Telekulaktan korunma yolları ve Sükut Felsefesi

29 05 2008

Öncelikle Telekulak vakalarının özellikle de son zamanlarda hangi noktaya ulaştığını Radikal Gazetesinin 29 Mayıs 2008 tarihli internet sürümünde Deniz Zeyrek’e ait yazıdan öğrenelim;

* Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yakın ekibinde olduğu bilinen dönemin Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Reha Taşkesen, Büyükanıt’ın göreve başladığı 30 Ağustos 2006 tarihinden bir ay önce sürpriz bir şekilde istifa etmişti. Taşkesen’in telefonlarının dinlendiği ve evlilik dışı ilişkisi ile yaptığı görüşme kayıtlarının komuta kademesine ulaştırıldığı için istifa ettiği ortaya çıktı.
* Hükümetle yıldızı hiç barışmayan Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’e ait olduğu ileri sürülen ve özel bir sohbet sırısanda söylendiği sanılan hükümetin ağır bir dille eleştirildiği konuşmalar Youtube.com’da yayınlandı.

* Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Sistemler (Elektronik istihbarat bölümü) Komutanı Tuğgeneral Münir Erten’e ait olduğu ileri sürülen bir ses kaydı da 19 Şubat’ta İsveç’ten Youtube’a yüklendi. Ses kaydında TSK’nın operasyonlarda az sayıda PKK’lıyı öldürdüğü iddia edilip, kara operasyonunun 20-22 Şubat arasında yapılacağı belirtiliyordu. Operasyon kaydın yayınlanmasından iki gün sonra, söylendiği gibi 21 Şubat’ta başlamıştı.

* Fethullah Gülen’in cezalandırılması konusundaki ısrarlı tutumuyla dikkatleri çeken Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi savcılarından Salim Demirci’ye ait olduğu iddia edilen ses kayıtları, 16 Mart 2008′de YouTube.com’da yayınlandı. Kayıtta Başbakan Erdoğan’ın “Türkiyelilik” çıkışı eleştiriliyor, dönemin Diyarbakır Valisi Efkan Ala ağır sözlerle eleştiriyordu.
* Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Öğretim Komutanı Tümamiral Kadir Sağdıç’a ait olduğu ileri sürülen ses kaydı da 9 Mart’ta Youtube.com’da yayınlandı. Sesin sahibi, ordunun demoklesin kılıcı gibi hükümetin üstünde olduğunu söylüyordu.

* Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Mayıs başında AKP kapatma davasından sonra izlenmeye başlandığını açıklamış, yemek için Ankara Tenis Klubü’ne giderken kendisini izlediğinden şüphelendiği araç “ortam dinlemesi de yapabilen” bir polis aracı çıkmıştı. 

Şimdi anlaşılacağı üzere artık telekulağa takılmayan/takılma ihtimali olmayan kimse kalmamış gibi. Denizaşırı dinlenme ihtimalini saymamama rağmen;

Bu tür vakaları okuyunca aklıma gelen ilk husus; bazılarının anlattığı “seslerin evrende hiç bir zaman kaybolmadığı” hadisesidir. Ne konuşursak konuşalım evrende bu sesler ilerlemeye devam ediyor…
Tüyleri ürperten ise bu seslerin mistik olarak kişinin sicili gibi var olmaya devam etmesi.
İkinci husus ise;  Semavi dinlerin ve İslami kaynakların da çoğunda; az konuşmak, düşünerek konuşmak üzerine artık “sükut felsefesi” olarak nitelendirilecek bir literatürün var olması. Bu anlamda İmam-ı Gazali’nin İhya-ı Ulum’ud Din adlı eserinde geçen aşağıdaki hadis ve anekdotlar dikkate değerdir;

“Mü’minin lisanı kalbinin ötesindedir. Bir şey söyleyeceği zaman önce onu düüşünür ve sonra konuşur. Münafık bunun aksine, kalbi dilinin ötesindedir. Bir şey söyleyeceği zaman düşünmeden söyler”

 (Haraîti, “Mekarim-i Ahlak adlı kitabında Hasan Basri’den rivayet edilen hadis)

Hakeza:
Hasan- Basri’nin anlattığı olay;

Bir gün Muaviye adamları ile konuşuyor herkes bir şeyler söyleyip duruyordu. Yanlız bunların arasında duran Ahnef bin Kays süküt edip dinliyordu. Bunun farkına varan Muaviye; ”Ya Eba Bahr; neden sen hiç konuşmuyorsun?” diye sordu. Bunun  üzerine Ahnef; 
“Yalan konuşursam Allah’tan, doğru konuşursam senden korktuğum için konuşmuyorum” dedi.

Yine bunun gibi;
Hz. Ebubekir’in konuşmamak için ağzında çakıl taşı sakaldığıve zaman zaman eli ile dilini göstererek; “Tüm felaketler bundan başıma geldi” dediği rivayet edilir.

Yahudi Dini literatüründe de sükutun önemine dair bir çok anekdot vardır;

Pirke Avot’ta (1.5):

 ……Boş yere konuşma.

 Dikkat etmeden konuşan

Ve sözcükleri özensiz kullanan

Yüzeysel konuşur,

İyi dinlemez,

Kötü öğüt verir

Ve kolaylıkla dedikodu yapar.

Böyle bir dikkatsizlik zarara yol açar,

Hem sana, hem de başkalarına utanç verir.

Pirke Avot (3.9)’da ise;

….. Sessiz olun ve bilin.

Her şeyi sessizlikle kucaklayın.

diyor.

Şu an metni yanımda olmayan Zebur’da bile sükut felsefesi ile önerilere rastladım.

Bu kadar metnin üzerine ve sükut felsefesi derinlemesine okununca telekulaktan korunmak için güzel bir metot akla geliyor;

“Her an dinleniyormuş hissiyle (endişesi değil) yaşamak”

 Ya da:  “sonradan pişman oluncak hiç bir sözü en özel sohbetlerde bile söylememek”

Böylelikle artık telekulaklar sizi dinliyor olsa bile sizinle ilgili bir koz elde edemeyecektir. Elbette herkesin “tehlikeli fikirleri” vardır. Bunları söylemek yerine yazmanın daha az riskli olduğu kanaatindeyim. Nasılsa artık düşünce suçları yazılar üzerinden değil söylenen sözler üzerinden işleniyor neredeyse…
Yazımı babamın kadim dostu Selim Amca (Selim Başar)’ın kulağıma küpe ettiğim bir sözü ile bitiriyorum. Ben çok küçükken demişti bana;

“Suat, söylediğin her sözün bir gün önüne çıkacağını hiç bir zaman unutma…”

 

 





Ekonomik Performans Göstergelerini inceleyelim

19 05 2008

Ekonomik performans ile ilgili yaptığım bir okuma üzerine yaptığım araştırmalardan değerli okurlarım için aşağıdaki verileri derledim;

Bir ülke için, ekonomik performans denilince ilk akla gelen konular;

  1. Reel Gelirin Yıllık Büyüme Oranı
  2. Enflasyon oranı
  3. İşsizlik oranı
  4. Ödeme bilançosunun durumudur. *1

Bu kavramlardan bazılarını açıklayalım:

Ödemeler Bilançosu:

Ödemeler bilançosu ana ülkede yerleşik gerçek kişi, işletme veya kurumların yabancı ülkelerle yürüttükleri ekonomik işlemlerin sistematik olarak tutulan kayıtlarıdır. Başka bir ifadeyle bir ülkenin belirli bir dönemde dış alemden sağladığı gelirlerle, dış aleme yaptığı ödemelerin (kaçakçılık niteliğinde olmayan döviz gelirlerinin ve döviz harcamalarının) yer aldığı bir tablodur.

Uluslararası ekonomik işlemlerin içine mal ve hizmetlerle birlikte üretim faktörleri üzerindeki işlemler de girer. Buna göre, sınır ötesi mal ve hizmet ticareti veya üretimi, ülkeler arası kısa ve uzun süreli mali sermaye ve dolaysız sermaye yatırımları, uluslar arası işgücü hareketleri ile teknoloji transferleri de bu tanımın kapsamına girer.

Uluslararası işlemlerin sonucunda ülkeye ya da ülkeden dışarıya ödeme akımları gerçekleşir. Ancak bazı ekonomik işlemler ödemeler bilançosuna kaydedilmekle birlikte herhangi bir ödeme akımı doğurmazlar. Örnek olarak malın mal ile değişimine dayalı ticaret (takas veya kliring); yatırım malı, teknoloji yönetim bilgisi şeklindeki yabancı sermaye, bağış veya hibe şeklindeki karşılıksız transferler verilebilir.*2

İşsizlik Oranı:

Aktif nüfusun (15 – 65 yaş arası nüfus) işsiz olan ve iş arayan bölümünün toğplam aktif nüfusa oranı. *3
İşsizlik oranının yıllara göre dağılımı aşağıdaki tablodan incelenebilir (Kaynak: DIE)

İçerik Tarih Değer Birimi
İşsizlik Oranı Nisan 2007 9,8 %
İşsizlik Oranı Mayıs 2007 8,9 %
İşsizlik Oranı Haziran 2007 8,8 %
İşsizlik Oranı Temmuz 2007 8,8 %
İşsizlik Oranı Ağustos 2007 9,2 %
İşsizlik Oranı Eylül 2007 9,3 %
İşsizlik Oranı Ekim 2007 9,7 %
İşsizlik Oranı Kasım 2007 10,1 %
İşsizlik Oranı 2007 Yıllık 9,9 %
İşsizlik Oranı Aralık 2007 10,6 %
İşsizlik Oranı Ocak 2008 11,3 %
İşsizlik Oranı Şubat 2008 11,6 %

Reel Gelir:
Bir gelirin belirli bir dönemdeki satınalma gücüdür. Gelirin itibari(nominal) değerinin fiyat endeksine bölünmesi sonucu bulunur. Örneğin ayda 1000 YTL kazanıyorsunuz, itibari gelir 1000 YTL iken, reel geliriniz 1000 YTL’nin söz konusu dönemdeki satınalma gücüdür ki bu artabilir ve azalabilir.

Enflasyon Oranı:

Enflasyon oranı, fiyatlar genel düzeyinde belirli bir zaman diliminde meydana gelen
değişme oranıdır. Sözkonusu oran ülke genelindeki fiyat artışlarının ölçüsü olarak kullanılan
fiyat endekslerinden yararlanarak bulunmaktadır. Enflasyon oranı yahut fiyatlar genel
düzeyindeki değişim oranının ölçüsü olarak Tüketici Fiyatları Endeksi ve Üretici Fiyatları
Endeksi değişim oranları kullanılmaktadır. *4

Ülkemizle ilgili enflasyon verilerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.yaklasim.com.tr/malibilgiler/pratikbilgiler/maddeler/038.htm

İKTİBASLAR

*1: İktisat Teorisi; Anadolu Üniversitesi yayınları

*2: Ekonomi Name Sitesi http://www.ekonomi.name/kavramlar/odemeler-bilancosu.html

*3: Mahfi Eğilmez Kişisel Web Sayfası http://www.mahfiegilmez.nom.tr/kose_sozluk.htm

*4: DIE





Fiyat Endeksleri ne demektir? Fiyat Endeksleri Nasıl Kullanılır?

19 05 2008

İktisada ve gazetelerin ekonomi sayfalarını derinlemesine okumaya meraklı olan herkesin kafasına takılan birtakım kavramlar vardır. Bu kavramlar devletin ekonomi politikalarını ve sonuçlarını yorumlamada olmazsa olmaz kavramlardır. Aşağıda DIE’nin hazırlamış olduğu dosyada çok ilgi duyulacağını düşündüğüm notlar mevcut.
Herkese yararlı olacağına inanıyorum.

fiyatendeksleri.pdf





İşte size organik tarım

18 05 2008

19 Mayıs 2008 tatilinin Pazartesiye denk gelerek 3 günlük tatil yarattığı bu şanslı bahar günlerinde tatilimin ilk iki gününü bostanımla uğraşarak geçirdim. Vücudumdaki statik elektriğin topraklana topraklana vücüdumun işlemesine lazım olan kısmının bile kalmamasını sağlayacak kadar toprakla temas halinde oldum ki artık kendimi iyiden iyiye çitfti ya da bizim buraların deyimi ile “pale” (ırgat) olarak görmeye başladım. Soğan, Patates, Biber, Salatalık, Domtaes, Patlıcan, Fasülye, Roka, Turp ve Havuç ekerek bu yılın rızkını çıkarmaya uğraştım. Toplam 25 YTL kadar bir harcama ile yaz boyu sebzeye para vermeyceğim. Üstelilk hormonsuz, doğal ve hatta organik…

Diktiğim fidelerin bir kısmı tüplü, diğer bir kısmı ise tüpsüz fide… Tüplü fideler ekilir ekilmez toprağa adapte olup güneşe boyun eğmezken, tüpsüz olanlar baygınlık geçiriyor. İnternette aşağıda sizlere paylaşacağım makalede de geçen yazıyı okuyunca bunun doğal bir durum olduğunu anladım. Dolayısıyla ilgililenen arkadaşlara tüplü fide satın almalarını öneriririm. Ben tamamını 300 YTL/adet’e aldım.

Yaşadığım şehir olan Van’da mayıs ayı bizim klasik pazarlarımızda (yani markaların olmadığı pazarda) fideler tohumlar, köylerden gelen dağ mantarları, ayran aşı ve peynir içinde kullanılan sirmo (yabani sarmısak), kereng (Türkçe’si yok), Heliz (Türkçesi yok), Mendê (Türkçe’si yok) gibi otlar, çiçek tohumları ve bunları daha ucuza almak için esnafın ciğerini eriten köylüleri görürsünüz. Bu metropollerde parasıyla bile yaşanması imkansız zevklerdendir.

Sebzelerim nasip olurda tutarsa yine sitemden yayınlayacak, isteyenlere göndereceğim:)

İşte bahsettiğim makale; (bu makale birden çok sitede olduğundan gerçek kaynağını bulamadım ancak ben cinarziraat.com  sitesinden aldım):

SEBZE FİDESİ YETİŞTİRİCİLİĞİ

Sebze üretimine başlarken iyi bir tohum ve bundan elde edilecek iyi kaliteli bir fide gerekmektedir. Kaliteli fide ile üretime başlamak hem verimi artıracak hem de kaliteli ürün elde etmemizi sağlayacaktır.

Bu dersimizde ise fide ile üretimi yapılan tüm sebze türlerinin fidelerinin nasıl yetiştirildiğini, nerelerde üretim yapıldığını ve fidelerin tarlaya nasıl dikileceğini öğreneceğiz.

Bu önemli konuyu gelin birlikte inceleyelim.

HANGİ SEBZELERİN FİDESİ YETIŞTİRİLMEZ?

Sebze türleri yetiştirme şekillerine göre birbirlerinden farklılıklar gösterirler. Soğuk ve sıcağa karşı hassas olmayan sebzelerin tohumları direk olarak tarlaya ekilir. Bu sebze türleri havuç, maydanoz, ıspanak ve bezelyedir. Diğer bir grup sebzeler ancak iklim koşulları elverişli olduğu anda direk tohum ekimi ile yetiştirilirler. Bu sebzeler soğan, fasulye, bakla, hıyar, kavun, karpuz, turp gibi sebzelerdir. Bu sebzelerin fidelerinin yetiştirilerek tarlaya dikilmesi çoğu kez masrafı kurtarmaz. Bu sebzelerde tarlaya direk tohum ekimi önem kazanır.

FİDE İLE ÜRETİLEN SEBZELER ŞUNLARDIR:

Vegetasyon devresi uzun sebzelerin fidelerinin yastıklarda yetiştirilmesi ile bitkilerin vegetasyon devreleri uzatılmış ve pazara bu sebzelerin para getirdiği erken devrede ürün çıkarılmış olur. Domates, biber, patlıcan, pırasa, lahana, karnabahar, kereviz fide ile üretimi yapılan sebzeler grubundadır. Ancak vegetasyon devresi uzun olan bu sebzelerin tohumları sanayi için yetiştirildiğinde tarlaya direk olarak ekilebilirler. Domates, kırmızı biber yetiştiriciliğinde olduğu gibi.

Şekil 1. Yastıkta biber fidesi üretimi.

YASTIK NEDİR?

Sebze fidelerinin yetiştirildikleri özel yerlere yastık adı verilmektedir. Tarlada fide ile yetiştirilen ürünlerde başarılı bir tarım ancak sağlıklı, iyi bir kök sistemine sahip, pişkin fide ile mümkündür. Bu nedenle fide yetiştirme tekniğinin çok iyi bilinmesi gereklidir.

YASTIK ÇEŞİTLERI DE VARDIR

Yastıklar ısıtma şekillerine göre; sıcak, ılık ve soğuk yastıklar olarak sınıflandırılırlar. Sebze fideleri bu yastıklarda yetiştirilir. Bu fide yetiştirme yerlerine plastik seralarda eklenebilir. Sıcak yastıklarda domates, biber, patlıcan fideleri yetiştirilir. Ilık yastıklar bu sebzelerin şaşırtılma işleminde kullanılır. Soğuk yastıklarda ise; Iahana, karnabahar, pırasa, salata, marul ve kereviz fideleri yetiştirilir.

YASTIKLARI HANGİ YÖNDE KIIRALIM

Yastıklar kuzey kısımları kapalı, bölgenin hakim soğuk rüzgarlarına karşı korunmuş, güney veya güneybatıya hafif meyilli kurulmalıdır. Basit bir yastığın uzunluğu 3-5-10 m, genişliği ise 1.20 m dir. Kuzey duvarı güney duvarından 15-20 cm daha yüksektir. Böylece üstlerine örtülen camların ufukla yaptıkları açı 20-25° olup güneş ışınlarından en fazla yararlanılmış olur.

SICAK YASTIK HAZIRLAYALIM

Yazlık sebze fidelerinin yetiştirildiği sıcak yastıklar, taze at gübresi dediğimiz organik materyalle, kaloriferle, elektrikle veya doğal güneş enerjisi ile ısıtılırlar. Taze at gübresi ile hazırlanan bir sıcak yastıkta her 15 cm de bir üzeri bastırılmak suretiyle 60 cm kalınlığa ulaşıncaya kadar taze at gübresi konur.

TAZE AT GÜBRESİ KIZIŞMAYI SAĞLAR

Kızışmanın iyi olması için gerekirse süzgeçli kovalarla sulamada yapılır. Kızışma nedeniyle ilk gün yastıktaki sıcaklık 80°C ye kadar ulaşabilir. Bir hafta sonra yastığın sıcaklığı normal ekim sıcaklığına ulaşır. Taze at gübresi temin etme olanağımız yoksa bu 60 cm lik kısım toprak ile doldurulur ve her yıl bellenerek kabartılır.

HARÇ NASIL HAZIRLANIR?

Bu 60 cm lik taze at gübresi veya toprak tabakasının üzerine 10 cm kalınlığında bir harç tabakası konur. Yastıklarda kullanılan harçlar değişik oranlarda hazırlanabilir. Genellikle 1/3 elenmiş eski gübre 1/3 elenmiş toprak, 1/3 ince dere kumundan hazırlanmış bir karışım olabildiği gibi, yarısı elenmiş yanmış gübre, 1/4 ü elenmiş toprak ve 1/4′ü de dere kumu veya kum miktarının yarısı torf ile tamamlanabilir.

HARÇ ILAÇLANIR

Kullanılan harcın mutlak suretle sterilize edilmesi gerekir. Aksi taktirde yastıkta üretilen narin fide boğazlarında nem ve sıcaklığın yardımıyla gelişen mikroorganizmalar fidelerin çürümesine neden olmaktadır. Yapılan sterilizasyon sayesinde topraktaki zararlı mantarlar, bakteriler ve hatta yabancı ot tohumları ile böceklerde yok edilir. Sterilizasyon kimyevi maddelerle örneğin Metil Bromid, Formaldehit veya buharlama ile yapılabilir. Harcın konulması ile yastığın doldurulma işlemi tamamlanmış olur.

SAKSI VEYA TÜP IÇINDE DE FİDE YETİŞTIRİLİR

Yastıklarda konan harca tohum ekildiği gibi içinde fide harcı bulunan saksı veya tüp tabir ettiğimiz naylon torbalara da tohum ekmek ve bunları boş yastığa yerleştirmek suretiyle de fide yetiştirilebilir.

Şekil 2. Yastıkta tüplü fide (topraklı) üretimi.

TOHUM NE ZAMAN EKILIR?

Yastıklara tohum ekebilmek için harç sıcaklığının 20-30°C’ler arasında olması gerekir. Tohumlar 8-10-12 cm aralıklarla açılan çizgilere ekilirler ve tohumların üzeri 1 cm harç tabakası gelecek şekilde çizgilerin iki yandan kapatılması suretiyle örtülür. Tahta tokmaklarla hafifçe bastırılarak tohumların toprakla temasları sağlanır, arkasından ince süzgeçli kovalarla bolca sulanır ve camlar kapatılır.

ÇIMLENME SICAKLIKLARI FARKLIDIR

Sebzelerin çimlenme sıcaklıkları türlere, hatta çeşitlere göre farklılıklar göstermektedir. Örneğin karnabahar, lahana, Brüksel lahanasında çimlenme 5°C ye kadar düşük bir sıcaklıkta olabildiği gibi, patlıcanda 19°C nin, biberde 15°C nin, domateste ise 10- 12°C nin üstünde olmalıdır. Bazı sebzeler çok yüksek ve çok düşük sıcaklığa toleranslı değildir. Örneğin pırasa 21-24°C üstünde ve 7°C nin altında iyi çimlenme göstermez. Diğer sebzelerin iyi bir çimlenme için istedikleri toprak sıcaklığı sınırı Oldukça dardır. Örneğin kerevizde en iyi çimlenme 10-19°C ler arasındadır. Birçok baş salata çeşidinin tohumları toprak sıcaklığı 20°C nin üstünde olduğunda çimlenmezler. Kıvırcık baş salata çeşitleri ise 29°C de bile iyi çimlenirler.

FİDELİKTE BAKIM ÇOK ÖNEMLİDİR

Sebze türlerine göre tohumlar 7-15 gün içinde çimlenirler. Fidelerin iyi bir gelişme gösterebilmeleri için tohum ekiminden itibaren bakımlarına çok dikkat ve özen gösterilmesi gerekmektedir. Fidelikte yapılacak bakım işleri arasında zamanında ve yeteri kadar, hava koşullarına bağlı olarak sulama, yabani otların ayıklanması, havalandırma ile hastalık ve zararlılara karşı 10-15 günde bir Fungusit ve insektisitlerle ilaçlama gereklidir.

ŞAŞIRTMA FİDE KALİTESİNİ ARTIRIR

Fidelerde ilk hakiki yaprakların çıktığı devrelerde seyreltme yapılır ve kök boğazları sterilize edilmiş harçlarla doldurulur. Fidelerin 2-3 yapraklı oldukları devre şaşırtma için en uygun zamandır. Bu devreye çimlenmeden 10-14 gün sonra gelirler. Şaşırtma çağına gelmiş fideler ılık yastıklara, naylon torbalara şaşırtılabildiği gibi 1-3 cm ara ile seyreltilerek ve boğazları harç ile doldurulmak suretiyle yerlerinde de bırakılabilirler.

ALIŞTIRMA NEDIR?

Fidelerin yastıklardan alınmadan önce dış koşullara alıştırılmaları gerekir. Yetiştirilme yerlerinde ne kadar dikkat edilirse edilsin fideler normale nazaran narin yapılıdır. Az ışık, fazla sıcak ve nemle beraber sık dikim fidelerin birden dış şartlara alışmasını zorlaştırır. Fidelerin fazla sarsılmadan ve dış koşullara kolayca uyum sağlayabilmeleri amacıyla fidelikte dikimden 7-10 gün önceden başlayarak önce üstleri örtülmez, suları daha kısıtlı verilerek iyice pişkinleşmeleri sağlanır. Pişkinleştirme yapılırken fide düşük sıcaklıklara yavaş yavaş alıştırılır ve suyu kısıtlı verilerek fidenin kuvvetlendirilmesi sağlanır, ancak hiç bir zaman gelişmesi durdurulmaz, sadece düşük sıcaklık ve suyun azaltılmasıyla fidede gelişme yavaşlatılır.

FİDEYİ NASIL SÖKELIM?

Fideler ister topraklı, ister topraksız olsun yastıklar 1 akşam önceden iyice sulanarak ertesi gün fidelerin kolayca çıkması sağlanır. Fidelerin tarladaki yerlerine dikilmesi bulutlu ve serin günlerde yapılır.

Şekil 3. Ara işlemesi yapılmış patlıcan fideleri.

Şekil 4. Yastıkta dikime hazır domates fidelerinin görünümü.

TARLAYA NASIL DIKELIM?

Topraksız fideler dikim için dikkatlice yerlerinden sökülerek bir kasa içerisine yerleştirilmeli ve dikilene kadar gölge bir yerde korunmalıdır. Dikimi yapacak işçi elindeki plantuvarla (dikim kazığı) işaretlenen yerdeki çukuru açmalı ve fideyi kökleri mümkün mertebe aşağıya doğru sarkacak şekilde deliğe yerleştirmeli ve ikinci bir hareketle plantuvarı deliğin yanına bastırarak toprağı fideye doğru itmelidir. Bundan amaç genç fidenin köklerinin toprakla iyice temasını sağlamaktır. Dikim sırasında fidenin kök boğazının ezilmemesine özen göstermelidir.

TOPRAKLI FIDE DİKELİM

Topraklı veya saksılı fidelerin dikimi için çapa kullanılır. Bu fidelerin dikimi daha çok vakit alır. Fideyi dikecek işçi saksıyı veya torbayı ters çevirerek fidenin gövdesini işaret ve orta parmakları arasına alarak saksıya veya torbaya hafifçe vurmak suretiyle fideyi toprağıyla birlikte alır ve açılan çukura oturtur. Dikimde dikkat edilecek husus toprağın topraklı fideyi iyice sarması, boşluk kalmamasıdır.

Şekil 5. Tüpte yetiştirilmiş dikime hazır domates fideleri.

TOPRAKLI FİDE BAZI AVANTAJLARA SAHİPTİR

Tüplü fidelerde işçiliğin fazla, dikimin daha çok vakit almasına karşın, dikimden sonra topraksız fidelerde görülen baygınlaşma görülmez, tarla şartlarına uyma için sarsıntı geçirmezler, ve böylece ürüne yatmaları da daha erken olur. Topraklı fidelerin köklerinde zararlanma olmadığından hastalıklara yakalanma oranları da azalır. Topraksız fidelere dikimden hemen sonra, topraklı fidelere ise daha geç can suyu verilir.

CAN SUYU MUTLAKA VERİLİR

Köklerin toprakla iyice temas etmesi ve ilk gelişme devrelerinde çevrelerinde yeterince su bulabilmeleri bakımından can suyunun çok bol olarak verilmesi ve köklerin bulunduğu kısma kadar geçmesine özellikle dikkat edilmesi gerekir.

Fidelerin tarlaya taşınmasında fide kökünün topraklı olması ve kökünün topraktan çıkarma, taşıma ve dikme sırasında en az zarar görmesi verim üzerine büyük etki yapar.

TARLAMIZA NE KADAR FİDE DİKELİM

Pratikte belli bir alan için gerekli fide sayısı aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanır.

F = Alan .

Sıra arası mesafe(cm) x Sıra üzeri mesafe(cm)

Örneğin sıra arası 75 sıra üzeri 50 cm mesafe üzerinden dikilecek bir fide için dekara sarfedilecek fide miktarı:

F= 10.000.000

75×50

F= 2666 dır.