Windows 7’de Recent Places ve Recent Items Farkı


Windows 7’de Recent Places sadece son girilen klasörleri gösterir.  Varsayılan kısayol olarak gelir zaten.

image

Ancak son girdiğiniz dosyaları görmek için yani Recent Items (places değil)  Windows 7’de biraz çaba harcamalısınız. 

image

Masaüstünde kısayol oluşturun, path sorduğunda aşağıdaki metni yapıştırın.

%AppData%MicrosoftWindowsRecent Items

Bir gün lazım olur.

Reklamlar

Belleğinize güveniyor musunuz? Buyurun o zaman!


image

Organized Mind adlı kitabı keyifle okumaktayım. Kitap hafızamızın bize yaptığı oyunları bilimsel desteklerle açıklıyor. Normalde elimizin yetişmeyeceği bilimsel gerçeklikleri, yüksek raflardan halkın arasına karıştıran (kitap bestseller) yazarları seviyorum.

Kitapta gördüğüm ve etkilendiğim uygulanmış bir psikolojik testi paylaşmak istiyorum. Lütfen deneyin. Şaşıracaksınız. Daha sonra ise bu testin daha fazla nelere sebep olacağı üzerine düşüneceğiz.

Test basit bir dakika bile sürmez. Aşağıdaki kelimeleri sırayla okuyun sonra beklemeden ekrandan yazıyı kapatıp, bir kağıt kalem alarak hatırladığınız kelimeleri ardarda yazın. (Fazla kasmayın, zeka testi yapılmıyor sadece ilginç bir sonucu göreceksiniz. Ayrıca ezberlemeyin, deney etkisini kaybeder. Hızlıca okuyun sadece )

  • Dinlenme
  • Yorgun
  • Uyanık
  • Rüya
  • Horlama
  • Yatak
  • Yemek
  • Pinekleme
  • Ses
  • Rahatlık
  • Yastık
  • Uyan
  • Gece

Buraya kadar geldiyseniz tekrar hatırlatalım, bu kelimelerden hatırladıklarınızı bakmadan başka bir kağıda yazacaktınız.

Kağıdınıza bakın!

….

Deneyin Kontrolü

Şimdi hatırladığınız kelimelere bakın, dinlenme kelimesini hatırladınız mı? Bu testin yapıldığı deneklerin %75’i hatırlamış, buna ilk olma ön yargısı denmektedir. Zihin ilk gördüğüne istem dışı olarak önem verir. (Testi kendime yaptığımda olmamıştı).

Peki gece kelimesini hatırladınız mı? Yine deneklerin önemli bir kısmı son kelimeyi hatırlamış, bu da zihnin bir oyunu.

Şimdi son bombaya geliyoruz, sizde olmamış da olabilir. Yazdığıınz kelimeler arasında uyku var mıydı? Büyük ihtimalle vardır. Ama uyku kelimesi listede yok… Deneyi yaptığım bir çok kişi de listede olmadığı halde kağıdına uyku yazmış. Hatta inat edenler çıktı, listede uyku kelimesi var diye. Oysa yoktu… Kitabın belirttiğine göre, yanlız değiliz; yine önemli bir oranda insan listede olmadığı halde uyku kelimesini var gibi kendi kağıdına yazmış.

Peki bu neden oluyor?

Zihnin kategorizasyon adeti

Zihin her algıladığı şeyi, benzerleri ile birleştirme adetine sahiptir. (Bu adetlere heuristics de denir). Yani bir nevi kısayol. Bu durum da kitabın dediğine göre yakın zamanda keşfedilmiş bir olgudur. Şimdi, beynimiz yukarıdaki listeyi okuduğumuzda hemen uyku kelimesi ile eşleştirir. Öyle ki listede uyku kelimesi olmadığı halde, zihin onu varmış gibi algılar. Elbette siz listenize uyku kelimesini yazmamış olabilirsiniz(ben de yazmamıştım) ancak bir çok insan yazdı. Deneyi annemle yaptığımızda, o listeye dalgın kelimesini bile ekledi. Fark yok, zihin bir şeyle bağdaştırıyor.

Ee, sonra, Çok mu önemli?

Bu tür deneyler ilk başta saçma gelebilir ancak bu deneyi okuduktan sonra çok ciddi bir tehlikenin varlığını fark ettim: Hukuktaki şahitlik müessesesi. Bildiğim kadarı ile şahitlik başka deliller olmaksızın tek başına yeterli değil… Ancak zihnimiz böyle iken şahitliğin delil olabilmesi korkunç. Kitapta daha beter deneyler var. Zihin resmen çuvallıyor. O kadarını da anlatmayayım, kitaba buyrun. Kitabın Türkçesi henüz yok.

Yine Zihinsel Maniplasyon Teknikleri

Şu yazımda zihinsel maniplasyon tekniklerinden bahsetmiştim. Belki de yukarıdaki deneyden sonra bir yenisini de eklemeli. Düşünün, eğer haber kanalları, siyasiler, troller, istihbarat örgütleri, güçlü blogger’lar bu metotları biliyor ve kullanabiliyorlarsa, siz hatırladığınız hangi haberi, olguyu veya olayı hala kendinizden emin bir şekilde açıklıyorsunuz.

Arapların Gözü ile 1. Dünya Savaşı


Türkiye’de Aljazeera Türk, popüler kanallar kadar bilinmiyor olsa da belki de Türkçe yayınlar içerisinde bu güne değin görülmemiş bir kalite ve derin içerikle, reklamların arasına sıkışmış, unutulmak üzere yazılmış değersiz ve derinliksiz içeriğe sahip haberciliğimize inat yeni soluklar getirmeyi başarıyor.
Son olarak Arapların Gözü ile 1. Dünya Savaş’ı adlı 45 dakikalık belgeseli izledim.
Belgesel Şaşırtıcı derecede bilgi yüklü ve etkileyici idi. İzlerken, belki inceleme yapanlar veya merak edenlere faydalı olur diye kısa notlar aldım. Ayrıca belgeselin linki de aşağıda:
Konular:
– 1. Dünya savaşı’nda Fransızlar Kuzey Afrika’daki sömürgelerinden zorla asker topladılar. Bu askerler genellikle hep cephede ön saflarda kullanıldı. Savaş’ta bilinen istatistikler Fransızlardan fazla Afrika’lı Arapların öldüğünü ortaya koyuyor.
– Tüylerimi diken diken eden diğer konu Fransızlar’ın bu kuzey Afrika’lı askerleri disiplinine etmek için eski Roma ordularında uygulanmış pis bir askeri adet olan desimasyon uygulaması, bu uygulama ile disiplinsizlik hallerinde her bölükten on kişi rastgele seçilip infaz ediliyor. Bunun resmi kayıtları var.
– Ifade edilenler genellikle Tunuslu araştırmacı Malik Triki’nin arşivler üzerinde yaptığı araştırmalar. Ancak arşivlerin bir de karartılan kısımlar var bu kısımların daha fazlasını içerdiği açık.
– İngilizler de Hindistan ve civarı sömürgelere aynı uygulamayı yapmış.
– Singapur’da bir grup Müslüman Osmanlı’ya karşı savaşacaklarını öğrenince Müslümanlar’s karşı asker olmak istemeyip isyan ediyor ve İngilizler 80 tanesini infaz ediyor.
– Çanakkale’de Anzaflara karşı takviye kuvvetler gelene değin savaşan Atatürk’ün “size ölmeyi emrediyorum” meşhur emrine muhatap olan 19. Tümen’in 2/3’ü Suriyeli ve diğer Araplar’dan oluşuyor. (Avusturalyalı bir tarihçi mülakatından). Bu tümenin önemli bir kısmı şehit oluyor.
– Bu Kuzey Afrika’lı Arapların ses kayıtlarlına da Almanya’daki bir Arşivden ulaşılmış, bu arşivler belgeselde gösteriliyor. Çok etkileyici sözler var.


file:///var/mobile/Containers/Data/Application/C0773B5E-D052-4233-9A4D-4B4792F2206D/Library/Caches/AVYInstagramCache/738C78B6-D52E-46BD-B940-FEB876E9FBA5.jpeg

Faizlerin Vade Yapısını Açıklamaya Yarayan Teoriler


Bir köy kahvesi hikayesi.

Piyasa Beklentileri Kuramı (Ya da bekleyişler kuramı):

Bu teori basit bir şekilde uzun vadeli faizlerin değerinin beklenen kısa vadeli faizlere bağlı olduğunu söyler. Hatta şöyle der: 2 sene sonraki faiz oranı=Bu seneki faizle, gelecek seneki beklenen faizinin ortalamasıdır azizim. Şöyle düşünün Agah Bekler Bey’in elinde 1 yıllık %10 faizli tahvil var. Bu sene sonunda faizini alacak, gelecek sene sonuna da %20 faiz oranı bekliyor. O zaman tam da şimdi 2 yıl vadeli tahvilin getirisi (%10+%20)=%15 olacaktır.

Teoriye yönelik eleştiriler: En büyük eleştiriyi Agah Bey’in kardeşi Aras yapmıştır. Aras der ki; Yahu abi, ekonomik istikrar olmadığında üç-beş (üjbej) sene sonrası için faiz oranı beklentisi olur mu? Bırakın bu işleri. Kısa vadeli piyasa ile uzun vadeli piyasa birbirinin ikamesi olmaz. Olur diyen varsa gelsin. Bak bu teori yerine Vade Tercihleri Teorisi var ne güzel.

İngilizcesi: Pure Expectation Theory

Vade Tercihleri Kuramı

Bay Aras Vadeli’nin bulduğu bir teoridir. Bu teori Agah Bey’İn teorisi için hır çıkmasını müteakip köy kahvesinde ortaya çıkmıştır. Teori şöyle der, kardaşlar; kısa vadeli faiz ile uzun vadeli faizleri karşılaştırmayın. Ayıptır yazıktır. Onlar birbirinin yerine geçmez, ikame olmaz. Gurgin Dayı kısa vadeli tahvil varken uzun vadeliyi niye alalım diyor. Uzun vadeli tahvili alabilmem için onun kısa vadeliye göre daha fazla getirisi olmalı. Seneye bizim oğlanın düğünü var. Ha uzun vadeli tahvil iyi bir getiriye (vade primi) sahip olursa o başka, uzun vadeli tahvile girip sonunda traktör alırız. Yani ikame hiç yoktur da demiyoruz ama, Agah Bekler Bey’in dediği gibi de birebir ikame yok. (Dipnot: Finansın ezoterik dilinin köküne kibrit suyu döküyoruz ama affola. Best way of learning is teaching. This is my learning style)

Lisan-ı İngilizide meali: Liquidity Preference Theory

Pazar Ayrımı Kuramı

Gurgin Dayı’nın gurbette (ABD,California,Palo Alto) telekomünikasyon sektöründeki amcası Cem Amca (Sam Amca değil) ise başka bir önerme getiriyor. Bırakın bunları, millet aya gidiyor. Bu iş böyle açıklanmaz. Gurgin yeğenim bak, bizim sektörde bir yatırım yaptın mıydı on seneyi düşüneceen, bazı sektörün parası essahtan geç kazanılır. Kimi uzun vadeli paraya ihtiyaç duyar kimi kısa vadeli. Sen çiftçisin, anca seneye kadar ne olacak diye düşünürsün. Şimdi sen tahvil ihraç edince (ya da borç isteyince) de aynı hesap kiminin tuzu kurudur on sene sonraya vade verir (faizini de yağlı ister) kimi de derd-i maişet anca 1 sene verir. O yüzden kısa vadenin müşterisi ayrıdır uzun vadenin müşterisi ayrıdır. Bunların hepisi birbirinin adamıdır (gruplanmışlardır). Faizlerin yapısını da hangi aşiret güçlüyse o belirler. Dréjanlar ya da Qutoi’ler(Uzunlar veya kısalar). Yani bizim oraların deyimiyle: This theory deals with the supply and demand in a certain maturity sector, which determines the interest rates for that sector. It can be used to explain just about every type of yield curve an investor can came across in the market. (Investopedia)

T-Test in Statistics


A bottle filling machine is set to fill bottles with soft drink to a volume of 500 ml. The actual volume is known to follow a normal distribution. The manufacturer believes the machine is under-filling bottles. A sample of 20 bottles is taken and the volume of liquid inside is measured.

Good and sweat guide here

Tam Bilginin Beklenen Değeri


Önceki Sayısal Yöntemler yazılarımızda naçizane, Agah Gayrımenkul Limited Şirketi adlı parlak firmanın gayrımenkul yatırım kararı üzerine konuşmuştuk.

Ödemeler tablomuz (yani hangi durumda ne kazanacağız tablomuz) aşağıdaki gibiydi: Bu tabloya ek olarak bir de şu bilgiler veriliyor: İyi ekonomik koşulların gerçekleşme olasılığı %40, kötü ekonomik koşulların gerçekleşme olasılığı %60

  • Allternatif | İyi Ekonomik Koşullarda Getiri | Kötü Ekonomik Koşullarda Getiri
  • Ofis: | 100 | -20
  • Apartman: | 70 | 10
  • Depo: | 50 | 15

Şimdi, Agah Gayrımenkul firmasında yoldan geçen Vezirov kafkas kökenli Rus bir analist 40 TL’ye piyasa hakkında ciddi öngörüler bir rapor sunacağını söylüyor. Agah Bey için geleceği görmek kritik. Ancak 40 TL az mı çok mu?

Agah Bey’in kardeşi Aras Bey hemen tam bilginin beklenen değerini hesaplıyor. Şöyle diyor:

(Tam Bilginin Beklenen Değeri)=(Tam Bilgi halinde Beklenen Değer)-(Risk altında beklenen değer) Tam bilgi halinde (diyelim ki rapor %70 olaslıkla iyi ekonomik koşullar öngörmekte) beklenen değerimiz: Ofis: 100 TL*0.70= 70 TL Risk altında beklenen değerimiz ise, her bir ihtimalin normalde beklenen gerçekleşme olasılığı ile getirilerini çarpımı olacaktır:

Ofis: 1000.40-200.60=28 TL Apartman: 700.40+100.60=34 TL Depo: 500.40+150.60=29 TL

Bu rapor olmadan sadece kendi beklediğimiz 40/60 olasılıkla yukarıda seçeceğimiz değer 34 TL en büyük değerle aparman olacaktı.

Şimdi tam bilginin beklenen değeri=70-34=36 TL

Vezirov ise 40 TL istiyor, yani sunduğu rapor bizim rapor (o da gerçek çıkarsa) sağlayacağı gelir olan 36 TL’den yüksek. Vezirov’a çay içirip yollarız. Ya da 36 TL altı bir fiyata anlaşırız.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑