7.2 Yetmedi


Geleneğimizdir. Afetleri yaşadıktan sonra, yeni afetler yaşamamak için ne yapmamız gerektiğinden önce, yaşadığımız afeti Allah’ın bizde neden yaşattığı üzerine derin konuşmalar yaparız. Kutsal kitaplarda helak edilen kavimlerle ilgili bildirilenleri de mesnet yaparız. Öyle ya biz Allah’ın bize ne yaşattığını küçücük kafamızla liste haline getirebilecek kadar akıllıyız. Koskoca evrende olup bitiverenler için kendimize göre bir senaryo kurabiliriz.
17 Ağustos depreminden sonra bazı siyasi partilerin sağolsunlar Türkiye kamu-bilinçaltına soktukları “7.4 yetmedi mi?” türünden Allah’ın sopası ile teo-politik ihtarları o günden bugüne geçen tüm sekülerleşmemize rağmen değişmedi. Halen kamu-bilinçaltında yaşamaya devam ediyor.
Helak edilme sebepleri ile helak olma olgusu arasındaki deterministik bağlantı Kuran’da bildirilmiştir. Elbette teknik anlamda yani tefsir bilimi açısından uzun uzun yorumlanabilecek ve yeni bakış açıları ile değerlendirilebilecek bir konudur. Ancak bu bağlantı her ne olursa olsun, herhalde kimseye, en azından dini bilimler açısından ehil olmayan bir kimseye helak olma sebeplerini listeleme hakkı vermiyor. Ama kabul edelim, bir yerde fuhuş arttı, üniversite girdi, çok bira içildi de o yüzden helak olundu şeklindeki düz mantık ile bunların da ötesinde daha inandırıcı senaryolarla kamu-bilinçaltına yerleştirilmeye çalışan, despot Tanrı anlayışını seviyoruz.  Bunları oluşturanlar, yayanlar, korkunç bir hamaset içinde kendilerince bir irşat hizmeti yaptıklarını zannediyor olabilirler. Ama bu tür sığ korku hikayeleri maalesef bu niyetin kendisine zarar veriyor. “Deprem şiddeti= Fuhşiyat+Alkol tüketimi-Namaz kılan adedi” şeklinde özetlenebilecek bir denklemle depremleri yorumlarsak Allah aşkına Van kaçıncı sırada ve kaç şiddetinde depremi hak eder? Las Vegas, Amsterdam ya da Türkiye’nin veya dünyanın anti-seküler deyimle “sefahat” şehirleri yerine neden Van’lı helak edildi. Ya da helak edildi mi?
Tanrısal komplo severlerin müslüman olmasına ya da müslümanlık adına hareket etmesine bile gerek yoktur. Çünkü daha deprem haberi yayılmadan, uzun lafın kısası depremi Van’da direkt olarak BDP’ye bağlayan ilginç bir milliyetçi-muhafazakarlıkla karşılaştık. Sanki Tanrı BDP aleyhtarı da,  BDP’ye oy verdi diye Van’ı helak etti. Oysa depremin en fazla hissedildiği Erciş’te, AKP oyları genellikle BDP’den bir kaç puan üsttedir. BDP oylarının açık ara önde olduğu Başkale ilçesinde ise depremden eser yoktur. Bu zihniyete göre ise helak olma olgusunun kaynağı siyasal görüştür. Tabii ki zahmet edip istatistiklere bakmadan…
İronik ama her halde bu tip yorum sahipleri komünist olsalar, helak olma nedenlerinin kaynağını bu kez kapitalizme bağlayacaklar.
Kısacası, bizim için doğru olanı Allah için de doğru kabul ediyoruz. Buna dogma denilir. Virüsten beter bir akıl tutulmasıdır bu. Öyle ki, dogmatik olan bir akıl, Allah’ın kutsal kitapla gönderdiği emirlere, anlayışa ek emirler, ek anlayışlar geliştirir. Bir örnek; Allah’ın emirlerine uymazsan, Allah ahireti beklemeden seni kahreder.
Hint felsefesindeki Karma inanışına çok benzetilebilecek bu durum, Tanrı’yı hep reaksiyoner bir konumlandırmaya tabi tutuyor. Yani Tanrı’nın “iyi olan” karşısısında “iyi” davranacağını, “kötü” olan karşısından “kötü davranacağını” fikrini otomatikleştiriyor.  Tanrı’nın kararlarını ve derin bilinmezliğini ise göz ardı ediyor. Tanrı’yı kendi dar insani zihninde eskiz halinde çiziyor. Yani daha doğrusu inandığı sanal put’a kendi uydurduğu sıfatları yakıştırıyor bu insanlar.
Her halde böyle bir kargaşa içinde dinini yaşadığını düşünenler için en iyisi sekülerlik. Nitekim dini anlamak yerine, geliştirmeye çalışıyorlar. Bunu yaparken de kamu-bilinçaltını kirletiyorlar.
Bu tür yorumlarla insanların zihnini bulandıran tek ilahiyatçı tanımıyorum. Ya da alanında zirvede tek kanaat önderi tanımıyorum.
Böyle düşünenlerin Japonyada bitmek bilmeyen depremlere rağmen kimsenin helak olmamasını nasıl yorumladıklarını merak ediyorum.
Ama bu hususta tek bilinmesi gereken “hurafe ve bidat” kültürünün sahte kılıflarla kamu-maneviyatına girdiği.
Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile bir gemide tek masum olsa, rahmet icabı o gemi batırılmaz.
Ama biz batırırız.

Posted from WordPress for Android

Reklamlar

7.2 Yetmedi


Geleneğimizdir. Afetleri yaşadıktan sonra, yeni afetler yaşamamak için ne yapmamız gerektiğinden önce, yaşadığımız afeti Allah’ın bizde neden yaşattığı üzerine derin konuşmalar yaparız. Kutsal kitaplarda helak edilen kavimlerle ilgili bildirilenleri de mesnet yaparız. Öyle ya biz Allah’ın bize ne yaşattığını küçücük kafamızla liste haline getirebilecek kadar akıllıyız. Koskoca evrende olup bitiverenler için kendimize göre bir senaryo kurabiliriz.
17 Ağustos depreminden sonra bazı siyasi partilerin sağolsunlar Türkiye kamu-bilinçaltına soktukları “7.4 yetmedi mi?” türünden Allah’ın sopası ile teo-politik ihtarları o günden bugüne geçen tüm sekülerleşmemize rağmen değişmedi. Halen kamu-bilinçaltında yaşamaya devam ediyor.
Helak edilme sebepleri ile helak olma olgusu arasındaki deterministik bağlantı Kuran’da bildirilmiştir. Elbette teknik anlamda yani tefsir bilimi açısından uzun uzun yorumlanabilecek ve yeni bakış açıları ile değerlendirilebilecek bir konudur. Ancak bu bağlantı her ne olursa olsun, herhalde kimseye, en azından dini bilimler açısından ehil olmayan bir kimseye helak olma sebeplerini listeleme hakkı vermiyor. Ama kabul edelim, bir yerde fuhuş arttı, üniversite girdi, çok bira içildi de o yüzden helak olundu şeklindeki düz mantık ile bunların da ötesinde daha inandırıcı senaryolarla kamu-bilinçaltına yerleştirilmeye çalışan, despot Tanrı anlayışını seviyoruz.  Bunları oluşturanlar, yayanlar, korkunç bir hamaset içinde kendilerince bir irşat hizmeti yaptıklarını zannediyor olabilirler. Ama bu tür sığ korku hikayeleri maalesef bu niyetin kendisine zarar veriyor. “Deprem şiddeti= Fuhşiyat+Alkol tüketimi-Namaz kılan adedi” şeklinde özetlenebilecek bir denklemle depremleri yorumlarsak Allah aşkına Van kaçıncı sırada ve kaç şiddetinde depremi hak eder? Las Vegas, Amsterdam ya da Türkiye’nin veya dünyanın anti-seküler deyimle “sefahat” şehirleri yerine neden Van’lı helak edildi. Ya da helak edildi mi?
Tanrısal komplo severlerin müslüman olmasına ya da müslümanlık adına hareket etmesine bile gerek yoktur. Çünkü daha deprem haberi yayılmadan, uzun lafın kısası depremi Van’da direkt olarak BDP’ye bağlayan ilginç bir milliyetçi-muhafazakarlıkla karşılaştık. Sanki Tanrı BDP aleyhtarı da,  BDP’ye oy verdi diye Van’ı helak etti. Oysa depremin en fazla hissedildiği Erciş’te, AKP oyları genellikle BDP’den bir kaç puan üsttedir. BDP oylarının açık ara önde olduğu Başkale ilçesinde ise depremden eser yoktur. Bu zihniyete göre ise helak olma olgusunun kaynağı siyasal görüştür. Tabii ki zahmet edip istatistiklere bakmadan…
İronik ama her halde bu tip yorum sahipleri komünist olsalar, helak olma nedenlerinin kaynağını bu kez kapitalizme bağlayacaklar.
Kısacası, bizim için doğru olanı Allah için de doğru kabul ediyoruz. Buna dogma denilir. Virüsten beter bir akıl tutulmasıdır bu. Öyle ki, dogmatik olan bir akıl, Allah’ın kutsal kitapla gönderdiği emirlere, anlayışa ek emirler, ek anlayışlar geliştirir. Bir örnek; Allah’ın emirlerine uymazsan, Allah ahireti beklemeden seni kahreder.
Hint felsefesindeki Karma inanışına çok benzetilebilecek bu durum, Tanrı’yı hep reaksiyoner bir konumlandırmaya tabi tutuyor. Yani Tanrı’nın “iyi olan” karşısısında “iyi” davranacağını, “kötü” olan karşısından “kötü davranacağını” fikrini otomatikleştiriyor.  Tanrı’nın kararlarını ve derin bilinmezliğini ise göz ardı ediyor. Tanrı’yı kendi dar insani zihninde eskiz halinde çiziyor. Yani daha doğrusu inandığı sanal put’a kendi uydurduğu sıfatları yakıştırıyor bu insanlar.
Her halde böyle bir kargaşa içinde dinini yaşadığını düşünenler için en iyisi sekülerlik. Nitekim dini anlamak yerine, geliştirmeye çalışıyorlar. Bunu yaparken de kamu-bilinçaltını kirletiyorlar.
Bu tür yorumlarla insanların zihnini bulandıran tek ilahiyatçı tanımıyorum. Ya da alanında zirvede tek kanaat önderi tanımıyorum.
Böyle düşünenlerin Japonyada bitmek bilmeyen depremlere rağmen kimsenin helak olmamasını nasıl yorumladıklarını merak ediyorum.
Ama bu hususta tek bilinmesi gereken “hurafe ve bidat” kültürünün sahte kılıflarla kamu-maneviyatına girdiği.
Oysa bizim bildiğimiz kadarı ile bir gemide tek masum olsa, rahmet icabı o gemi batırılmaz.
Ama biz batırırız.

Posted from WordPress for Android

Van depreminde teolojik ve jeolojik yorumlar


Van Depreminden öğrendiğim: Ey Suat, tüm rüya 26 saniye içinde yerlebir olabilir. Dahası altında kalabilirsin hayallerinin. Daha yenisini kurmadan 8 saniyelik artçı gelir… Tüm bunlar senin göklere çıkardığın Tanrının aslında her yerde olduğunun alametidir. Deprem Allahtandır, ama toprak kimseyi yutmadı. Biz kendi tabutlarımızı, kendimiz inşaa ettik. İçine parke döşedik. Parasını verip içinde oturduk. Sonra kalkıp aslında en az bir t rüzgar kadar doğal bu afeti, yarım yamalak tefsir bilgimizle Allahın gazabı olarak gördük. Oysa Allah Rahmandır, biz cahiliz. Kendimize yine toz kondurmayalım diye olan biteni gazap olarak yorumluyoruz. Bu gazap ise gazaptan Japonlar muaf.
Depremde yersiz teolojik yorumlar yapmak yerine ya da insanları telaşlandıran yetkin olmsyan jeolojik yorumlar yerine işimizi sağlam  yapsak ve daha sonra ‘sağlam’ rüyalar kursak daha iyi olmaz mı ?

Posted from WordPress for Android

Van depreminde teolojik ve jeolojik yorumlar


Van Depreminden öğrendiğim: Ey Suat, tüm rüya 26 saniye içinde yerlebir olabilir. Dahası altında kalabilirsin hayallerinin. Daha yenisini kurmadan 8 saniyelik artçı gelir… Tüm bunlar senin göklere çıkardığın Tanrının aslında her yerde olduğunun alametidir. Deprem Allahtandır, ama toprak kimseyi yutmadı. Biz kendi tabutlarımızı, kendimiz inşaa ettik. İçine parke döşedik. Parasını verip içinde oturduk. Sonra kalkıp aslında en az bir t rüzgar kadar doğal bu afeti, yarım yamalak tefsir bilgimizle Allahın gazabı olarak gördük. Oysa Allah Rahmandır, biz cahiliz. Kendimize yine toz kondurmayalım diye olan biteni gazap olarak yorumluyoruz. Bu gazap ise gazaptan Japonlar muaf.
Depremde yersiz teolojik yorumlar yapmak yerine ya da insanları telaşlandıran yetkin olmsyan jeolojik yorumlar yerine işimizi sağlam  yapsak ve daha sonra ‘sağlam’ rüyalar kursak daha iyi olmaz mı ?

Posted from WordPress for Android

Manage Google App Engine Apps quickly and easily in linux without terminal-hell


I’m developing apps with Google App Engine Python on Ubuntu. I always working with three commands for managing app: run local, update app, and download source code of app. This opeations executing with standard dev_appserver.py and appcfg.py commands that its very boring.
I determined writing a bash script for executing this operationgs quickly and without boring. The source codes are below. Copy and paste them, create a document on your desktop gae.sh and paste these codes inside. Then, from terminal, set permissions with:
chmod +x gae.sh
and run it
./gae.sh

This script will ask you smartly for commands. Follow the process

Bash script of gae.sh:

#!/bin/bash
#config*****************************
#appcfg.py or dev_appserver.py path
appcfg_path="/home/marco/Genel/google_appengine"
#default app what you want work with it
default_app_name="kolay-ingilizce-oku"
#config/////////////////////////////////////

#welcome messsage
echo "Welcome to gae.sh for managing google app engine apps easily"
echo "You can edit the configs in gae.sh document with your local variables as appcfg.py path and default_app_name"
echo "You can use this script free. But i want support my free app notesuat.appspot.com"
echo "Suat ATAN suatatan.wordpress.com"
echo "**********SELECT OPERATION***************"

#function runlocal
runlocal(){
echo "Local will run"
read -p "Write app name that you want run it [ for default, $default_app_name: x] ": "app_name"
if [ $app_name = x ]
then app_name=$default_app_name
echo "****default_app $app_name is running****"
fi
command="$appcfg_path/dev_appserver.py $appcfg_path/$app_name"
echo "$command is processing----"
python $command
echo "echo $app_name is running"
}

#function download_app
download_app() {
echo "Downloading Google App Engine app source code"
read -p "Write app name that you want download it [ for default, $default_app_name: x] ": "app_name"
read -p "Write app version that you want download it [1,2,beta... ] ": "version"
if [ $app_name = x ]
then app_name=$default_app_name
echo "****default_app $app_name is downloading****"
fi
command="$appcfg_path/appcfg.py download_app -A $app_name -V $version $appcfg_path/$app_name"

echo "$command is processing----"
python $command
echo "echo $app_name Source code downloaded"
}
#function upload app
upload_app(){
echo "Google app engine app will update(upload)"
read -p "Write app name that you want update it [ for default, $default_app_name: x] ": "app_name"
if [ $app_name = x ]
then app_name=$default_app_name
echo "****default_app $app_name is downloading****"
fi
command="$appcfg_path/appcfg.py update $appcfg_path/$app_name"

echo "$command is processing----"
python $command
echo "echo $app_name updated"

}

#maincommand***************************************************************************************
read -p "What you want? [download_app=d,update=u,runlocal=r]:" want
if [ $want = d ]
then download_app
elif [ $want = r ]
then runlocal
elif [ $want = u ]
then upload_app
fi

Manage Google App Engine Apps quickly and easily in linux withoutterminal-hell


I’m developing apps with Google App Engine Python on Ubuntu. I always working with three commands for managing app: run local, update app, and download source code of app. This opeations executing with standard dev_appserver.py and appcfg.py commands that its very boring.
I determined writing a bash script for executing this operationgs quickly and without boring. The source codes are below. Copy and paste them, create a document on your desktop gae.sh and paste these codes inside. Then, from terminal, set permissions with:
chmod +x gae.sh
and run it
./gae.sh

This script will ask you smartly for commands. Follow the process

https://gist.github.com/suatatan/5742762.js

Van’da 5.7 şiddetinde artçı deprem


Van ve Ercişte büyük hasara neden olan 7.2 siddetindeki depremden sonra bugün 5.6 şiddetinde deprem meydana geldi. Bu depremin merkez üssü kandilli tarafından Edremit olarak bildirilirken Amerika tarafından Gürpınar olarak bildirildi.
Depremden 5 dakika sonra telefonuma kurulu olan biri Boğaziçi üniversitesi kandilli rasathanesinden biri de Amerika dan veri alan android yazılımlar sayesine öğrendim.
Herkese geçmiş olsun çok kötü sarsıldık.

Posted from WordPress for Android