Axaftina axê


Ey welat, Wanê min,wûsa xwîyaye, li kûrahîyê dilên te

Li axên te,

Em nikarin xeynî xwîn û hêstîr, tu tişt biçînin

Ji xwe xem pêşîye befirê dîgîhand her sal, li te

Ji xwe teyr pêşîyê befirê digîhand welatên dûr

Tû, çermê xwe vedişart ji bager û kewlazan

Lê em tev diman, tev hembêz kirin sir û kewlazan

Pêxwas, bêkinc

Wek îro

Wûsa xwîyaye, rojên piştî zivistanan

Demên bûharê, em xeynî xwîn û hêstîr nedîçandin

Kû payîzê wexta dûrina zevîyan de

Me dî, xem boş bû, erd sekînî, sekînî

Û her çi kû dilê xwe de veşartî ye

Rîjand, belav kir, hejîya

Dîn bû,

Kevir ser kevirê nehêla

Wan xera bû,

Gazincan ji bo felekê nakim,

Loma li axê nîn e,

Me çand, me dît,

Belê, belê, tû guh lê ne de dilê xwe,

Em çêkirin tabûtên heft qat,

Em bûn xûlamê daxwazîyên bêqed,

Em bîr kirin, ûsîla bav û kalan,

Me sexera wî lê birî, dilê axê şikand bi betonan

Me xera kir pîrozbûna behra Wanê

Loma li felekê nîn e,

Ey welat;

Heya kû em hevî li te neçînin

Xwîyaye, nikarin tû şahîyek bibînin

Xeberê te ye, ta ji kûrahîyên behra xwe qêr dikî

Mîna berî,

Lê kes gûh lê nade, gelo bajar çi dîqîrî, çi dibêjî

Me qedrê te,nezanî,

Wanê min,

Axaftina axê ye,

Kû mafê wî jî heye biaxive,

Axaft û hûş bû, çend wuşe,

Besxeberê wê, xweş ne bu…

Reklamlar

Axaftina axê


Ey welat, Wanê min,wûsa xwîyaye, li kûrahîyê dilên te

Li axên te,

Em nikarin xeynî xwîn û hêstîr, tu tişt biçînin

Ji xwe xem pêşîye befirê dîgîhand her sal, li te

Ji xwe teyr pêşîyê befirê digîhand welatên dûr

Tû, çermê xwe vedişart ji bager û kewlazan

Lê em tev diman, tev hembêz kirin sir û kewlazan

Pêxwas, bêkinc

Wek îro

Wûsa xwîyaye, rojên piştî zivistanan

Demên bûharê, em xeynî xwîn û hêstîr nedîçandin

Kû payîzê wexta dûrina zevîyan de

Me dî, xem boş bû, erd sekînî, sekînî

Û her çi kû dilê xwe de veşartî ye

Rîjand, belav kir, hejîya

Dîn bû,

Kevir ser kevirê nehêla

Wan xera bû,

Gazincan ji bo felekê nakim,

Loma li axê nîn e,

Me çand, me dît,

Belê, belê, tû guh lê ne de dilê xwe,

Em çêkirin tabûtên heft qat,

Em bûn xûlamê daxwazîyên bêqed,

Em bîr kirin, ûsîla bav û kalan,

Me sexera wî lê birî, dilê axê şikand bi betonan

Me xera kir pîrozbûna behra Wanê

Loma li felekê nîn e,

Ey welat;

Heya kû em hevî li te neçînin

Xwîyaye, nikarin tû şahîyek bibînin

Xeberê te ye, ta ji kûrahîyên behra xwe qêr dikî

Mîna berî,

Lê kes gûh lê nade, gelo bajar çi dîqîrî, çi dibêjî

Me qedrê te,nezanî,

Wanê min,

Axaftina axê ye,

Kû mafê wî jî heye biaxive,

Axaft û hûş bû, çend wuşe,

Besxeberê wê, xweş ne bu…

Uçak firmalarından kazık yememe rehberi


  1. Uçak firmaları sizin “Aaa anne bak 29.99 TL’ye Çemişgezek’e uçuyorum” heyecanınızı ticari anlamda kullanmak isterler. Bu yüzden reklamlarına bunu öyle bir yazarlar ki siz sanki abi “Çemişgezek’e bi bilet ver” diyip cebinizden 29.99 TL vereceğinizi zannedersiniz. Oysa size bi bir bileti 29.99 TL’ye vermek için meşhur kampanyalarında onlarca şart koyarlar. Şu tarihlerle şu tarihler arası, şu kadar zaman önce alınmak kaydı ile, iptalinde geri ödeme yapılmaksızın, X tipi biletlerde, bilmem hangi hava meydanından kalkışlarda diye uzar gider… Bir yere kesin olarak gideceğiniz tarih belli değilse kesinlikle bu promosyonlara inanmayın!
  2. Uçak firmaları kredi kartı ile taksitlendirmeyi severler. Niye?, bir sonraki ay faturayı açınca moraliniz bozulmasın diye. Oysa uçuş gibi “dayanıksız mal” bile olmayan, “yerinde tüketim hizmeti” taksitlendirilerek ancak daha fazla zarar ettirir. Siz aslında “kazık” fiyatları yine ödersiniz. Ancak taksit narkozu ile faturanıza giren miktar acı vermez. O yüzden taksit yapmayın, acıyı duyun. Ona göre uçun
  3. Uçak firmaları her dakika fiyat değiştirerek, ucuza bilet yakaladığını düşünen gariban vatandaşı o bileti almaya mecbur ederler. Sonra değişiklik veya iptal ettirmek zorunda kalırsınız çoğu kez… O zamanda “dur bakalım hemşerim bu promosyon bilet, geriye zırnık vermeyiz (alan vergisi hariç)” diye sizi uçurmadan yok yere para alıp, eski otobüs firmaları gibi bir koltuğu kim bilir kaç kişiye satarlar. O yüzden aceleci olmayın! İptal masrafınız ucuza bulduğunuzu zannettiğiniz fiyattan pahalı olabilir.
  4. Hadi boşver esnek bilet alayım da belki tarihi değişir diyip bu kez ucuz bileti pahalıya aldınız. Durun, o gün geldi, tarihi değiştirmek istediniz. Hooop! Bu kez de size telefonda cici cici, “…. bey, uçuş değişikliği talebinizi işliyorum, yeni tarihteki bilette oluşan fiyat farkını yansıtacağız, onaylıyormusunuz” diye, gariban düşmanı cümlelerle aslında şunu söylerler. “Hacım kusura bakma, sen bu biletin tarihini değiştirdin emme biraz geç oldu gaaayri. Hele sen bizi bi gör…” O yüzden şu esnek bilet olayına da inanmayın. 
  5. Bu öneriler paranız çoksa anlamsızdır. Ama kazık yemeyi sevmiyorsanız dikkate almanızda fayda vardır. Peki ne yapmalı? Acele etmeyin, gideceğiniz tarih kesin belli olduğunda bakın internete, bileti alın! Merak etmeyin, bazen son gün bile ucuz bilet olabiliyor? Böylece ara sıra 20-30 TL pahalı bilet alırsınız, ancak tutup bazen 75-80 TL’yi bulan zararlardan, bilet fiyat farkı uygulamalarından, yok efendim uçuş cezalarından muaf olursunuz. Hatta imkan varsa uçağa binmeyin. Türkiye’nin doğusundaki bir çok kişi 26-30 saatlik otobüs yolculuğunu göze alabiliyor (uçak firmalarının dikkatine). 8-10 saatlik yolculuğu, ayağınız yerde, tuvaletleri geniş, ferah ferah otobüs veya trenle yapın eğer imkan varsa.

Veysi Kurt, Erken Deprem Bildirimleri Sitesi Hakkında


Türkiye’de bugün ne oluyor diye düşünmektense yarın ne olacak diye tahmin yürütmek hep daha çekici gelmiştir. Van depreminden sonra da yine deprem tahminleme konusunda internette “kirli bilgiler” havada uçuşuyor. Hemen topu deprem tahmincisi Veysi Kurt’a atmıyoruz elbette… Ondan evvel maalesef “bilim adamları” da şu kadar aya kadar kesin şöyle olur. Filanca fay kırılmadı, filanca zamana değin kesin kırılır gibi bilimsel?! yorumlar yaparak insanların kafasını karıştırdılar. Bugün bu deprem kahinleri yüz depremden birini bilseler, Türkiye ayağı kalkıyor. Oysa depremi önceden bilmeyi başarabilseniz dahi, her tahmininizin gerçek olacağına dair doğrulanmış bir metot yok. Van’da yaşayan biri olarak aşağıdaki deprem tahmin metnini (Veysi Kurt sitesinden) paylaşıyorum:
1)EGE DENİZİ DAHİL(İZMİR,ANTALYA VE KÜTAHYA ÜÇGENİNDE);“4.7” BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLMASSA;“4.8”“ OLUR.
2)BU DEPREMİN İKİNCİ KOORDİNATI;ANKARA,ÇORUM VE KAYSERİ ÜÇGENİDİR.
3)YAKIN ÖRÜNTÜ DEPREMİ:DOĞU ANADOLU:ELAZIĞ ,VAN VE KAHRAMANMARAŞ ÜÇGENİNDE;"4.5” OLMASSA “5.5” OLUR.
4)BU DEPREMİN DİĞER KOORDİNAT MESAFESİ:İYON DENİZİ,ADRİYATİK VE GİRİT ÜÇGENİDİR.
5)BU DEPREMDE EN UZAK GÖLGE SİNYALİNİN KARŞILIĞI JAPONYA, İLE ENDONEZYA ARASI DİĞER KOORDİNATI: ORTA İLE GÜNEY AMERİKA ARASI : 6.7 OLMASSA  7.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM DEMEKTİR.EĞER BU DEPREM 7.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE ÖNCE VE DEĞERİNDE OLURSA YAKINIMIZDAKİ DEPREMLER  "4.7" Yİ GEÇMEZ.
NOT:BU BİLDİRİMLER ELEKTRİK KESİLMEDEN ÖNCE 4.5 BELİRTİSİ ÇIKTI BU DEPREM: SÜRESİ 1 SAAT SONRA 20 SAAT İÇİNDEDİR.
4.7 LİK DEPREM İN SÜRESİ 6 SAAT SONRA 30 SAAT İÇİNDİR.TABİKİ İLK 20 SAAT ÖNEMLİDİR.
E şimdi Allah aşkına buyrun. Ben ve bir çok Van’lı (en azından okurken sadece gözlerini dinleyen, heyecana kapılmayan) buradan birşey anlamıyoruz. Bu olmassa’lı olursa’lı yorumlar sizce ne kadar anlamlı? Ya da ne kadar işe yarar? Bu bilgiler her seferinde ilgili site sahibi tarafından Cumhurbaşkanlığından, Başbakanlığa kadar bir çok yere gönderiliyor.  Bakın bilgiler doğru da çıkabilir, sorun bu değil. Sorun her seferinde doğru çıkar mı? Ya da çoğunlukla, ya sıklıkla… Eh, yanlış bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterir.
Ben kendi adıma, böyle bir veriyi rasyonel bulmuyorum. Elbette Veysi Kurt’un değil, meşhur bazı profesörlerimizin de. Onlar Veysi Kurt gibi dürüstçe yazmıyorlar o yüzden onlar daha fazla kızgınlığı hak ediyor
Ne yapmalı?
Türkiye’de kimse yarın hangi rüzgarlar olur diye tahmin yürütmüyor. Çünkü rüzgar ev yıkmıyor. Daha doğrusu rüzgarda yıkılmayacak kadar teknolojimiz var. Bazıları için ise deprem de yıkıcı değil. Bırakalım bu kehanetleri de, depremlerin hayatımızı alt üst etmesini engelleyecek çözümler üzerine çalışalım.
Kirli bilgilerle, on tane şart cümlesi ile oluşacak tahminlerle, ya da güya resmi proflardan her gün ayrı söylenen sözlerle ancak bugün Van’lının kafası karışır. Yarın da bir başkasının.

Android Nedir?


Android nedir? Sürekli duyarız, Android işletim sistemi, Androidli telefon diye. Bundan evvel işletim sistemini açıklamakta fayda var. İşletim sistemi, bir cihazın (pc, laptop, tablet bilgisayar, ipad, telefon) sizin görsel olarak gördüğünüz kısmını gösteren, yani dosyalar, düğmeler, şekiller, klasörler gibi tanıdığınız sistemin arkasındaki şeydir. Çoğu kişi bilgisayarda Windows’u bilir. Elbette Windows dünyada tekelleşmiş ise de alternatifleri de vardır. Linux ve Mac gibi. İşte Android de telefonunun bir nevi windows’udur. Yanlış anlaşılmasın! Andoid’in Windows ile yakından uzaktan ilgisi yoktur. Andoid Google’nin geliştirdiği bir üründür. Logosu da yeşil cin, ya da yeşil yecüc mecücdür:) Benzetme güzel değil mi? Çünkü dünyaya yayılıyor! Cep telefonları, mobil cihazlar, tablet bilgisayarlar için üretilmiştir. Iphone’de gördüğünüz sistem ise Andoid değil IOS işletim sistemidir. IOS ve Android rakiptirler. Diyebilirsiniz bizim Nokia telefon’un işletim sistemi ne? Onunki ise Symbian işletim sistemidir. O da kendine özeldir.
Peki en iyisi hangisi. Açıkçası üç aşağı, beş yukarı hepsi aynı işi yapar. Kiminin kullanımı kolaydır, kiminin özelliği çoktur, kimi daha estetiktir. Zevkler ve renkler tartışılmaz…
Sorularınız olursa memnuniyetle yanıtlarız.

Anadolu Jet’in ilginç online biletleme sistemi ve müşteri hizmetleri mantığı


Anadolu jet web sitesi üzerinden Online olarak ayırdığım bileti daha sonra opsiyon süresi bitmeden yine online olarak kredi kartı ile satın almak için web sayfasına girdim. Ona yakın denemeden sonra her seferinde ödeme aşamasına gelip tahsilat sisteminin response vermesini beklerken kredi kartınız reddedildi diye mesaj geliyor ancak red sebebi yani limit yetmezliği veya girilen bilgi hatası diye açıklama geçmiyordu. Bunun üzerine müşteri hizmetlerini aradım, telefon üzerinden ödeme talebimi bildirdim sesli yanıt sistemine yönlendirildi. Sesli yanıt sisteminde de 3 istedi kartı ile 6 denemeden sonra yine ödeme gerçekleşmedi. Her seferinde kredi kartı numarasını eksik veya yanlış tuşladınız diyordu. Operatöre tekrar bağlandığımda bana dokunmatik telefon kullanıp kullanmadığını sordu. Kullandığımı söyledim. Dokunmatik telefonlarla telefonla ödemenin sorunlu olduğunu bildirdi. Komedi bundan sonra başlıyor. Operator bayana ödemeyi tekrar internetten denemek istediğimi söylediğimde ödeme sürecinin callcentere geçtiğini bu nedenle ödemeyi online yapamayacağımı söylediler. Ben de opsiyon sitesinin bitimine az kaldığını hiç olmazsa süreyi uzatmalarını söyledim. Bu da mümkn olmadı. Satış ofisine gitmrm gerekiyormuş. Zaten gidebilsem onları aramayacaktım. Bu hengamede ucuz rezervasyonu da kaybedip 40 lira zarara girdim.  Karadüzene dönüp acenta aracılığı ile pahalı bilet aldım 10 lira da acenta hakkı. Alana gidip fatura istediğimde ise faturayı acentenin tanzim edeceğini söylediler.
İşte internet ve bilişim nimetinin içine etmek buna denir. Hem insanları online işleme teşvik et. Hem de siten ve müşteri hizmetlerin düzgün çalışmasın.

Posted from WordPress for Android

Anadolu Jet’in ilginç online biletleme sistemi ve müşteri hizmetleri mantığı


Anadolu jet web sitesi üzerinden Online olarak ayırdığım bileti daha sonra opsiyon süresi bitmeden yine online olarak kredi kartı ile satın almak için web sayfasına girdim. Ona yakın denemeden sonra her seferinde ödeme aşamasına gelip tahsilat sisteminin response vermesini beklerken kredi kartınız reddedildi diye mesaj geliyor ancak red sebebi yani limit yetmezliği veya girilen bilgi hatası diye açıklama geçmiyordu. Bunun üzerine müşteri hizmetlerini aradım, telefon üzerinden ödeme talebimi bildirdim sesli yanıt sistemine yönlendirildi. Sesli yanıt sisteminde de 3 istedi kartı ile 6 denemeden sonra yine ödeme gerçekleşmedi. Her seferinde kredi kartı numarasını eksik veya yanlış tuşladınız diyordu. Operatöre tekrar bağlandığımda bana dokunmatik telefon kullanıp kullanmadığını sordu. Kullandığımı söyledim. Dokunmatik telefonlarla telefonla ödemenin sorunlu olduğunu bildirdi. Komedi bundan sonra başlıyor. Operator bayana ödemeyi tekrar internetten denemek istediğimi söylediğimde ödeme sürecinin callcentere geçtiğini bu nedenle ödemeyi online yapamayacağımı söylediler. Ben de opsiyon sitesinin bitimine az kaldığını hiç olmazsa süreyi uzatmalarını söyledim. Bu da mümkn olmadı. Satış ofisine gitmrm gerekiyormuş. Zaten gidebilsem onları aramayacaktım. Bu hengamede ucuz rezervasyonu da kaybedip 40 lira zarara girdim.  Karadüzene dönüp acenta aracılığı ile pahalı bilet aldım 10 lira da acenta hakkı. Alana gidip fatura istediğimde ise faturayı acentenin tanzim edeceğini söylediler.
İşte internet ve bilişim nimetinin içine etmek buna denir. Hem insanları online işleme teşvik et. Hem de siten ve müşteri hizmetlerin düzgün çalışmasın.

Posted from WordPress for Android

Ölüm üzerine


Bir gün öleceğim! Bu metni yazan da okuyanlar da beğenenler de ölecek. Ölüm bu kadar olağan, hatırlamayı ertelememize rağmen. Sonra ne olacak? Eğer dünya topraklarında iz bırakmamış isen. hiç bir şey. İzlerini rüzgar silene değin hatıran, boyasını nem silene kadar mezar taşında ismin kalacak. Ahirete inanıyor musun, yoksa inandığını mı zannediyorsun? Ahiret, ahir yani son kelimesinden türemiş. Hani dünyada iz bırakamayacak isen de heybeni yeni dünyan için doldurabileceğin bir şans var. Adı ahirettir. Ehli tasavvuf ölümü hatırlama anlamına gelen tezekkür-ü mevt için inovatif yöntemler geliştirmişler. Kimi evinde bir odaya tastamam mezar kazdırıp zaman zaman içinde uzanmış, kimi kefenini hazırlatıp evinde içine girmiş. Kimi gece mezar aralarıda uyumuş… Yani ölümü simule etmişler, sınava iyi hazırlamışlar.  Öyle dini vecibelerimizi  her nasılsa yapıyoruz deyip geçiştirmemişler. İz bırakmışlar. İz olmuşlar. Doğrunun izinden gitmişler. Hakkı teslim edeyim, bu satırların yazarının dünyada dikili ağacı bile yok. Hep bostanlar ile geçiştiriyor…

Ölümü hatırlamak ağız tadını kaçırıyor ama inkar etmemek gerek, küçük şeylere takılmayı da engelliyor. Hatırladıkça daha çok tanıdık geliyor, Tüm zorluğuna rağmen. Ama parayla değil sırayla

Dedelerden miras değil torunlara emanet bu dünya.

Bu yazıyı yazarı sağken okuduysanız dua, ölü iken okuduysanız rahmet okuyunuz.

Posted from WordPress for Android

Ölüm üzerine


Bir gün öleceğim! Bu metni yazan da okuyanlar da beğenenler de ölecek. Ölüm bu kadar olağan, hatırlamayı ertelememize rağmen. Sonra ne olacak? Eğer dünya topraklarında iz bırakmamış isen. hiç bir şey. İzlerini rüzgar silene değin hatıran, boyasını nem silene kadar mezar taşında ismin kalacak. Ahirete inanıyor musun, yoksa inandığını mı zannediyorsun? Ahiret, ahir yani son kelimesinden türemiş. Hani dünyada iz bırakamayacak isen de heybeni yeni dünyan için doldurabileceğin bir şans var. Adı ahirettir. Ehli tasavvuf ölümü hatırlama anlamına gelen tezekkür-ü mevt için inovatif yöntemler geliştirmişler. Kimi evinde bir odaya tastamam mezar kazdırıp zaman zaman içinde uzanmış, kimi kefenini hazırlatıp evinde içine girmiş. Kimi gece mezar aralarıda uyumuş… Yani ölümü simule etmişler, sınava iyi hazırlamışlar.  Öyle dini vecibelerimizi  her nasılsa yapıyoruz deyip geçiştirmemişler. İz bırakmışlar. İz olmuşlar. Doğrunun izinden gitmişler. Hakkı teslim edeyim, bu satırların yazarının dünyada dikili ağacı bile yok. Hep bostanlar ile geçiştiriyor…

Ölümü hatırlamak ağız tadını kaçırıyor ama inkar etmemek gerek, küçük şeylere takılmayı da engelliyor. Hatırladıkça daha çok tanıdık geliyor, Tüm zorluğuna rağmen. Ama parayla değil sırayla

Dedelerden miras değil torunlara emanet bu dünya.

Bu yazıyı yazarı sağken okuduysanız dua, ölü iken okuduysanız rahmet okuyunuz.

Posted from WordPress for Android

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑