Google Nasıl Yönetiliyor


Google kurucularının yazdığı ‘Google Nasıl Yönetiliyor’ adlı kitabı okudum.

kitap

Kitap, mutfağından Google’da işlerin nasıl gittiğini anlatıyor. İşte bazı detaylar:

googleglass

İlk prototipi ışık hızında hazırlayın

Kitaba göre Google Glass’ın ilk prototipinin hazırlanması 90 dakika sürmüştür. Bu durum günümüzde artık bir iş fikrinin donanımsal üretimi içermesi halinde dahi çok kısa sürede bittiğini gösteriyor. Peki bu kadar hızın amacı ne? Fikir aşamasındayken mükemmelleştirmek yerine daha taptaze fikir halindeyken o fikri hayata geçirip test etmek galiba en doğrusu. Maliyetli mi? 3D yazıcıların var olduğu yazılımın kolaylaştığı ve insanların yazılımsal sorunları hızla çözebildiği bir dünyada artık zor değil.

piramit

Piramitler başarılı yönetimin sonucudur.

Peter Drucker, “Binlerce yıl önce inşa edilen piramitleri tasarlayıp inşa eden Mısırlı sadece başarılı bir yöneticidir” demiştir. Kitap bu sözden ilhamla gerek kişisel düzeyde gerekse gerçekten organizasyonel anlamda yönetim kavramının çok önemli olduğunu vurguluyor. Çağımızda da çok sayıda yükselmemiş piramidin olduğunu söyleyerek herkesin ‘değerli’ bir fikrinin olduğunu ve girişimci olarak her ne pahasına olursa olsun bu fikirleri hayata geçirmesi gerektiğini ifade ediyor. Öyle ki Google’a ait birçok ürünün ilk başlarda başta ‘olağan’ olarak görüldüğünü söylüyor. Aslında yalan da değil. Google kurulmadan önce birisi ‘bir site çıkacak internette istediğin şeyi yazıp arayacaksın’ dese eminim birçok kişi başarısız bir iş fikri olarak değerlendirecekti.

inek

Bir inek yılda 200MB veri üretiyor

Kitabın aktardığına göre Londra’da su hatlarına takılı sensörlerle nerede su patlağı, boru sızdırması var anlaşılabiliyor. Aynı şekilde çiftçiler ineklere takılı sensörlerle ineklerin konum bilgisini, süt sağma makinelerine taktıkları sensörlerle ineğin süt verimini takip ediyorlar. Bir inek yılda 200 MB veri üretiyor.

Şunu demeye geliyoruz: Artık veri çağındayız. Artık ‘Bence’ ile başlayan bir cümle olamaz. İddianız her ne ise veri ile destekleyin. Veri ile ilgili konular özellikle de olasılıklarla ilgili olarak çok kötü olduğumuzu Risk Savvy adlı kitaptan okumuştum. Örneğin köpek balığı saldırısı mı, uçak kazası ile ölmek mi daha sık rastlanır sorusuna insanlar gerçek verilere göre değil maruz kaldıkları haberlere göre kestirim yapıyor.,

70/20/0 Kuralı

Google her gün aynı şeyleri devam ettirerek uzun süre var olunamayacağını biliyor. Bu nedenle çalışanlarına 70/20/0 kuralı adlı kuralı uygulatıyor. Bu kural mevcut mesai saatlerinin %70’ini personelin kendisine tanımlı görevlere, %20’sini ise bu personelin tamamen kişisel tercihine kalmış yepyeni bir projeye ayırmalarını öngörüyor. Bu süre zarfında kimse bu personele yapması gerekeni söylemiyor. Google bu %20’lik zaman dilimini psikologlar Dyan&Reci’nin Özerklik Teorisi adlı teorisine dayandırıyor. Bu teori insanların harici baskılara boyun eğmeden sadece kendi istedikleri şeyleri yapmaya yönelik kuvvetli bir ihtiyaçları olduğunu söylüyor. Dolayısıyla bu süre zarfında personel kesinlikle çok daha fazla motive oluyor. Bu süre kuşkusuz sadece personele yönelik bir yazılımsal ‘hobi’ ile ilgilenmekten çok daha fazlasını içeriyor. 20’lik dilimde başlayan ve bugün hayatlarımıza giren çok önemli projeler var: Google Maps’taki sokak görünümü ile Gmail bu 20’lik zaman diliminde ortaya çıktı. İnanabiliyor musunuz? Bazı şirketlerin milyon dolarlarca yatırım yaparak başaramadığı uygulamalar Google tarafından ek ücret ödenmeyen bu kişisel zaman dilimlerinde ortaya çıktı. Peki bu süreler bu kadar verimli ise neden daha fazlası sunulmuyor. Kitap bunu Frank Lloyd Wright’ten yaptığı alıntı ile tanımlıyor: İnsanoğlu, en büyük yapıları, en çok sınırlandığı zaman inşa etmiştir.

Peki bu 20’lik dilimlerde hiç mi başarısız proje yok? Epey var. Google bunu hiç bir zmaan boşa harcanmış bir süre olarak görmüyor. Bu süre zarfında başarısız projeler dahil her şeyden tecrübe ve yeni yeteneklerin elde edildiği vurgulanıyor. Örneğin Google Wave adlı proje bu başarısız projelerden biri. Bu projenin gerçekten başarısız olduğu Google tarafında da kabul ediliyor. Ancak bu proje rafa kaldırılmadan önce Gmail ve bir çok Google hizmet için çok önemli yeni özellikler ortaya çıkarılmış.

Başarısız projelerle ilgili güzel bir diğer yaklaşımı Google’ın kurucularından ve kitabın yazarlarından biri olan Eric Schmidt Nasrettin Hoca’nın söylediğini öğrendiği bir söze atıf yaparak aktarıyor: Doğru kararlar tecrübe ile verilir, tecrübe ise yanlış kararlar vererek edinilir.

Güzel bir diğer atıf ise Dilbert Karikatürist’i Scott Adams’tan: Başarısızlığı bir duvar olarak değil bir yol olarak görmek her zaman faydalıdır.

Peki kalan 10’luk dilimde ne yapılıyor. Bu süre en uçuk projelere ayrılan bir zaman dilimi. Bu sürede yapılan projeler gerçekten artık bilim kurgu düzeyinde ve şirketin onyıllar sonra işine yarayacağını umduğu projeleri içeriyor. Google X adlı bir ekip ise sırf bu projeler üzerine çalışıyor. Bu ‘çılgın projelerin’ kitaptaki genel tanımı şöyle: Google X kalkıp da %10 daha az benzin yakan araba üretmeye kalkmaz Google X kalkıp tek depo ile 1000km gitmeyi sağlayacak bir teknoloji peşine düşer. Bu ise her şeye yeniden başlamayı gerektirir.

Google personelinin geliştirdiği ve sonradan parlayan bu ekstra projeler için prim vermiyor. Sebebini ise şöyle açıklıyor: Gerek yok. Prim vermek inovasyonu tetiklemiyor. İnovasyonun doğal olarak ortaya çıkmasını engelliyor.

Yetişkin içerik nasıl Google’ın işine yarar

İlginç sorunların nasıl ilginç çözümlere vesile olabileceğine dair en ilginç örneklerden biri de Google’ın resimler içerisinden yetişkin (adult) içerikleri filtrelemesi gerektiğinde ortaya çıkmış. İlk dönemler bu uygunsuz içeriklerin resim arama sonuçlarından kaldırılması için Google mühendisleri resimlerin içinde insan bedenini gördüğünde algılayacak bir algoritma geliştirmişler. Bu algoritma tıp kitabındaki çıplaklıkla müstehcenliği ayıracak kadar ilerlemiş. Bu algoritma daha sonra bu amaç dışında da nesne tanıma alanında kullanılmış.

Tüm Planlarınız Yanlıştır

Şirketlerin yaptıkları tüm planların yanlış olduğunu güzel örneklerle açıklayan kitaba göre her plan insanı tek bir yere kanalize ederek geri kalanı görmesini engeller. Bunun gerçek dünyadan örnekleri de mevcut. MBA tipi ayrıntılı planlar yerine ‘her planın yanlış’ olduğu varsayımı ile geleceği planlamak ve planlara tapmamak kuşkusuz önemli bir içgörü.

Çirkin Bebek

Kitapta adını öyle koymasalar da hatırımda tutmak için ‘çirkin bebek sendromu’ adını verdiğim onlarca hikâye var. Her inovasyon genellikle ilk ortaya çıktığında ya ilgisiz görünür ya hiç beğenilmez. Öyle ki lazer ilk keşfedildiğinde Bell labratuvarları patentini almaya bile değer görmemiş. Bu ise inovasyonun çıktığında hemen kendini belli eden bir şey olmadığını ve aslında dönüştürülerek ‘harika’ bir şey haline geldiğini anlatıyor.

Açık Olun

Açık kaynak ruhunun eğer şirkete has gerçekten özel bir durum yoksa şirket dahil tüm tarafların karına olduğu kitapta vurgulanıyor. Buna en bariz durum internet, pc ağları ve Android platformu. Kuşkusuz IOS işletim sistemi bunun istisnası ancak geri kalan tüm göstergeler açık kaynak mantığının başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Açıklık herkesin bir arada çalışmasını sağlıyor. Bu da Homo Deux yazarı Yuval Harari’nin “insanı güçlü kılan şeyin IQ’sü değil eşgüdüm yeteneği” olduğu tezi ile uyumlu.

Peki Google neden kaynak kodlarını açmıyor? Açıklamaları şu: Eğer açarsak birileri en üste çıkmak ve daha fazla reklam almak için ‘kötü’ kodlar yazar.

Rekabet Değerlidir

Bing çıktığında Google’dakiler ne yapmıştır? Ya nasılsa en büyük biziz dememişler anlaşılan. Nietzsche’nin şu sözü ilke olmuş: Düşmanınızla gurur duymalısınız; işte o zaman düşmanınızın başarısı sizin de başarınız olur ama sakın onları takip etmeyin.*

Kimler Google’da çalışır

Kitapta bu da anlatılıyor. Açık cevap: Öğrenen, tutkulu ve çılgın kişiler. Bu durum için ne ‘şu bölüm mezunu olmak’ şartı var ne de ‘şu belge sahibi olmak’. Google’da çalışan astrofizikçiler var…

Google’da personel almak en hayati fonksiyon ve bu asla sadece insan kaynaklarına bırakılmıyor. Kurucular bile mümkün olduğunca mülakatlara katılıyorlar.

Özet

Kitap aslında startupla deneyim paylaşmak için yazılmış. Hatta kitap kim bilir Google’ı bitirecek startup’u kuracak kişi şu anda bu kitabı okumaktadır diyor. Güzel bir empati… Kitabın her yerinde vurgulanan husus; en iyileri işe al, onları kendi hallerine bırak, kullanıcıya odaklan, başarısızlığı her zaman doğal kabul et, tutku ile çalış, hayal edilemeyeni hayal et.

Reklamlar

Söylenmeyin!


soylenmeyin

Araştırmalar insan zihninin herhangi bir davranışı yapmaya devam ettikçe zihnin o davranışın bir sonraki tekrarını daha kolay yaptığını ortaya koymuş. Şikayet etmek de buna dahil. Yani durmadan bir şeylere söyleniyorsanız, bir sonraki söylenmeniz daha kolay hale gelir. Beynimizdeki nöronlar tekrarları sever ve tekrar edilen her şeyin yapılması daha hızlı hale gelir. Bunun alışkanlıkara etkisini şu yazımdan okuyabilirsiniz.

Beyin bunu her gün geçtiği dereye yeniden köprü kurmamak için yapar. Bu köprü iyidir ancak söz konusu olan şikayet etme alışkanlığı olduğunda işler biraz değiştir. Stanford üniversince yapılan araştırmayı aktaran bir makaleye göre sürekli şikayet etmek beynimizdeki hippokampus bölgemizi daraltıyor. Bu bölgenin entelektüel düşünce ve problem çözme kapasitesi gibi bir çok kritik konudan sorumlu olduğunu söyleyelim.  Yani ne mi oluyor: Şikayet edip söylendikçe entelektüel kapasiteniz azalıyor.

Hippocampus_Life-Science-Databases
Hippokampüs’ün beyindeki yeri. Siz söylendikçe küçülecek:)

Söyleyenince beyniniz sadece bununla da yetinmiyor. Kortizol hormanu salgılanarak daha çok kavgacı moda giriyoruz. Bunun sonucunda da tansiyonumuz artıyor.

Peki ‘söylenmekten’ nasıl kaçacağız. Bunun birinci yolu çok söylenen kişilerden (Anadolu’da buna ‘pıt pıt’ da derler) uzak durmak. Neden mi? Beynimiz ayna nöronlara sahip ve bu ayna nöronlar çevremizdeki insaların yaptıklarını taklit etme veya onlarla aynı hisleri hissetme gücümüzü ortaya koyuyor sosyal varlıklar olarak. Yani sonuç aynı: Bizler sık gördüğümüz insanların toplamıyız.

İkinci yöntem ise yine aynı yazıda şöyle ele alınıyor:

Taking time to contemplate what you’re grateful for isn’t merely the right thing to do; it reduces the stress hormone cortisol by 23%. Research conducted at the University of California, Davis, found that people who worked daily to cultivate an attitude of gratitude experienced improved mood and energy and substantially less anxiety due to lower cortisol levels.

Bu da bizi aslında ‘şükür’ ve ‘rıza’ kavramına götürüyor. Eskiden şükür kavramını ya da ‘her işte bir hayır vardır’ mantığını gerçeklikten kaçmak için ortaya çıkarılmış bir teselli aracı olarak görüyordum ancak anlaşılan bu durum aslında gerçeklikten kaçmak yerine mevcudu kabullenerek onu optimize etmek anlamına geliyor. Başka bir deyimle şükrederek sadece olana razı olmuyoruz, olana razı olmadığımızda fiziksel ve psikolojik çöküntüyü yenerek söylenmenin ve isyanın sonsuz döngüsünden çıkıyoruz. Ve gerçekliği yeniden kurgulamayı deniyoruz. Bu durumda ise razı olma halinin kendisi ödül haline dönüşüyor.

Başka bir deyimle:

Tarafımızdan bir nimet olarak… İşte Biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz. (Kamer, 35)

Use Vectorization to Converting Excel Logic with less Code to Your hand-written software


I think it is kind of logical error of when you try to calculate values in waterfall style like below:

a=1
b=2
c=3

ya=a*3
yb=b*3
yc=c*3

Vectorization gives you the possibility for defining the a,b,c as let’s say X and ya,yb,yc as Y then calculate the latter just with writing logic of X*3.

In other languages like R,Python, and Octave it is very easy. However, it is a bit tricky in C#. You should find a numerical package. The bullshit is this kind of external package is not allowed under SQLServer CLR (Common Native Runtime). That means sometimes you should write your own ‘numerical operation library’ I have written easy one for a few operations. It works like in the picture. It is more reasonable than waterfall style.

excel_to_csharp

The functions for array operation is here.

An Open Source Alternative to MS SQLServer


database

When it comes to working to Microsoft Solutions, at first it looks like you are compulsory to use Microsoft’s standard tools. This compulsion not only limits your freedom it also makes kind of consent to ‘calamities’.

MS SQLServer does not give a productive environment to the developer. For instance, sometimes you sometimes change your code then execute it, however, the stored procedure or function remains same. If you have not your own copy you would lose all of your efforts.

I have found an open source tool for that: HeidiSQL. It is super quick and has a lot of features like saving your snippets to a place and very compact tabbed view. It not only works with MS SQLServer, it works with MySQL and PostgreSQL too.

HeidiSQL also provides full text search within the entire database. That is provides very efficiency for big SQL projects.

Enjoy!

Material Design Hello World Tutorial


materialdesign

Google’s Material Design have become a buzz-word. Everybody discuss it, however, hello world tutorial is very rare.  Here is a super quick start tutorial which I have prepared for you.  You don’t require download and install anything. The code is direct works over CDN.

Material design is a philosophy of design user interface. To apply it your project you can use frameworks like Materialize, MUI and Material Design Lite. My favorite is Materalize.

materialize

Tutorial

Step-1: Look at this codepen page. I have prepared it for you. You can play it on live.

Step2:  Review and understand philosophy of material design from this page

Step3: Download the codes in Step-1 then try to apply Icons, Carousel, Navbar, Footer, Cards, Collections and other ready-to-use components. It is super easy.

Enjoy

What if there is a god?


banner

Harari’s Sapiens and Homo Deux are excellent books which explain past and future of humanity. During the experiencing epic history of sapiens -normally- there are some discussions about the religions and existence of god are also exists. Summarily these discussions focus on the role of religion on the catalyzing of the collaboration of sapiens and effects of it the individual and social life. That is the result of religion and acceptable analyses. The hot topic of religion also continues with roots of them.

Where are the religions come from? Are they artificial? These questions get their answer implicitly in the book. The answer is religions cannot scientific things and no longer take place in the modern life. That statement is also true in large extent. Maybe up te now human have used religion as a ‘tool’ in his private life and in the political area. He has trusted to God to keep his life, orchard, and sanctuary. He has relaxed by the feeling existence of guardian. He looks to modern life then decide it would like there is no need to any God because living is a fundamental human right. In political area emperors, kings and other executors governed the people on behalf of god. Nowadays they are governing on behalf of the community. These anecdotal evidence help to us making this inference: Image of god is a product which developed by the humans to make life easier. With that feature as an ‘intersubjective reality’ god, democracy and brand of Peugeot are same and not real.

Whereas the book is not discussing religions ontologically. In the book paradigm, it is impossible because there is no postulate to develop a concept which proves the god. If so let’s develop a special thinking experiment and discuss the ontology of god mathematically. After finishing this paragraphs you may do not be a religious person and you can convert your ‘belief’ from atheism to agnosticism. These paragraphs have not written to convince you to make you believe in god. All discussions about a ‘fallacy’.

Umberto Eco cites comments of his relatives about the characters and places in his novels within his memoirs. Almost everything is artificial however their relatives believes those are real and lean on concrete memoirs from Eco’s past. Meanwhile, his novels consist some real modified memoirs too. Up to reading Eco’s memoir, I have believed everything in his novels is fictional.

Suppose life is a novel and there is a character named by gods like Tolkien’s fictional universes and gods. The novelist has died. John says there is a god but Wyatt says no, this character is fictional. Which one is true? You may do a deterministic rational inference over the witness reports or manuscripts. You may think it does not look like realistic. Ask yourself: up to emerging Internet how many people conceived it except its inventors? Let’s transfer our question beyond: What is the internet? Is it a concrete thing? Is is exist? No. Don’t believe it. It is an invention just for collaborate people.

If you believe the lies there is no lie on the universe. Let’s do not believe the lie of the religion of god. Then, let’s discuss on god from the Bayesian perspective and change the matter. The cancer is the real thing. Diagnosis of cancer leans on several ways like tests, biopsy. For tests, every test way has an error rate that’s why there are misdiagnosing issues. The accuracy of these test defining the parameters four parameters:

TP: True positive or number of the patient is cancer and their cancer test positive (as it should be) TN: True negative or number of the patient is healthy and their cancer test negative (as it should be) FP: False positive or number of the patient is healthy but their cancer test positive (Test error) FN: False negative or number of the patient is cancer but their cancer that negative (Test error)

The accuracy is calculating by (TP+TN)/(TP+TN+FP+FN)

If a medical test accuracy is %99.99 and your doctor has said you are cancer there is %0.01 possibility of misdiagnosis. That means you may be treated though you are not cancer. Vice versa is also possible. Your doctor says you are healthy, there is %99.99 possibility of cancer. You go home happily but you may die.

We are living in the chaotic universe of possibilities. Almost nothing is certain. Like Gerd Gigerenzer stated in his book “Risk Savvy” we need for statistical lessons than biology. We percept the things as if they are certain. Then, how the science works? It works on core math, logic and statistic. Hypotheses, theories, and laws comprise the science. There are no scientific statements which completely fictional. Everything works on rule of the game. Somebody may a hernia emerged after “agricultural revolution” by evidence. If somebody else finds an evidence which proves the hernia emerged before the agricultural revolution the first statement will be false. Everything is fallible.

Epistemology or the philosophy deal with what is ‘right information’ and what is ‘wrong’ have a lot of methodologies. Positivism says we can understand truth only with experiments on the other hand rationalist thinks we can understand everything with constructed thinking.

When we turn back our mundane life we do not use scientific rules of philosophical doctrines. We use heuristics and assumptions, evolutionary. For instance, you will never doubt whether your father is genetically your father. Why? Becuase it looks like you, you remember him from your childhood. So then, did you check it with DNA test even if DNA test also has very small error rate? Examples can be reproduced. We doing a lot of assumptions and if we are not paranoid we will never accuracy of them.

Maybe the image of god this kind of assumption you can neglect it. It is your personal choice. However, if you say science says there is ‘no good’ I kindly ask: what is the accuracy of this statement. If you say ‘there is no god’, is there false negativity? Remember, you go out from your doctor’s office you say ok there is no cancer cell in my body but it is. This universe and unknown beyond of it bigger than your body and god is not a cell. We today know that there is not only one type of existence.

I have never calculated the accuracy of neglecting god. Because this life does not like a stock exchange market and belief is not kind of financial instrument. However, Pascal has done… Pascal’s wager is a calculation of financial expected value of believing and disbelieving god. Financially it is worth to invest.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑