Google App Engine’yi duyurdu. (Google Babalığını gösterdi yine)

22 06 2009

Google webde yine babalığını gösterdi.

Java ve Python kodlayan (ben de dahil) bir sürü garibanın ücretsiz ya da uygun fiyata java hosting bulamaması, python hostinini ise rüyada görmesi Google’yi üzmüş ki sağolsun ücretsiz olarak Java ve Python desteği veriyor.

Siz de ister Java’da ister Pythonda programınızı yazıp programinizinadi.appspot.com adresi ile Google’nin desteği ile ücretsiz yayınlıyorsunuz.

Bu kerameti incelemek için burayı tıklayın

Google’nin bu hizmetini kullanmadan önce bir kaç hatırlatma var.

Java ile yazacağınız uygulamalarda Servlet ve JSP desteği var. Ancak daha iyi uygulamar için baba bir GWT desteği var (Google Web Toolkit denilen Java bilenlerin kolayca kullanabileceği bir kütüphane diyeyim)

Veritabanı kaşarlanmış PHP’cilerin iyi bildiği MySQL mantığından biraz farklı. (Ben de tam anlamadım inceliyorum)

Java ile uygulama yazacaksanız en iyisi bu hayratın sitesinde dendiği gibi Eclipsenin J2EE sürümünü (Ganymede olması azım) indirip sonra Goople App Engine pluginini Eclipse’ye kurmak. Neden mi? Uygulamayı aynen bilgisayarnızda test edip (mail alma gönderme dahil) sonra sağ tıklayıp upload diyerek googlenin size verdiği alanda yayınlayabiliyorsunuz.

Python ile uygulama yazacaksanız Java için Eclipse’deki rahatlık henüz yok. Google App Engine SDK’yi indirip biraz hammallık yapmalısınız. (Ama Python’un rahatlığı için buna değer)

Netbeans için GWT plugini ile Java’da bir şeyler yapayım derseniz var. Ama Eclipse’deki entegre durumu henüz sağlayamamışlar.

Ha bi de “ya nasıl şey bu GWT ve App Engine?” derseniz.  Galerisi var. Burayı tıklayarak hazırlanmış bu uygulamaların neye benzediğini inceleyebilirsiniz.

Mesela bir ağabeyimiz Müzik Albüm Bulutu diye bi uygulama yazmoş . İşte adresi:

http://musicartistcloud.appspot.com/cloudservlet





Open Office 3.1 yayınlandı

22 06 2009

Open Office 3.1 yayınlandı. Bir çok yeni özelliğin eklendiği ücretisiz ve “tek rakibim Microsoft Office” diyen bu güzel yazılımları indirmek için

burayı tıklayın. Sonra Turkish ibaresinin yanında işletim sisteminize uygun olan paketi indirip kurun.





Aynı anda birden fazla belgeyi tek programda düzenlemek. Tab devrimi Open Office ile mümkün

22 06 2009

Tab da nedir diyen çıkabilir. Şudur: Bir zamanlar Internet Explore ile 3 sayfaya aynı anda bakmak için her sayfa için ayrı bir ekran açık aşağıdaki araç çubuğundan değiştirmek gerekiyordu. Bu hamallığı Mozilla Firefox kaldırmıştı. Sonra Internet Explore 7 de bunu hemen kopyaladı.

Şimdi ise beklediğim ya da Yılmaz Erdoğan’ın vizontele filiminde dediği gibi “Şerefsizim aklıma gelmişti” dediğim bir husus var:

Aynı anda mesela 4 word dosyası ile tek word programı açıkken çalışmak mümkün mü?

El-Cevap: Elbette değil. Çünkü paralı yazılımlardan bu keramet beklenmez.

Ama Open Officenin muhtemelen böyle bir kerameti vardır.

Aradım buldum:

Open Office ile aynı anda isterseniz 10 dosyayı açıp çalışın. (Bazılarımız için büyük ihtiyaç)

Bu ise Open Office’nin özel bir eklentisi (plugin) ile mümkün. Bunu da  aradım buldum:

İşte adresi:

http://wiki.services.openoffice.org/wiki/Framework/WorkInProgress/Tabbed_Windows_Extension

Bu eklentiyi Open Office kurulu bilgisayarınızda çalıştırınaca kedini programa ekliyor. Sonra siz aynı program içinde birden fazla belgeyi düzenleyebiliyorsunuz.

Yanlız bu plugini yazan arkadaşlar ayıp etmişler . Bu plugin Open Office 3.0 versiyonuyla çalışmıyor. Çalışmamak bir yana programı dağıtıp bir daha çalışmaz hale getiriyor.

Eh yenisini merakla bekliyoruz.





TRT 6 FREKANSLARI

29 12 2008

KURDÎ

TRT 6  (Şeş’in uydu) frekansları:

Uydu: Türksat

Frekans 12.685 MHz,

Polarizasyon Yatay.

Sembol Oranı 30.000.

FEC 5/6 TRT 6

Kesinlikle izlenmesi gereken bu kanalın frekanslarını not edin. Meğer Kürtçe Konuşuşmak ne kadar tehlikesiz.





DOM erişimi ile Tarayıcı Tarafında Dinamik Olarak İçerik oluşturulması

21 12 2008

Bazı web sayfalarında görmüşsünüzdür belli bir yere tıkladığınızda anında arama çubuğu oluşuverir.  Bu işlem Javascript ile HTML dökümanının düğümlerine erişim ile olur. İşi yapan Javascriptteki createElement, appendChild ve removeChild metotlarıdır.

Aşağıda bu işlemi yapacak bir kod göreceksiniz:

<!DOCTYPE html PUBLIC “-//W3C//DTD XHTML 1.0 Transitional//EN” “http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-transitional.dtd”>
<html xmlns=”http://www.w3.org/1999/xhtml”>
<head>
<script type=”text/javascript”>

function arama_formu()
{

var formtag = document.createElement(’form’); // FORM TAGI OLUSTURULUYOR
var form_yazi=”ARAMA:”;
//formtag.innerHTML=form_yazi;
formtag.setAttribute(”name”,”form1″);
formtag.setAttribute(”method”,”GET”);
formtag.setAttribute(”target”,”_blank”);
formtag.setAttribute(”action”,”http://www.google.com.tr/search?site=&hl=tr”);
var inputtag=document.createElement(”input”);
inputtag.setAttribute(”type”,”text”);
inputtag.setAttribute(”id”,”q”);
inputtag.setAttribute(”name”,”q”);

var dugme=document.createElement(”input”);
dugme.setAttribute(”type”,”submit”);
dugme.setAttribute(”id”,”button”);
dugme.setAttribute(”name”,”button”);
dugme.setAttribute(”value”,”Ara”);

var fani=document.getElementById(”fani”);
var fanidugme=fani.firstChild;
fani.removeChild(fanidugme);

formtag.appendChild(inputtag);
formtag.appendChild(dugme);

document.getElementById(’apDiv1′).setAttribute(”class”,”tbar”);
document.getElementById(’apDiv1′).appendChild(formtag);

}
</script>
<meta http-equiv=”Content-Type” content=”text/html; charset=iso-8859-9″ />
<title>SUAT ATAN AJAX DERSLERİ</title>
<style type=”text/css”>
<!–
#apDiv1 {
position:absolute;
left:3px;
top:8px;
width:507px;
height:29px;
z-index:1;
}
#q{
background-color: #FFFF99;
}
–>
</style>
</head>

<body>
<div id=”apDiv1″></div>
<div id=”fani”>
<input type=”button” id=”dugme1″ value=”Ara” onclick=”arama_formu()” />
</div><!–Bu kodlar Suat ATAN tarafından kodlanmıştır.–></body>
</html>

Bu kodların çalışır hali için

http://suatatan.com/ajax/arge1/arama_formu_olustur.htm

Ancak bu kodlar şu an itibari ile Mozilla Firefox altında çalışmamaktadır. Nedeni bulunduğunda yeni versiyonu yazılacaktır.





AJAX ile veri çekerken veriyi salt veya HTML’nin okunmuş hali olarak alma

3 11 2008

Aşağıda göreceğiniz fonksiyon kendisine gelen parametreye bağlanarak içerğini okur ve çalıştığı dökümanın güncellenmesini gerektirmeksizin (Zaten Ajax ile uğraştığımıza göre amaç bu) içeriğini ekrana yazar.

index.html dosyası:——————————

<!DOCTYPE html PUBLIC “-//W3C//DTD XHTML 1.0 Strict//EN”
“http://www.w3.org/TR/xhtml1/DTD/xhtml1-strict.dtd”>
<html>
<head>
<title>Suat ATAN Ajax Dersleri</title>
<script type=”text/javascript” src=”ajax.js”></script>

</head>
<body>

<p>
<a href=”http://checkip.dyndns.org/” onclick=”grabFile(this.href); return false;”> IP Sorgula</a>

</p>

<div id=”hedef”></div>
</body>
</html>

ajax.js dosyası:——————————————-

// JavaScript Document Suat ATAN. suatatan.com _ajax_libraries
function getHTTPObject() {
var xhr = false;
if (window.XMLHttpRequest) {
xhr = new XMLHttpRequest();
} else if (window.ActiveXObject) {
try {
xhr = new ActiveXObject(”Msxml2.XMLHTTP”);
} catch(e) {
try {
xhr = new ActiveXObject(”Microsoft.XMLHTTP”);
} catch(e) {
xhr = false;
}
}
}
return xhr;
}

function grabFile(file) {
var istek = getHTTPObject();//obje olusturuldu
if (istek) { //istek gerceklestiridli
istek.onreadystatechange = function() {

//durum degistigi zaman sonucu goster
displayResponse(istek); //istek sonucugun goster
};
istek.open(”GET”, file, true); //veri al
istek.send(null);//bos gonder
}
}

function displayResponse(istek) {
if (istek.readyState == 4) { //sonuc tam dondyse
if (istek.status == 200 || istek.status == 304) { //hata yoksa

var gelen_deger=istek.responseText;
var ana_tag=document.getElementById(”hedef”);

var yeni_icerik=document.createTextNode(gelen_deger);
ana_tag.appendChild(yeni_icerik);

}
}
}

bu durumda index.html’  “<a href= ” ibaresindeki http://www.checkip.dynds.org adresine bağlanan site bu sitenin html kodlarını createTextNode(gelen_deger); metodu ile ekrana yazar.  Metot ilginç bir şekilde yeni oluşturulan değeri işlemeden ekrana basar.

aynı ajax.js kodlarını aşağıdaki gibi değiştirince ise:
// JavaScript Document Suat ATAN. suatatan.com _ajax_libraries
function getHTTPObject() {
var xhr = false;
if (window.XMLHttpRequest) {
xhr = new XMLHttpRequest();
} else if (window.ActiveXObject) {
try {
xhr = new ActiveXObject(”Msxml2.XMLHTTP”);
} catch(e) {
try {
xhr = new ActiveXObject(”Microsoft.XMLHTTP”);
} catch(e) {
xhr = false;
}
}
}
return xhr;
}

function grabFile(file) {
var istek = getHTTPObject();//obje olusturuldu
if (istek) { //istek gerceklestiridli
istek.onreadystatechange = function() {

//durum degistigi zaman sonucu goster
displayResponse(istek); //istek sonucugun goster
};
istek.open(”GET”, file, true); //veri al
istek.send(null);//bos gonder
}
}

function displayResponse(istek) {
if (istek.readyState == 4) { //sonuc tam dondyse
if (istek.status == 200 || istek.status == 304) { //hata yoksa

var gelen_deger=istek.responseText;
var ana_tag=document.getElementById(”hedef”);
var yeni_tag=document.createElement(”p”);
ana_tag.appendChild(yeni_tag);
yeni_tag.innerHTML=gelen_deger

//Geri zekalı forum manyaklarınca bu içeriklerin de eni sonu kopyalanacağını biliyorum ancak onlar //da bilsinler ki bu metnin her satırı emekle yazıldı. Kopyala yapıştır ile değil. (Suat ATAN)
}
}
}

http://checkip.dyndsn.org sitesine bağlanan index.html dosyası veriyi HTML olarak değil işlenmiş olarak basar.

Burada fark şundan olur. Normal şartlarda AJAX ile hangi dosya çekilirse o dosyanın olduğu gibi çekilmesi sağlanır. innerHTML metodu ise çekilen HTML verisini işler.

Ajax ile çekilecek verilerin XML veya JSON olarak da çekme yöntemleri vardır.  Ancak HTML olarak veri çekmek ve özellikle de innerHTML metodu çok basittir ancak Mozilla Firefox’ta sorunlu olmaktadır. Bu durumu innerHTML’nin W3C konsorsiyumunca onaylan bir özellik olmamasına bağlıyorum.

Blogged with the Flock Browser




FLOCK: SANAL SOSYALLİK TARAYICILARA KADAR İNDİ

2 11 2008

http://www.advesti.ru/img/1132780533_mozilla.jpg logo.gif

Bir zamanlar yüzyüze görüşürdük, yazılı iletişim kendi başına ağır başlı bir iş olarak sadece mektuplar, telgraflar ve en fazla fakslarla yapılırdı. Sonra cep telefonları girdi hayatımıza, SMS’e alışır olduk. Bayram’da seyran SMS’le paylaştık yaşamı. Derken Internet girdi, mail hastalığına yakalandık. Ne bulsak paylaşttık, nasılsa sınır yok diye. Öyle bir an geldi ki altalta gelen her maili okumamız ömrümüzden daha fazla zaman alacak hale geldi. Sonra anlatmaya bile gerek kalmadı, MSN…
Ve sonra “Social Networking” kavramı çıktı, adam çıkıp sistemini oturtuyor, binlerce insan birbirini o sayfa üzerinden buluyor, fotoğrafınların videolarını, saçmasapan işlerini paylaşıyor, diğer insanlar “AAA filanca şöyle yapmış, filanca böyle giymiş diyorlar”. Bazıları bir sapıklık aracı olarak da kullanıyor bu sayfaları… Sonunda sitenin sahibi ekmeğini çıkarıyor (Milyon dolarlar).
En sonda iş alanında da gelişen “social networking” kavramı ile insanlar iyi bir iş yaptı ve ticari ve kapalı kaynak kodlu Internet Exlplorer’e karşı, Mozilla Firefox diye bir tarayıcı yaptılar. Tek kuruş almadan… Mozilla internetle güçlenen sosyal “iş” ağlarının birbirni tanımayan milyonların emeğinin nasıl organize olabildiğini gösteriyor.
Gelelim bizim “sosyal çılgınlığa”: Sağolsun iş ağları bu sosyal çılgınlığı farketmiş ki mozilla çekirdeği üzerinden Flock Adlı bir web tarayıcı üretmişler. Neye mi yarıyor, neye yaramıyor ki?
Facebook gibi sosyal ağ sitelerinden, blogunuza sizi dijital ortamda sosyalleştiren (aslında gerçek hayatta asosyalleşiyorsunuz) her şeyi tarayıcınız üzerinden bir kaç tıkla gerçekleştirmenizi sağlıyor, mesela sevdiğiniz bir resmi sürükle bırak yaparak facebooktaki dostlarınızla paylaşabiliyor, dostlarınızın bu siteler üzerindeki mesajlarına ulaşabiliyorsunuz.

Bu işin sonu ne?
“Ağzımda naneli sakız, elimde kumanda, yanımda tükettiğim cips, kola ve üzerimde düşük bel bluejean ve baskılı tişört, bir elimde de cep telefonu, önümde laptop…” gençliğinin daha uzun süre gerek ticari gerekse gönüllü işler için hedef kitle olarak kalmaya devam edeceği kesin.
Ancak sonrası görünmüyor… Kanaatimce bu gençler sonunda, “yüksek ses dejenerasyonu” dediğim ortamları ve sanallığı terketip kahvelere dönecek ve çay yudumlarken sohbet etmeyi yeniden keşfedecekler.
Aksi takdirde kendi başına bir sosyal eylem olan “cinselliğin” bile sanal ortamda gerçekleştirilmesi (ki zaten gerçekleştiriliyor da) kaçınılmaz. Ancak maalesef “sanal döllenme şimdilik imkansız”.

Flock’un sitesine gitmek için burayı tıklayın: http://flock.com/ (Çok şükür henüz Türkçesi yok)

Suat ATAN (02 Kasım Pazar-Gürpınar)

Blogged with the Flock Browser

Tags: , ,





Evet..! Küçücük bir parfüm kutusu Ozon’a ciddi bir zarardır.

1 10 2008

“Bilim adamları 1960 yılında Kuzey Kutbundaki Penguenlerin dokularında o sıralar meşhur olan Tarım ilacı DDT’den bulduklarında tüm dünya buna şaşırmıştı…”

(Fikret BERKES-Mine KIŞLALIOĞLU- Ekoloji ve Çevre-Remzi Yay.) Çünkü o zamanlar yaygın olarak kullanılan ancak zararları çok sonra anlaşılan DDT bulutlar, rüzgarlar vesair ekosistemin vasıtaları ile ta Kuzey Kutbuna Penguenlerin dokularına kadar ulaşmıştı… Doğada maalesef hiç bir şey kaybolmuyor, sadece şekil ve yer değiştiriyor. 
Bu nedenle bir zamanlar bana da saçma gelen parfüm kutularının ozona zarar mevzuuna şimdi ben de inanıyorum. Çevreci hareketlerin ciddiyet ve asaletini Fikret BERKES ve Mine KIŞLALIOĞLU adlı eşlerin 1980 yılında yazdıkları bu kitaptaki mezkur satır bile tam olarak açıklıyor.





Google Chrome: Google Yapacağını Yaptı

5 09 2008

Bir bu eksikti…Google’dan da yeni bir İnternet Tarayıcısı var. Henüz Beta(Deneme) sürümünde olan bu tarayıcının adı “Google Chrome”. Bu haliyle o da Internet Explorer, Firefox ve Opera arasındaki savaşa katıldı. Google Chrome’nin ilk göze çarpan özellikleri arasında ekranının neredeyse hiç düğme içermemesi ve alanının çoğunu web sayfasına bırakması. Ayrıca tarayıcınızda ziyaretçi kayıtlarını gizli tutma gibi seçenekler de var. Ayrıca Google’nin kendi yaptığı tarayıcıdan ayrıca Google’ye girmenize de gerek yok, adres çubuğuna istediğiniz kelimeleri yazın, google arasın. Bu özellik  Google’yi internetin ta kendisi zannederek Google’den web sayfasının direkt adresini yazarak tarayanlar için iyi bir özellik.
Arkasında Microsoft devi olan Internet Explorer, arkasında “dünya hakı” olan Mozilla Firefox ile kıran kırana mücadele ederken, Arkasında “Hazret-i Google”:) olan ve açık kaynak kodlu yazılım geliştirmeye olan desteği nedeniyle aynı zamanda “dünya halkını” da arkasına alan “Google Chrome” İnternet tarayıcısı, ileride en güçlü ve popüler tarayıcı olacak gibi gözüküyor.

İşte size görünümü:

 

Google Chrome görünümü

Google Chrome görünümü





DİKKAT NE DEMEKTİR?

26 08 2008

DİKKAT

Her ne yaparsan yap,

Her ne işle uğraşıyor olursan uğraş,
En yoğun halinden, en huzur içinde olduğun hale

En hüzünlü olduğun halden en sevinçli olduğun hale

Hiçbir zaman kafanın içinde sana sağduyuyu salık veren

O bilge adamı susturma.

Bazen bu sınavdan ziyade bulmacaya benzeyen hayatta
Bilgin değil, dikkatin ön plana çıkar
Ve hatta hayat kurtarıcı olur.
Dikkat: Gözünü bir şeye dikip bakmak değil
Kafanın içindeki bilge adamı hep dinliyor olmaktır.
Detaylarla ilgilenirken, resmin bütününü de aynı anda görüyor olmaktır.

Ve hatta solucan kadar derinlik ve ufaklık alemiyle
Yalnızca şahinlerin gözünün gördüğü büyüklük ve ufuk alemi arasında
Ansızın geçişleri başarabilmektir.
Dikkat zayıflık yapmayayım diye uğraşmak

Ya da zayıflık yaptım diye didinmek değildir.
Başkaları beni zayıf görmesin demek ise hiç değildir.

Dikkat; dıştan tenine, duyularınla beynine temas eden evreni hissetmek
Onu yönetmeye çalışmak yerine uyum içinde çalışmak değildir.
En uygun zaman gelince, elini kaldırarak sadece
İstediğini istekleri veren garsondan almaktır.
Garson vermiyor diye üzülmek değildir.
Komiye söylemek ise hiç değil.
Evet..! Eğer hala Tanrı’ya inanıyorsan.
Bil ki eskilerin sınav dediğinden daha zor olan
Hayat bulmacasınında ne yaptığının dikkatle izlendiğini unutmamalısın.
“Biri bizi gözetliyor” evet hem de düşündüklerimiz de dahil.

Suat ATAN