AJAX ile veri çekerken veriyi salt veya HTML’nin okunmuş hali olarak alma


Aşağıda göreceğiniz fonksiyon kendisine gelen parametreye bağlanarak içerğini okur ve çalıştığı dökümanın güncellenmesini gerektirmeksizin (Zaten Ajax ile uğraştığımıza göre amaç bu) içeriğini ekrana yazar.

index.html dosyası:——————————

<!DOCTYPE html PUBLIC “-//W3C//DTD XHTML 1.0 Strict//EN”
http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-strict.dtd”&gt;
<html>
<head>
<title>Suat ATAN Ajax Dersleri</title>
<script type=”text/javascript” src=”ajax.js”></script>

</head>
<body>

<p>
<a href=”http://checkip.dyndns.org/” onclick=”grabFile(this.href); return false;”> IP Sorgula</a>

</p>

<div id=”hedef”></div>
</body>
</html>

ajax.js dosyası:——————————————-

// JavaScript Document Suat ATAN. suatatan.com _ajax_libraries
function getHTTPObject() {
var xhr = false;
if (window.XMLHttpRequest) {
xhr = new XMLHttpRequest();
} else if (window.ActiveXObject) {
try {
xhr = new ActiveXObject(“Msxml2.XMLHTTP”);
} catch(e) {
try {
xhr = new ActiveXObject(“Microsoft.XMLHTTP”);
} catch(e) {
xhr = false;
}
}
}
return xhr;
}

function grabFile(file) {
var istek = getHTTPObject();//obje olusturuldu
if (istek) { //istek gerceklestiridli
istek.onreadystatechange = function() {

//durum degistigi zaman sonucu goster
displayResponse(istek); //istek sonucugun goster
};
istek.open(“GET”, file, true); //veri al
istek.send(null);//bos gonder
}
}

function displayResponse(istek) {
if (istek.readyState == 4) { //sonuc tam dondyse
if (istek.status == 200 || istek.status == 304) { //hata yoksa

var gelen_deger=istek.responseText;
var ana_tag=document.getElementById(“hedef”);

var yeni_icerik=document.createTextNode(gelen_deger);
ana_tag.appendChild(yeni_icerik);

}
}
}

bu durumda index.html’  “<a href= ” ibaresindeki http://www.checkip.dynds.org adresine bağlanan site bu sitenin html kodlarını createTextNode(gelen_deger); metodu ile ekrana yazar.  Metot ilginç bir şekilde yeni oluşturulan değeri işlemeden ekrana basar.

aynı ajax.js kodlarını aşağıdaki gibi değiştirince ise:
// JavaScript Document Suat ATAN. suatatan.com _ajax_libraries
function getHTTPObject() {
var xhr = false;
if (window.XMLHttpRequest) {
xhr = new XMLHttpRequest();
} else if (window.ActiveXObject) {
try {
xhr = new ActiveXObject(“Msxml2.XMLHTTP”);
} catch(e) {
try {
xhr = new ActiveXObject(“Microsoft.XMLHTTP”);
} catch(e) {
xhr = false;
}
}
}
return xhr;
}

function grabFile(file) {
var istek = getHTTPObject();//obje olusturuldu
if (istek) { //istek gerceklestiridli
istek.onreadystatechange = function() {

//durum degistigi zaman sonucu goster
displayResponse(istek); //istek sonucugun goster
};
istek.open(“GET”, file, true); //veri al
istek.send(null);//bos gonder
}
}

function displayResponse(istek) {
if (istek.readyState == 4) { //sonuc tam dondyse
if (istek.status == 200 || istek.status == 304) { //hata yoksa

var gelen_deger=istek.responseText;
var ana_tag=document.getElementById(“hedef”);
var yeni_tag=document.createElement(“p”);
ana_tag.appendChild(yeni_tag);
yeni_tag.innerHTML=gelen_deger

//Geri zekalı forum manyaklarınca bu içeriklerin de eni sonu kopyalanacağını biliyorum ancak onlar //da bilsinler ki bu metnin her satırı emekle yazıldı. Kopyala yapıştır ile değil. (Suat ATAN)
}
}
}

http://checkip.dyndsn.org sitesine bağlanan index.html dosyası veriyi HTML olarak değil işlenmiş olarak basar.

Burada fark şundan olur. Normal şartlarda AJAX ile hangi dosya çekilirse o dosyanın olduğu gibi çekilmesi sağlanır. innerHTML metodu ise çekilen HTML verisini işler.

Ajax ile çekilecek verilerin XML veya JSON olarak da çekme yöntemleri vardır.  Ancak HTML olarak veri çekmek ve özellikle de innerHTML metodu çok basittir ancak Mozilla Firefox’ta sorunlu olmaktadır. Bu durumu innerHTML’nin W3C konsorsiyumunca onaylan bir özellik olmamasına bağlıyorum.

Blogged with the Flock Browser
Reklamlar

AJAX ile veri çekerken veriyi salt veya HTML’nin okunmuş hali olarak alma


Aşağıda göreceğiniz fonksiyon kendisine gelen parametreye bağlanarak içerğini okur ve çalıştığı dökümanın güncellenmesini gerektirmeksizin (Zaten Ajax ile uğraştığımıza göre amaç bu) içeriğini ekrana yazar.

index.html dosyası:——————————

/span>
http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-strict.dtd”&gt;


Suat ATAN Ajax Dersleri
http://ajax.js



http://checkip.dyndns.org/“ onclick=”grabFile(this.href); return false;“> IP Sorgula




ajax.js dosyası:——————————————-

// JavaScript Document Suat ATAN. suatatan.com _ajax_libraries
function getHTTPObject() {
var xhr = false;
if (window.XMLHttpRequest) {
xhr = new XMLHttpRequest();
} else if (window.ActiveXObject) {
try {
xhr = new ActiveXObject("Msxml2.XMLHTTP”);
} catch(e) {
try {
xhr = new ActiveXObject(“Microsoft.XMLHTTP”);
} catch(e) {
xhr = false;
}
}
}
return xhr;
}

function grabFile(file) {
var istek = getHTTPObject();//obje olusturuldu
if (istek) { //istek gerceklestiridli
istek.onreadystatechange = function() {

//durum degistigi zaman sonucu goster
displayResponse(istek); //istek sonucugun goster
};
istek.open(“GET”, file, true); //veri al
istek.send(null);//bos gonder
}
}

function displayResponse(istek) {
if (istek.readyState == 4) { //sonuc tam dondyse
if (istek.status == 200 || istek.status == 304) { //hata yoksa

var gelen_deger=istek.responseText;
var ana_tag=document.getElementById(“hedef”);

var yeni_icerik=document.createTextNode(gelen_deger);
ana_tag.appendChild(yeni_icerik);

}
}
}

bu durumda index.html’  “createTextNode(gelen_deger); metodu ile ekrana yazar.  Metot ilginç bir şekilde yeni oluşturulan değeri işlemeden ekrana basar.

aynı ajax.js kodlarını aşağıdaki gibi değiştirince ise:
// JavaScript Document Suat ATAN. suatatan.com _ajax_libraries
function getHTTPObject() {
var xhr = false;
if (window.XMLHttpRequest) {
xhr = new XMLHttpRequest();
} else if (window.ActiveXObject) {
try {
xhr = new ActiveXObject("Msxml2.XMLHTTP”);
} catch(e) {
try {
xhr = new ActiveXObject(“Microsoft.XMLHTTP”);
} catch(e) {
xhr = false;
}
}
}
return xhr;
}

function grabFile(file) {
var istek = getHTTPObject();//obje olusturuldu
if (istek) { //istek gerceklestiridli
istek.onreadystatechange = function() {

//durum degistigi zaman sonucu goster
displayResponse(istek); //istek sonucugun goster
};
istek.open(“GET”, file, true); //veri al
istek.send(null);//bos gonder
}
}

function displayResponse(istek) {
if (istek.readyState == 4) { //sonuc tam dondyse
if (istek.status == 200 || istek.status == 304) { //hata yoksa

var gelen_deger=istek.responseText;
var ana_tag=document.getElementById(“hedef”);
var yeni_tag=document.createElement(“p”);
ana_tag.appendChild(yeni_tag);
yeni_tag.innerHTML=gelen_deger

//Geri zekalı forum manyaklarınca bu içeriklerin de eni sonu kopyalanacağını biliyorum ancak onlar //da bilsinler ki bu metnin her satırı emekle yazıldı. Kopyala yapıştır ile değil. (Suat ATAN)
}
}
}

http://checkip.dyndsn.org sitesine bağlanan index.html dosyası veriyi HTML olarak değil işlenmiş olarak basar.

Burada fark şundan olur. Normal şartlarda AJAX ile hangi dosya çekilirse o dosyanın olduğu gibi çekilmesi sağlanır. innerHTML metodu ise çekilen HTML verisini işler.

Ajax ile çekilecek verilerin XML veya JSON olarak da çekme yöntemleri vardır.  Ancak HTML olarak veri çekmek ve özellikle de innerHTML metodu çok basittir ancak Mozilla Firefox’ta sorunlu olmaktadır. Bu durumu innerHTML’nin W3C konsorsiyumunca onaylan bir özellik olmamasına bağlıyorum.

FLOCK: SANAL SOSYALLİK TARAYICILARA KADAR İNDİ


https://i1.wp.com/www.advesti.ru/img/1132780533_mozilla.jpg logo.gif

Bir zamanlar yüzyüze görüşürdük, yazılı iletişim kendi başına ağır başlı bir iş olarak sadece mektuplar, telgraflar ve en fazla fakslarla yapılırdı. Sonra cep telefonları girdi hayatımıza, SMS’e alışır olduk. Bayram’da seyran SMS’le paylaştık yaşamı. Derken Internet girdi, mail hastalığına yakalandık. Ne bulsak paylaşttık, nasılsa sınır yok diye. Öyle bir an geldi ki altalta gelen her maili okumamız ömrümüzden daha fazla zaman alacak hale geldi. Sonra anlatmaya bile gerek kalmadı, MSN…
Ve sonra “Social Networking” kavramı çıktı, adam çıkıp sistemini oturtuyor, binlerce insan birbirini o sayfa üzerinden buluyor, fotoğrafınların videolarını, saçmasapan işlerini paylaşıyor, diğer insanlar “AAA filanca şöyle yapmış, filanca böyle giymiş diyorlar”. Bazıları bir sapıklık aracı olarak da kullanıyor bu sayfaları… Sonunda sitenin sahibi ekmeğini çıkarıyor (Milyon dolarlar).
En sonda iş alanında da gelişen “social networking” kavramı ile insanlar iyi bir iş yaptı ve ticari ve kapalı kaynak kodlu Internet Exlplorer’e karşı, Mozilla Firefox diye bir tarayıcı yaptılar. Tek kuruş almadan… Mozilla internetle güçlenen sosyal “iş” ağlarının birbirni tanımayan milyonların emeğinin nasıl organize olabildiğini gösteriyor.
Gelelim bizim “sosyal çılgınlığa”: Sağolsun iş ağları bu sosyal çılgınlığı farketmiş ki mozilla çekirdeği üzerinden Flock Adlı bir web tarayıcı üretmişler. Neye mi yarıyor, neye yaramıyor ki?
Facebook gibi sosyal ağ sitelerinden, blogunuza sizi dijital ortamda sosyalleştiren (aslında gerçek hayatta asosyalleşiyorsunuz) her şeyi tarayıcınız üzerinden bir kaç tıkla gerçekleştirmenizi sağlıyor, mesela sevdiğiniz bir resmi sürükle bırak yaparak facebooktaki dostlarınızla paylaşabiliyor, dostlarınızın bu siteler üzerindeki mesajlarına ulaşabiliyorsunuz.

Bu işin sonu ne?
“Ağzımda naneli sakız, elimde kumanda, yanımda tükettiğim cips, kola ve üzerimde düşük bel bluejean ve baskılı tişört, bir elimde de cep telefonu, önümde laptop…” gençliğinin daha uzun süre gerek ticari gerekse gönüllü işler için hedef kitle olarak kalmaya devam edeceği kesin.
Ancak sonrası görünmüyor… Kanaatimce bu gençler sonunda, “yüksek ses dejenerasyonu” dediğim ortamları ve sanallığı terketip kahvelere dönecek ve çay yudumlarken sohbet etmeyi yeniden keşfedecekler.
Aksi takdirde kendi başına bir sosyal eylem olan “cinselliğin” bile sanal ortamda gerçekleştirilmesi (ki zaten gerçekleştiriliyor da) kaçınılmaz. Ancak maalesef “sanal döllenme şimdilik imkansız”.

Flock’un sitesine gitmek için burayı tıklayın: http://flock.com/ (Çok şükür henüz Türkçesi yok)

Suat ATAN (02 Kasım Pazar-Gürpınar)

Blogged with the Flock Browser

Tags: , ,

FLOCK: SANAL SOSYALLİK TARAYICILARA KADAR İNDİ


https://i1.wp.com/www.advesti.ru/img/1132780533_mozilla.jpglogo.gif

Bir zamanlar yüzyüze görüşürdük, yazılı iletişim kendi başına ağır başlı bir iş olarak sadece mektuplar, telgraflar ve en fazla fakslarla yapılırdı. Sonra cep telefonları girdi hayatımıza, SMS’e alışır olduk. Bayram’da seyran SMS’le paylaştık yaşamı. Derken Internet girdi, mail hastalığına yakalandık. Ne bulsak paylaşttık, nasılsa sınır yok diye. Öyle bir an geldi ki altalta gelen her maili okumamız ömrümüzden daha fazla zaman alacak hale geldi. Sonra anlatmaya bile gerek kalmadı, MSN…
Ve sonra “Social Networking” kavramı çıktı, adam çıkıp sistemini oturtuyor, binlerce insan birbirini o sayfa üzerinden buluyor, fotoğrafınların videolarını, saçmasapan işlerini paylaşıyor, diğer insanlar “AAA filanca şöyle yapmış, filanca böyle giymiş diyorlar”. Bazıları bir sapıklık aracı olarak da kullanıyor bu sayfaları… Sonunda sitenin sahibi ekmeğini çıkarıyor (Milyon dolarlar).
En sonda iş alanında da gelişen “social networking” kavramı ile insanlar iyi bir iş yaptı ve ticari ve kapalı kaynak kodlu Internet Exlplorer’e karşı, Mozilla Firefox diye bir tarayıcı yaptılar. Tek kuruş almadan… Mozilla internetle güçlenen sosyal “iş” ağlarının birbirni tanımayan milyonların emeğinin nasıl organize olabildiğini gösteriyor.
Gelelim bizim “sosyal çılgınlığa”: Sağolsun iş ağları bu sosyal çılgınlığı farketmiş ki mozilla çekirdeği üzerinden Flock Adlı bir web tarayıcı üretmişler. Neye mi yarıyor, neye yaramıyor ki?
Facebook gibi sosyal ağ sitelerinden, blogunuza sizi dijital ortamda sosyalleştiren (aslında gerçek hayatta asosyalleşiyorsunuz) her şeyi tarayıcınız üzerinden bir kaç tıkla gerçekleştirmenizi sağlıyor, mesela sevdiğiniz bir resmi sürükle bırak yaparak facebooktaki dostlarınızla paylaşabiliyor, dostlarınızın bu siteler üzerindeki mesajlarına ulaşabiliyorsunuz.

Bu işin sonu ne?
“Ağzımda naneli sakız, elimde kumanda, yanımda tükettiğim cips, kola ve üzerimde düşük bel bluejean ve baskılı tişört, bir elimde de cep telefonu, önümde laptop…” gençliğinin daha uzun süre gerek ticari gerekse gönüllü işler için hedef kitle olarak kalmaya devam edeceği kesin.
Ancak sonrası görünmüyor… Kanaatimce bu gençler sonunda, “yüksek ses dejenerasyonu” dediğim ortamları ve sanallığı terketip kahvelere dönecek ve çay yudumlarken sohbet etmeyi yeniden keşfedecekler.
Aksi takdirde kendi başına bir sosyal eylem olan “cinselliğin” bile sanal ortamda gerçekleştirilmesi (ki zaten gerçekleştiriliyor da) kaçınılmaz. Ancak maalesef “sanal döllenme şimdilik imkansız”.

Flock’un sitesine gitmek için burayı tıklayın: http://flock.com/ (Çok şükür henüz Türkçesi yok)

Suat ATAN (02 Kasım Pazar-Gürpınar)

Blogged with the Flock Browser

Tags: , ,

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑