ADAY ADAYLARI TANITIMLARI VE ‘ETİK’ SORUNU


Hiçbir aday adayı herhalde ‘yalancı’ konumuna düşmek istemez. Hiçbir seçmen de reklamını gördüğü aday adayı hemşerisinin ‘yalan beyanları’ karşısında, sözkonusu adaya karşı güven duygusu tesis edemez. ‘Güven’ tesisinin gerekliği tüm taraflar için zaruri ise artık ‘etik’ reklamın zamanı gelmiştir.

Değerli okurlarımıza bu yazının içeriğinde ‘bomba ifadeler’ olmadığını, yazının münferit olarak hiçkimseye karşı yazılmadığını baştan belirtmek isterim. Ayrıca yazılanların yazarı, konu hakkında bu metinde belirttiği hususları ‘bir seçmen olarak ve aday adayların büyük çoğunluğunu şahsen tanımama‘ şansı içinde yazmıştır. Şahsen tanımamayı şans olarak görüyorum. Çünkü ancak böylelikle aday adaylarımızın özgeçmişlerine ve beyanatlarına pür dikkat ve tarafsız olarak bakabilmek mümkün oluyor.

Teker teker örneklemek ‘hususi hedef’ teşkil eder endişesi ile her birine değinmemeyi tercih ediyorum. Ancak genel olan bazı ‘yaklaşım handikaplarına’ değinmekte fayda vardır.

KAĞIDA ‘ATEŞ’ YAZMAKLA YANGIN ÇIKMAZ, ÖZGEÇMİŞ, ÖZ-GEÇMİŞTİR.

Aday adaylarımızı tanımak için yegane yol olan basınımızdan, aday adaylarının özgeçmişlerini okurken maalesef bazı  gereksiz mübalağalara, yanıltıcı ifadelere, zımni olarak yapılan özgeçmiş kabartmalarına rastamaktayız. Bu gibi hataların sahibi elbette aday adayı da olabilir, ilgili metinlerin bize ulaşana kadar geçtiği kanallardaki teknik sorunlar da olabilir.

Ancak sonuç itibariyle bir çok özgeçmiş gerçekten inandırıcı gelmemekte, bazıları sahiplerinin ve sevenlerinin affına sığınarak söylüyorum ‘gülünç’ ve ‘basit’ olmaktadır. Şu hususu bilmeliyiz, İmam-ı Gazali’nin dilime pelesenk ettiğim sözünde belirttiği gibi: Kağıda ateş yazmakla yangın çıkmaz. “ .

Sözkonusu özgeçmiş üslubuna sahip saygıdeğer aday adaylarımız, özgeçmişlerindeki ‘iddialı ifadelerin’ kağıt üzerindeki halleri ile kendilerini bir yerlere getiremeyeceğini hatta siyasi kariyerlerine zarar vereceğini bilmelidirler. Doğal bir fotoğraf, her zaman için çok renkli yağlıboya çalışmalarından daha güçlüdür.

Şişirme özgeçmişlerin sahipleri iyi, dürüst, çalışkan insanlar olabilirler elbette. Özgeçmiş facilarının mesulu kendileri de olmayabilir. Ama kabul etmek gerekir ki, toplum zahire bakar. Ve sergilenen bazı çarpık yaklaşımlar, aday adayının siyasi kariyerini berbat etmekle kalmaz, günlük yaşamına kadar tesir eden problemler yaratabilir. Şimdi bu nları yapan kişilere değil, hatalı yaklaşımlara bakıyoruz.

ADAY ADAYLARININ KENDİLERİNE YAKIŞTIRDIKLARI ‘SIFAT’ VE ‘ÜNVANLAR’

Düz bir vatandaş olarak, sözgelimi, bürokrat gibi müphem bir ifade yerine direkt olarak sevgili aday adayımızın eski görevini, eğitimci gibi bir ifade yerine öğretmense öğretmenliğini, imam ise imamlığını bilmek o adaya karşı daha çok sempati duymama neden olur.  Bürokrat kavramının teknik tanımı bellidir. Devlet kurumlarına atama ile gelen üst yöneticiler. Tanım yeterince müphem, Washington Büyükelçisi de İl Milli Eğitim Müdürü de büroktattır. Gerçi tanımı daha da aşağı çekip ‘şefliğe’ kadar indirenler var. İyi de bu tanıma haiz olmak için bu kadar çaba neden?

Peki iyi de,  bürokrat ünvanı olmadığı halde büyük işler başaranlar yok mudur? Ya da emekli memur olmak ayıp mı olmaktadı?

Biz vatandaşlar, daha bu kavramlarla boğuşurken bir de ‘diplomat kökenli’ olduğunu iddia eden aday adaylarını okuduk. Bu konuya en iyisi hiç girmeyeyim. Ben nezaketen sadece diplomat kelimesinin Wikipedia tanımı vereyim. Söz yerini bulur:

Diplomat: Dış politikayla uğraşan ve ülkesini yurtdışında temsil etmekle görevlendirilen kimsedir. Vatandaşlarının haklarına ve çıkarlarına uygun olarak yabancı devletler ve uluslar arası kuruluşlarla ilişkileri yürütmek üzere Dışişleri Bakanlıklarına bağlı olarak atanan kişidir.

Ünvanlar konusu ise daha karışık ve tartışmaya açık bir konu.  Kendini ‘deneyimli‘ olarak tanımlayan bir kamu görevlisi veya ‘saygın‘ olarak tanımlayan (ya da tanımlattıran) bir iş adamı, yahut ‘yüksek lisans’ tezini, bilimsel çalışma olarak (akla kitap veya Uluslar arası makale getiriyor ama öyle değil) lanse ettirmeye çalışan bir bireye aksini ıspatlamak zordur. Ya da bildiği yabancı dili veya dilleri yazarken ‘bildiği’ dili ne kadar bildiğini sorgulamak (mesela İngilizce biliyorsa KPDS veya TOEFL’dan kaç almış ya da bu sınavlardan haberi var mı) abestir.  İşte tam bu nokta istismara en açık noktadır ve istismar edilmektedir de. Şöyle düşünelim, mesela  çok az İbranice, alfabe düzeyinde Rusça , Biraz Arapça,  biraz İngilice biraz da Farsça,  tam olarak Türkçe ve Kürtçe biliyorsam özgeçmişime 6 dil biliyor diye yazmam ne kadar doğru olur? Hele bu özgeçmiş halkı temsil yolunda kamuoyuna açık bir özgeçmiş ise? Kaldı ki dil bilmek çok önemli ise de vekillik açısından pratik faydası var mıdır? Varsa adayımız, gelecekte Kalede 5 dilde Urartu tarihi anlatan sevgili çocuklarımız olsun. Yani özgeçmişe bildiği dilleri yazmak aynen çocuk sayısını yazmak gibi adetten ise de, bildiği dillere fazla vurgu yapmak da çocuklarının isimlerini tek tek özgeçmişe yazmak kadar tuhaftır.

BENDENİZİN SAYIN BAŞBAKANIMIZ İLE İRTİBATIM…

Sayın başbakanımızla irtibatım, İstanbul’da, Diyarbakırda, Van’da ve bir çok yerdeki bir araya gelmelerimizle başlar. Özellikle Ortadoğudaki çalışmalarını dikkatle izlerim…

Yukarıdaki ifade ve benzeri bir çok ifadeyi sıkça duymaya başladık. Bu gibi, ‘zekice !’ ifaderlerin psikolojik kökenleri kati olarak bellidir. İhtimaller sıralanmıştır:

  1. İfade sahibi, kendini başbakana muhattap olacak kadar güçlü olduğunu vurgulamak istemektedir
  2. İfade  sahibi, ‘başbakan’dan söz aldığını ima etmektedir.
  3. İfade sahibi, kendini kandırmaktadır.

Bu konu hakkında sözü fazla uzatmadan söz meclisten dışarı bir aforizma kullanacağız:

Ay da ışığını güneşten alır, ama üzerinde ışığı aldığı yerin adresi yazmaz. Bir yüzü karanlıkta kaldığı halde…Ayrıca ay ışığını almaz, güneş ona verir.

Netice itibariyle, özgeçmiş mübalağaları kadar masum olmayan ve kamuoyunu ucuz yöntemlerle ‘yanıtlmaya’ çalışan bu gibi beyanatlar, beyan sahiplerinin çabalarının ve emeklerinin heba olmasına neden olacaktır.

Neticede sayın başbakanla gerçekten devamlı ve anlamlı ictimai bağları olan kişilerin bunu ıspatlamak için böyle zigzaglı ifadelere tevessül etmeyecekleri aşikardır.

ADVETORYAL HABERLER İLE HABER VE REKLAMLARI AYIRDETMEK

Haber vasfı tartışmasına bulaşmadan, bazen medyada karşılaştığımız advetoryal haberlerin, standart bir haber ‘intro’su ile başlayıp,  haber ciddiyeti ile bazı ifadeleri enjekte etmek gibi basit girişimlerinin olduğunu görmekteyiz. Van dışındaki bir internet sitesinde “Van ilinde milletvekili enflasyonu yaşansa da, adaylık için ismi geçen kişilerin çoğunluğu hikaye..” yazacak/yazdıracak kadar iddialı bir haberin editörü de haberin konusu  aday adaylarımıza resmen hakaret etmektedir.           Aday adaylarımızın hemen hepsinin sayıca çokluğa rağmen birbirleri hakkında saldırı yapmama nezaketini gösterebildiği ilimizde, maalesef bir aday adayının (bazı değil ) rakiplerine centilmence davranmak yerine ‘hikaye’ diyebiliyorsa, kendisi baştan hikaye olmuş demektir. Özgeçmişi de hikaye olmuştur.

FOTOĞRAFLAR, RESİMLERDEN DAHA GÜÇLÜDÜR.

Kabul etmek gerekir ki, dürüstçe yapılan bir öz sunum, samimi bir tavır ve gücünü ‘başka yerlerden’ önce halktan alacağını idrak eden bir yaklaşım her zaman kazanacak denilemese de hiçbir zaman kaybetmeyeceği bellidir. Bu itibarla, düz bir vatandaş olarak, saygıdeğer (bu ifadeyi samimiyetle söylüyorum, nitekim aday adaylığı ciddi bir cesaret işidir) aday adaylarımızın ilerleyen zaman içinde ‘etik’ konusuna hassasiyet göstereceklerine inanıyoruz.

Fotoğraflar var olanı samimi gösterirken, resimler, fırça sahiplerinin keyfi kadar güçlüdür.

NOT:

Bu yazı yaklaşık iki ay boyunca Van’ımızın 21 adet ayrı haber portalı ve bazı yerel kanalları günlük olarak incelenerek,  ayrıca aday adayları hakkında düzenli notlar alınarak kaleme alınmıştır. Yazının hiçbir aday adayının münferit üslubu ile ilgili olmadığını peşinen bilirmek isterim. Yazının yegane yazılış amacı ‘etik’ davranmaya davet ve ‘ilkeli ve ciddi politika’ temennisidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s