Wikileaks ve İngiliz gizli arşivleri


Wikileaks sitesi son bombası ile yeni kurulmuş izlenimini verse de 2006’dan beri yayında olan bir site. Wikileaks.org üzerinden yayın yapan (gerçi çok yaşatmayabilirler) bu sayfada Türkiye ilgili diplomatik yazışmalar ‘bomba’ tesiri yapsa da bir hafta önce okuduğum Sayın Jan Devletoğlu’na ait “İngiliz Gizli Arşivlerinde 12 Eylül Darbesinin Ayak Sesleri” adlı kitapta, İngilizlerin resmi arşiv süresi geçtiği için wikileaks’tan önce kendilerinin güzel güzel kamuoyuna açtığı belgeleri (bazıları İngiliz dışişlerince sansürlenmiş de olsa) okuyunca wikileaks’ın bomba tesirinin pek de olmadığını gördüm.

Ancak ve ancak medyamızın ve tüm dünya medyasının biraz mübalağası yüzünden ‘bomba’ tesiri yapıyor. Konu wikileaks’ın doğruluğu veya yanlışlığı değildir. Bir çok kişi belki de diplomasinin yer altında ülkelerin birbirlerinin liderlerinin ‘en ince zevklerine’ kadar kayıt altına alındığını yeni öğrendiği için bomba tesiri yapıyor. Ayrıca bu belgeler ‘ingiliz arşivlerinde’ olduğu gibi aynı şekilde dedikoduları da içeriyor. Yani şaşılacak bir durum yok.

İşin ironik tarafı bir çok ülkenin bu belgelerin ele ayağa düşmesini “ABD kendisini gözden geçirsin” diye sanki ABD’den daha usta bir istihbarat ve kurumsal bilgi güvenliği varmış gibi değerlendirmesi. Bir kere bu belgelerin ABD’nin meşhur deyimle “diplomasinin 11 Eylülü” olarak, orijinal 11 Eylül’ü gibi şaibeli olmadığını nereden biliyorsunuz? Hatırlanacağı üzere ABD Saddam’ın çocuklarının insanlık dışı işkenceden geçmiş fotoğrafları ve Irak’daki bir çok ‘icraat’ fotoğrafı’ da güya sızdırılmıştı. Oysa bu sızdırmaların da kasıtlı olduğu yönünde bir çok mantıki mesnet var. Bunlardan mesnetlerden en önde geleni, ABD’nin gücünü dünya kamuoyuna arasıra kendisi dışındaki hatta aleyhindeki yayınlarla duyurması olabilir.

Bu paradoksal marketing uygulamasının bir benzerini geçmişte Türkiye Mason Locaları web sayfası yapmıştı. Sayfadaki bir anket formunda “Masonluğu nereden öğrendiniz” şeklinde bir soruya karşılık cevaplardan biri “Anti-masonik yayınlardan” (Harun YAHYA vb. kastediliyor) idi.

Paradoksal marketing diyorum nitekim marketing(pazarlama) uygulamaları arasında böyle bir tür henüz yok. Kişi veya kurumlar kendileri dışında ve tevatür hükmüyle kendileri ile ilgilerinin olmadığı ıspatlanabilir şekilde olan kaynaklardan kendileri hakkında paradoksal reklamlar yapıyorlar.

Başka bir deyimle bir çok kişi Masonluğun gücünü Harun YAHYA kitaplarından öğrenmiş oluyor. Elbette nefret edip etmemek kendilerinin takdiri oluyor.

Wikileaks’ın web sunucularının gizli olduğu yönünde dedikodular (tıkırtı gazetesi yahut gayrı resmi web paylaşımlar üzerinden) için wikileaks.org sitesine girmenizi tavsiye ederim. (Yazının yazıldığı zamandan sonra hack edilmemiş ya da iyi olan şeyleri zaten bizim için yayınlanmasına izin veren sevgili büyüklerimiz engellememiş ise). Haber Türk Genel Yayın Yönetmeni Sayın Yiğit Buhur wikileaks’ın sunucualarının gizli olamayacağı yönündeki fikre katılıyor. Ancak Bloomberg ekranından yaptığı vahim bir teknik hata vardı. Sunucuların bilgisayarlara ‘cookie’ bırakmasından ötürü sunucunun yerinin bulunabileceğini bildirdi. Böyle bir şeyin olamayacağını tüm web programcıları takdir edecektir. Cookie’lerin 1 Kb’ aşmayan küçük dosyalar olduğunu ve yanlızca ufak kullanıcı verilerini kaydedebileceğini, dahası kullanıcı isterse bunları silebileceğini Sayın Yiğit Buhur bilmeliydi.

İyi olan husus şu ki, bugün Türkiye’de Ergenekon soruşturmasından sonra patlayan “gizli bilgi” merakı ve sansasyonlar tamamen ‘internet’ sayesinde olmuştur. İnternet, bilgiyi halka indirmiş, kitaplar arasında kalan ‘üst’ bilgileri herkesin hizmetine sunmuştur. Bu yönü ile rüşdünü de ıspatlamıştır. Yoksa 1980’lerde Jitem ile ilgili yazılan kitaplarda Jitem’in 1950’lerde Türkiye’nin Nato’ya giriş sürecinde kurulduğu (isimleri farklı olsa da ‘çekirdeği’ aynı olarak), hatta benzer yapıların diğer Nato ülkelerinde de ihdas edildiği bangır bangır bağrılmasına rağmen, internet gibi bir ‘keramet’ olmadığından bu gerçeği sadece ‘ehli’ biliyordu. Doğal olarak da internet çıkana kadar kimse öğrenmemişti. Hatta halen bilmeyenler var.

Kitaplar dünyasına karşı (fanatiği de olsam kabullenmekte fayda var) internetin rüşdünü ıspatı bana tarihteki süreci hatırlatıyor.

 

  • Yazı ilk icad olunduktan sonra malum olduğu üzere sadece bir elitin bilgi saklama ve paylaşma aracıydı. Bilgi Tanrı’nın ve özel insanlarındı.

 

  • İncilin Latincesi sayesinde hiç olmazsa Latince bilenler Tanrı’nın kelamını anladılar. 1522’de Martin Luther’in İncil’i çevirmesi ile Tanrısal bilgi daha da yayıldı. Başka bir deyimle her ne olursa olsun bilgi elitten halka indi.
  • Gutenberg sayesinde matbanın gelişimi ile el yazmaları ile yavaş yayılan bilgiler daha fazla insana ulaştı. Kitabı olan herkes bilgiye ulaşıyordu. Ama handikap şuydu. Belki de kitaptaki tek cümlelik çok özel bir sırra erişim için ‘kitapları okumak’ gerekiyordu. Buna ne herkesin zamanı ne se sabrı vardı.
  • İnternetin ya da HTTP (Hyper Text Transfer Protocol) ile Hypertextler yani ekrandan okuduğumuz, bir kısmını gizleyebildiğimiz içinde Ctrl+F ile arama yapabildiğimiz, bilgisayarımıza kopyalayabildiğimiz, çıktısını alabildiğimiz hiper-metinlerden sonra bilgi yayılmayı bırakın tabiri caizse mizahi deyimle ‘ele ayağa düştü’.

 

Wikileaks gibi sitelerin ‘bombaları’ işte bu sürecin devamıdır. Yoksa bugüne kadar kitap sayfaları arasında bombalar patlatılıyordu ve halen patlatılmaktadır. Gazali’nin deyimi ile kağıt üzerine ‘ateş’ yazınca kağıt alev almaz. Ama Hyper text’e ‘ateş’ yazınca dünya kavruluyor.

 

01.10.2010

Suat ATAN

VAN

 

Wikileaks ve İngiliz gizli arşivleri” için bir yanıt

  1. Wikileaks sunni depremini; Türkiye’nin başına yeni çorap örme çabaları olarak görüyorum . Dünyayı bir tiyatro salonu gibi olarak gören ABD yeni bir senaryo ile karşımızda. Kendini mağdur durumda göstererek ortadğudaki elini güçlendirme peşinde ABD ve İsrail, tabi aynı şekilde türkiye’nin de eli zayıflatılmakta. Negatif yönde etkilenecek ülkelerin başında suudi arabistan bulunmakta.
    Yanılıyor olmamız mümkün tabii bunların tiyatroları uzun ve derin planlarla süslü..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s