BUS-CIA’NIN KULLANDIĞI SOSYAL MEDYA MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ: ÇİNLİLER DOĞMAMIŞ BEBEKLERİ YİYORLAR


Çoğu kez peşin hükümlü olmanın size kazandıracağı bir şey yoktur. 
Olaylar hakkında çabucak yorumu basıp, yorumunuzu doğrulayan argümanları art arda sıralamanın da size verdiği huzur ve daha fazla düşünmek yerine günlük meşgalelerle “eğlenmek” dışında faydası olmayacaktır. 
Güncel olaylar üzerinden gidelim hadi. İki farklı gözlük kullanacağız;
Laik, seküler, ulusalcı gözlük; Gezi parkı iktidarın otoriterleşmesinin doğal bir sonucudur. 
Muhafazakar gözlük; Gezi parkı dış mihrakların komplosudur.
Bu iki gözlüğe fazlasıyla alışanlar için iki gözlüğün ortasını bulmak zor olacaktır. Nitekim her iki gözlük takıldığında, kendi çerçeveleri içinde kendi kendini doğrulayan sağlam argümanlar bulmak zor olmayacaktır. Belki sağlam argümanlara bile ihtiyaç yoktur. Ruhuna bereket sosyal medya sayesinde her grup zaten kendi argümanlarını üretmektedir.  Pek az “gözlüksüz” kişi sosyal medyada dolaşmakta olan çoğunluğu tartışmalı malzemelere şüphe ile bakmaktadır.
Bu durumun vahim bir örneğini aşağıda vereceğim; Ancak buraya kadar anlatılan sofistike kısmın sıkıcılığını bildiğimden “sosyal medya mühendisliğinin iğrenç metotlarından birini” kullanmak zorunda kalacağım. Bu metot ise sarsıcı fotoğraflarla yazıları unutulmaz hale getirmek. Evet bu yazı da unutulmaz olsun ki;  Kendini entelektüel zanneden doksozof sosyal medya gençleri her gördüğüne inanmasın. Bilip bilmeden her şeyi paylaşmasın;
ÇİNLİLER CENİN YİYOR:
Haber şu; Çinliler insana özel güç verdiklerine inandıkları için cenin yiyor, ceninden çeşit çeşit yemekler yapıyorlar;
Altına yazdıkları ifade ise şöyle (Analizini altta yapacağım):

“Çinliler rahatlıkla,“Çin Komünist partisinin önderliğinde ve onun Planlı doğum politikası sayesinde hiç zorlanmadan küçücük körpe bebekleri tüm memleketteki hastanelere yakın yerlerdeki çöplüklerden bularak yiyebiliyoruz“demektedirler. O daha Çin yetkilileri ve zenginlerinin canlı haldeki bebekleri öldürtüp taze taze ve sıcağı sıcağına yiyebildiklerini, Çin vatandaşlarının ve meraklıların ise, daha bayat olanlarını yediklerini söylemektedirler”

Tabii ki resmi sizlere bu tür saçmalıkların nasıl işlediğini unutulmaz şekilde anlatmak için bulandırmadan gösterecektim ancak yine de sorumlu davranarak yapmadım. Meraklısı bakıp görebilir.
BEYNE MESAJ ENJEKSİYONUNUN ÜÇ RENGİ:
Şimdi gelelim “sosyal medyanın 3 rengine” bu 3 renk analizi naçizane benim yaklaşımım. BUS-CIA  (bu daire hakkında detaylı bilgi ileride verilecektir) anti-propaganda dairesinde iken bu yaklaşımı kuramlaştırmış ve binlerce amprik çalışmada doğrulatmıştım. Ancak siz de sosyal medyada dolaşan diğer “çarpıcı” konularda aynı renkleri bulabilirsiniz.
Kırmızı kod (Politik konumlandırma): Bu kod (yukarıda gördüğünüz üzere Komüist ifadesi) geniş düşünemeyen zavallı insanların inandırıcılığını temin etmek için kullanılır. Burada Komünist dediğimizde Komünizm’in detayı hakkında en ufak fikri olmayan “bilmiş” arkadaşların, zaten bu komünistler her şeyi yapar höristikleri yani zihinsel kısa yolları devreye girer. Beyine mesaj enjekte etmenin birinci kapısı açılmıştır.
Mavi Kod (Rasyonellik üretme):  Yukarıdaki haberde “planlı doğum politikası” olarak ifade edilen kısımda belirtilmektedir. Bu kod, kırmızı kod ile zihnen inanmaya hazır hale getirilmiş zavallı bireyin “sınırlı rasyonalitesi” için deterministik bir bağ üretir. Zavallı kurban şöyle der: “Evet planlı doğum politikası yüzünden bir sürü istenmeyen çocuk düşürülüyor”.
Yeşil Kod (Mesajın perçinlenmesi için inandırma argümanı): Zihnen daha önce oluşturulmaya çalışılan sebep-sonuç zincirinin perçinlenmesi için ortaya konan mühürleyici olgudur. Yukarıdaki haberde “çinli yetkililer” yeşil koddur. Bakınız hangi Çinli yetkili olduğu konusunun hiç önemi yoktur. Zihin inanmaya hazır hale geldiği için sanrı ile gerçeklik birbirine girmiştir bile.
Siyah kodlar:  Haber veya viral mesajın geri kalanı siyah kodlardır. Bu kodlar çoğu kez dolgu maddesi veya bağlaçlardan ibarettir. Amaç inandırıcı bir “snippet” ortaya çıkarmaktır.
ENJEKSİYON TAMAM İŞTE SONUÇLAR:
Aşağıda göreceğiniz küfürler ve ağır sözler için özür dilerim. Ancak sosyal medyada hergün bunları görmektesiniz. Nasıl ortaya çıktıklarını işlediğimiz için lütfen konuyu bir “case-study” olarak ele alınız:
Evet sonuçlar mesajın zavallı zihinlere başarıyla enjekte edildiğini göstermektedir. Mesajın kodlardan arındırılmış hali şudur: “Çinliler cenin yiyorlar–>Çinliler vahşidir–>Çinliler her şeyi yapabilir”

BUS-CIA dairesinde iken, Libya Tunus, Suriye ve Mısır’daki eylemler için bu metodolojinin kullanıldığını biliyor muydunuz. Google’nin herkese açık BigData altyapısı ile sosyal medya analizi yaparak 25 milyon twitter, 12.3 milyon Facebook beğenisi sağlandı. Hatta tam bu çalışmanın sonucunda çoğu yerde mesajların pik yaptığı gün olaylar patlak verdi. Kaddafi’yi yeşil kod aşamasına varmadan linç ederek öldürdüler.
BUS-CIA PROPAGANDA VE ANTİPROPAGANDA DAİRESİNİ İFŞA EDİYORUM:
Aslında Zhu Yu isimli bir sanatçının (ruh dünyası bayağı tartışmalı) gereksiz bir postmodern sanat çalışması sonucu ortaya çıkan bu iğrenç görüntüler ortalığı karıştırıyor.

“Aslında işin aslı bildiğimizden çok farklı. Yaşları 25 ile 30 arasında değişen bir grup sanatçı, 2000 yılında yapılan Şanghay Sanat Festivalinde, ünlü performans sanatçısı Zhu Yu ‘nun yönetiminde İnsanları Yemek adında bir eser ortaya çıkartıyorlar. Bir süre sonra Malezyada yayın yapan Perdana isimli bir gazete sergiyi Çin cenin yiyiyor şeklinde ana sayfasına taşıyınca eserleri o kadar çok tepki çekiyor ve tartışılıyor ki olay Tayvan hükümetinin tekzip yayınlama kararına, diğer ülkelerde Çinlilerin bebek yedikleri imajı oluşmasına kadar gidiyor. Hatta en sonunda olay bununla da kalmayıp 100-150 dolara Sıcak japon yemeği türünde yazılar içeren Korece ve İngilice yazılmış Japon karşıtı propogandalarda bile kullanılmaya başlanıyor. (Kaynak: cinmacerasi.com)”

Bu konu hakkında BBC’nin ayrıca şu haberine bakabilirsiniz: Baby Eating Show
Peki “ortalık bu kadar nasıl karıştırılabiliyor?” Burada sözü Kuran’a bırakalım;

“Fitne (çıkarmak) adam öldürmekten daha beterdir” (Bakara Suresi 191. ayet)

Evet fotoğraflar meğer nelere kadir görmüş olduk.
İşte bunların tamamı BUS-CIA dairesinin karanlık tezgahıdır;
BUS-CIA açılımı ise: Benim uydurduğum Sahte CIA demektir 🙂 Yukarıda mor renkle yazılanlar bu bakımdan tamamen deneysel amaçlıdır. Gerçek değildir.

Hakikati açıklarken de mor punto kullanmamın elbette bir hikmeti var: 
Gerçek bu değil de şudur derken  yapılan açıklamalar da 3 kodu barındıran sanal gerçeklikler olabilir.
Yani Çin’i temize çıkaran sonraki açıklamalar da illa gerçektir demiyoruz.
PARANOYAK MI OLALIM?
Buraya kadar yazılanlar internette dolaşan hiç bir şeye inanmama gibi toptancı bir anlayışın ürünüymüş gibi görünebilir. Cevap: Hayır. Paranoyak olmaya gerek yoktur. Sadece sakin olmak, olayları değerlendirirken, duygusal notalar barındıran gezi parkı eylemcisi ezmiş tank görüntülerine (birinci gözlük) de, cami’deki bira şişeleri  (ikinci gözlük) ile ilgili görüntülere de kapılmadan,  sıkıcı gelse de lineer haberler rasyonel yorumlar ve daha da önemlisi eğer merak ediyorsanız KİTAPLAR aracılığı ile belirli bir derinlik perspektifinden bakmaktır. Görüntülerin doğru veya yanlış olduğu mesele değildir. Ardındaki kodlardır aslolan. Bu kodların da tesir kudreti maalesef hedef kitledeki bireylerin cehaletleri (alan dışı okumaları yoksa yüksek lisans düzeyinde de cahil olunabilir) ile doğru orantılıdır.
Yoksa suç internetin de değildir. 
Yalan insanoğlunun bir gerçeğidir. 
Bakınız; Kara Arşiv adlı son okuduğu kıymetli bir eserde 12 Eylül’de Diyarbakır, Mamak ve Metris cezaevlerinde onca insalık dışı işkenceye rağmen, dışarıya “burada işkence yok” mesajını vermek için çoğu mahkumun ruhu bile duymadan, bazı mahkumları “bayram seyran yokken” dışarıya çıkarıp top oynatırlarmış. Amaç yukarıdan fotoğraf çeken “gözlere” bakın, ne işkencesi, bura cennet mesajı vermekmiş. Oysa o cezaevlerinde aynı dönemde bırakın mahkumları havalandırmaya çıkarmak, nefes bile aldırılmıyormuş… Mahkumların artık tevatür haline gelen ifadlerine göre.
Anlayacağınız, yalan veya fitne için internet tek yol değil. Cunta zihniyeti zamanında gazetelerle de bunu başarmıştı. 
İnternet ise çoğu kez iğrenç propagandaların katalizörü haline geliyor.
HAYDİ MEVLANA MESAJLARI PAYLAŞALIM:
İnternetin bu hallerinden az buçuk haberdar muzdarip bir kesim ise, önüne gelen her Mevlana veya Yunus Emre figürlü mesajını direkt yeniden paylaşıyor. Bunun için yakın zamanda sahte bir mesajın ne kadar yayılabileceğini test etmek adına amprik bir çalışma düşünüyorum. Evet daha az zararlı da olsa bu vaziyet de iyiye alamet değil.
NASIL YAPMALI?
Çernişevski’nin romanının adı olan bu soruyu çok severim: Nasıl yapmalı?
Söz yine Kuran’ın, gayet açık, net ve çarpıcı:
Yani: İqra (Oku)
Ayet, oku diyor! Neyin okunacağı ise gayet net! Tabii ki sosyal medyaya göre, sıkıcı, tatsız olan kitaplar. Yine kitap hükmünde olan evren… Hayat. Ancak sosyal medyayı belki de bu kitaptan çıkarmak gerekiyor. O belki de modern çağın altın buzağısıdır!
Bu budur demeden önce, bu olayın tarihsel boyutları nedir, antitezi var mıdır, etki ve sonuçları nelerdir, bu böyle olmayabilir mi, bu böyle değilse kızar mıyım…
Tüm bunları ancak okumuş değil “okumakta olan zihinler” sorabilir.
BİR RİCA
Bu yazıyı buraya kadar okuduysanız, tek amacı sağduyuyu hakim kılmak için çorbada tuz olmak olan bu yazıyı paylaşınız.   
Onca gereksiz şeyin uluorta paylaşıldığı günümüzde, 7. yılını dolduran bir blogger’ın, anti-malayani çabasına binae fitnenin itfası adına yazdığı bu yazıyı paylaşmak, retweet etmek zor olmasa gerek.
13 kere paylaşmazsanız başınıza gelenleri bilirsiniz:)
Dikkat: Bu yazının kendisi bir sosyal medya kampanyası değildir!
Değerli yorumlarınızı beklerim.
Reklamlar

One Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s