Post hoc non est propter hoc: Bundan sonra ama bundan ötürü değil


Latince bir deyiş “Post hoc non est propter hoc” yani “Bundan sonra ama bundan ötürü değil” der. Bu deyişi çağımızda kullanacak çok daha fazla yer var. Haberler, dedikodular hatta çevremizdeki insanların davranışlarını değerlendirirken bile olguların ardarda gelmesi ile neden sonuç zinciri kurmakta hiç zorlanmıyoruz.

Esrar içen bir adam düşünün. Bu adam günlerdir esrar içmediği halde arabasının arka koltuklarında pek kullanmadığı bir çantada bir miktar esrar unutuyor, daha sonra trafikte iken başka bir sürücü dikkatsizliğinden ötürü kaza yapıp ölüyor. Kaza yerine gelen gazeteci vaziyeti anladığında attığı haber başlığı ne olacak: Esrar bir can daha aldı. Dorbelli, *Art of Thinking Clearly * adlı kitabında buna benzer bir hikaye anlatıyor ve Düşünme hatalarımızdan birine daha vurgu yapıyor.

İki olay art arda gerçekleştiğinde galiba zihinsel kısa yollarımızın direkt olarak devreye girmesinden olacak hemen ilişki kuruyoruz. Daha da kötüsü aslında art arda gelmeyen olaylar arasında ise hiç bir ilişki kurmama eğilimindeyiz. Oysa tarih ve siyaset bilimi birbiri ile ilgisiz onlarca olayın aynı yerden kurgulanabildiğini veya aynı nedenden kaynaklandığını gösteren bir çok örnekle doludur.

Örneğin CIA’nın zamanında İranda Muhammed Musaddık’ın devrilmesi projesinde aktif rol aldığını itiraf ettiği hatta bu projeye TPAJAX dediği ifade edildi. Şimdi düşünün CIA bu durumu açıklamasaydı Musaddık’ı devirmek için yaptığı girişimleri, çıkan olayları ve iddiaları bizler belki tesadüfi belki de olayların kendi gelişimi içerisinde olağan olarak ele alacaktık.

Ardısıra gerçekleşen olayları yorumlamak sadece uluslararası politikada değil günlük hayatımızda da ortaya çıkıyor. Haberlerde örneğin zerdeçalın baş ağrısına geldiğine dair bir şey okuyoruz. Genellikle Türkçe haber siteleri bu sonuca nereden vardıklarını, hangi araştırmaya dayandıklarını zahmet edip yazmıyorlar. Ancak özellikle Amerika menşeli yayın organları ilgili refeans araştırmanın adını ve hangi dergide yayınlandığını açıkça yazarlar. Şimdi siz haberi duyduktan sonra başınız ağrıdığında zerdaçal aldınız ve kullanıdınız. O gün baş ağrınız dindi. Sebep zerdaçal mıdır? Başka faktörler, hatta tesadüf olabilir mi?

Çocuk psikolojisi ile ilgili de benzer hususlar vardır. Çocuğunuza şöyle davranın şöyle sonuç alırsınız diye onlarca farklı teori ve görüş var. Hepsinin ‘error’ verdiği anlar olmakta. Nitekim gerçeklik mutlak değil. Hele ki konu insan gibi ‘probabilistik’ bir sistemse. Deterministik sistemlerde (örneğin bilgisayar) verilen girdi ile sonuç arasında ilişki olmak zorundadır kural dışı davranışlara, tesadüflere yer yoktur. Ancak probabilistik sistemlerde açıklanamayan bir sürü davranış vardır. Böyle bir durumda hala sebep sonuç zinciri kurmak kolay geliyor mu?

Sebep sonuç zincirlerini kuran sadece bizler değiliz. Bazen ‘uzmanlar’ gerekli algıyı yaratmak için sebep sonuç zincirleri ihdas ederek piyasaya sürerler. Bu durumda gerçek olmayan sebep-sonuç zinciri uzmanlığın da yarattığı halo etkisi ve tekrarla artık ‘hakikat’ oluverir.

Dikkatli olun.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s