Türkiye ve Arap Baharı: Bir CIA istihbaratçısının görüşleri


Amerikan RAND Corporation düşünce kuruluşunun daimi politik danışmanı, ABD Merkezi Haberlama Teşkilatı’nın (CIA) Milli Haberlama Konseyi (İngilizce:National Intelligence Council) eski başkan yardımcısı, yazar, ABD’li devlet görevlisi (Wikipedia) Graham Fuller‘in yazdığı “Türkiye ve Arap Baharı” adlo kitabı okudum. Kitap çok derin analizleri içeriyor. Graham Fuller Türkiye kamuoyunda çokça tartışılmış bir isim.  Ancak görüşlerinin faydalı ve ufuk açıcı…

Google Nasıl Yönetiliyor


Google kurucularının yazdığı ‘Google Nasıl Yönetiliyor’ adlı kitabı okudum. Kitap, mutfağından Google’da işlerin nasıl gittiğini anlatıyor. İşte bazı detaylar: İlk prototipi ışık hızında hazırlayın Kitaba göre Google Glass’ın ilk prototipinin hazırlanması 90 dakika sürmüştür. Bu durum günümüzde artık bir iş fikrinin donanımsal üretimi içermesi halinde dahi çok kısa sürede bittiğini gösteriyor. Peki bu kadar hızın…

Söylenmeyin!


Araştırmalar insan zihninin herhangi bir davranışı yapmaya devam ettikçe zihnin o davranışın bir sonraki tekrarını daha kolay yaptığını ortaya koymuş. Şikayet etmek de buna dahil. Yani durmadan bir şeylere söyleniyorsanız, bir sonraki söylenmeniz daha kolay hale gelir. Beynimizdeki nöronlar tekrarları sever ve tekrar edilen her şeyin yapılması daha hızlı hale gelir. Bunun alışkanlıkara etkisini şu yazımdan…

Tasavvufu Raflardan İndirmek


       Tasavvufun ne olduğuna dair teorik yorumlara girmeksizin, bu uçsuz bucaksız denizin kendisinin ve mahsüllerinin günlük hayatımıza ne kadar girdiği sorgulanması gereken bir konudur. Nitekim tasavvuf da toplumsal belleğimizin tozlu raflarında en ulaşılmaz raflara yerleşmiş, adeta bulutlara ulaşmıştır. Evet paha biçilmez bir hazine olarak tasavvufi eserler kitaplıkların en yüksek raflarını hak ediyor. Ancak elimiz o…

BU DEPREM SONUNCU OLACAK


Türkiye’de depremler olur, ölenler ölür, tüm millet seferber olur, devlet elinden geleni yapar. Yardımlar gelir, dağıtılır, depremin yaraları sarılınca demeyeceğim, kalanlar için deprem fikri artık bezginlik vermeye başlayınca, insanlar imkanlar ölçüsünde yavaş yavaş eski hayatlarına geri dönmeye başlarlar. Tabii ki bulabildikleri kadar… Nitekim kiminin evi yıkılmış, kimi işinden olmuştur. Sonra taşlar yerine oturur. Neyse ki…

Axaftina axê


Ey welat, Wanê min,wûsa xwîyaye, li kûrahîyê dilên te Li axên te, Em nikarin xeynî xwîn û hêstîr, tu tişt biçînin Ji xwe xem pêşîye befirê dîgîhand her sal, li te Ji xwe teyr pêşîyê befirê digîhand welatên dûr Tû, çermê xwe vedişart ji bager û kewlazan Lê em tev diman, tev hembêz kirin sir…

Ölüm üzerine


Bir gün öleceğim! Bu metni yazan da okuyanlar da beğenenler de ölecek. Ölüm bu kadar olağan, hatırlamayı ertelememize rağmen. Sonra ne olacak? Eğer dünya topraklarında iz bırakmamış isen. hiç bir şey. İzlerini rüzgar silene değin hatıran, boyasını nem silene kadar mezar taşında ismin kalacak. Ahirete inanıyor musun, yoksa inandığını mı zannediyorsun? Ahiret, ahir yani son…

7.2 Yetmedi


Geleneğimizdir. Afetleri yaşadıktan sonra, yeni afetler yaşamamak için ne yapmamız gerektiğinden önce, yaşadığımız afeti Allah’ın bizde neden yaşattığı üzerine derin konuşmalar yaparız. Kutsal kitaplarda helak edilen kavimlerle ilgili bildirilenleri de mesnet yaparız. Öyle ya biz Allah’ın bize ne yaşattığını küçücük kafamızla liste haline getirebilecek kadar akıllıyız. Koskoca evrende olup bitiverenler için kendimize göre bir senaryo…

Van depreminde teolojik ve jeolojik yorumlar


Van Depreminden öğrendiğim: Ey Suat, tüm rüya 26 saniye içinde yerlebir olabilir. Dahası altında kalabilirsin hayallerinin. Daha yenisini kurmadan 8 saniyelik artçı gelir… Tüm bunlar senin göklere çıkardığın Tanrının aslında her yerde olduğunun alametidir. Deprem Allahtandır, ama toprak kimseyi yutmadı. Biz kendi tabutlarımızı, kendimiz inşaa ettik. İçine parke döşedik. Parasını verip içinde oturduk. Sonra kalkıp…

Van depremi


Biz rüzgara afet demiyoruz Japonlar ise depreme afet demiyor. Hep bir marka müteahhit bulup şeytan diye ortaya koyup taşlıyoruz. İçimizdeki şeytanlar ise yaşamaya devam ediyor. Dün Veli Göçer bugün Ercişten Salih Ölmez, zihniyet bu olduktan sonra daha çok bina göçer daha çok can ölür. Ama rant hiç ölmez. Rantın var olduğu yerde teknoloji ancak reklam…

VAN İÇİN TURİZM


Van’ın turizmi için neler yapılmayabilir? Tanrı Haldi razı olsun Urartulardan ve bir zamanlar Ermeni dememek için binbir dereden su getirdiğimiz Vaspurakanlardan bu yana Van’a ne kattık? Van’ın turizmine katkı denildiğinde akla hep ilk gelen şey tanıtımdır. Peki ya sonrası? Tanıttığımız topraklar için gelen kişilerin hayal kırıklığına uğrama ihtimalinden daha korkunç ne olabilir turizm adına. Alın…

Ayinesi iştir kişinin evet, fakat lafa da bakılır, bakılmalıdır !


Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz demiş Ziya Paşa. Sanki hep ticaret yapıyoruz da. Kişinin işi olmadığında aynası da olmayacak demek. Ama yalan da değil. Kişinin kendisini göremeyenler için aynadan bakmak iyi bir yöntem. Atasözlerimizin ardında yatan mantığa benzer bir biçimde kişi olgusu yine pragmatik, yine toptancı ve yine sadece günübirlik algılanmış bu veciz sözün ardında….