratejik geleceklerini oluşturmaktan daha çok tehditlere karşılık
vermeye eğilimlidirler. Stratejik olarak yaptığı tercihlerde tutarsızlıklar ve genellikle
bütün misyon ve vizyon ifadelerinde belirsizlikler olması sebebi ile tepkici örgütlerin
finansal olarak istikrarsız olmaları beklenmektedir (Luke vd., 2004:141). Tepkici
teknoloji, yapı ve süreçte kendi stratejileri arasında çelişkiler bulunduğu için başarısız
bir strateji biçimidir (Miles vd., 1978:550).
Sonuç
Bu teori örgütlerin stratejilerinin düzeylerini, etkilerine dair tipolojiyi ortaya koyarak örgütlerin analizi için somut kıstaslar ortaya koymaktadır. Gerçekten Google Scholars’ta  yedibin küsur atıf yapılan bu model özellikle sağlık sektöründe sıkça kullanılmaktadır.


(Dikkat: Bu bilgi notu anılan çalışma ve anılan çalışmaya yönelik çeşitli kaynaklardaki atıf ve değerlendirmelere ilişkin akademik hedefi olmayan gayrı resmi incelemedir. Bu önemli modelin tanınması amacıyla kaleme alınmıştır Kaynaklar parantez içinde belirtilmiştir, belirtilmeyenler ise anılan modele dair değerlendirmelerdir. Ancak yine de bir blog post’u olarak telif hakları saklıdır.)

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑